Bir bilimkurgu oyunu olduğunu ismindeki hafif gizden de belirtmeye çalışan bir oyunla karşı karşıyayız... Mit ve bilimkurgu öğelerini harmanlayarak bir taraftan orijinal bir şeyler vücuda getirmeye çalışan, diğer taraftan da trajik bir biçimde bu girişimine rağmen pek çok bilimkurgu oyununun gölgesinde kalan bir oyun Too Human ...
İçindeki mitolojik öykünmelerden dolayı Stargate kültürünün bir parçası olduğunu düşünüp heyecanlanabilirsiniz fakat temkinli olmanızda fayda görüyorum zira beklediğiniz yaratıcı öğelerin büyük bir kısmını ne yazık ki Too Human'da göremeyeceksiniz.
İsterseniz girizgahı daha fazla uzatmadan hikayeye geçeyim. Öncelikle Post-Apokaliptik (Kıyamet Sonrası) bir bilimkurgu oyunu ile karşı karşıyayız. Zira teknolojinin ucu yıllar evvel kaçmış ve makineler başlarına buyruk hareket eder olmuşlardır. Uzun bir süredir makineler ile insanlar arasında çetin bir savaş süregelmektedir. İnsanoğlu'nun acizliği elbette ki bu kıyamet senaryosunda da devam eder ve kendi yarattığı bu sanayi canavarlarının pençesine düşmesine ramak kalır. Tabii tanrılar bu gidişata seyirci kalamazlar ve insanları, makinelere karşı korurlar. Zira oyunumuzun başkarakteri olan Baldur'da bahsi geçen tanrılardan biridir. Bu savaş için kendisi de sibernetik bir şemaile bürünmüş ve saflarda yerini almıştır. Tabii yine anarşist bir makinenin (!) bizleri ucu bucağı tam olarak belli olmayan bir savaşa sürüklediği giriş senaryosu bulunmakta.

Gördüğünüz gibi Too Human sadece bir tek klişeye saplanıp kalan bir oyun değil! İçerisinde hemen hemen her tür klişeyi barındırıyor. Siberpunk kültüründen sonuna kadar nasiplenirken; Matrix, Terminator, I,Robot gibi filmlerin temalarını da kullanmaktan geri kalmıyor! İşte bu noktada da sizin insanlığınız (!) devreye giriyor. Öncelikle siberpunk temasının modasının geçmediğini ısrarla düşünüyorsanız oyunu edinmenizde hiç bir sakınca yok. Tabii bütün bunların yanı sıra kendisi bu anlayışa en ufak bir yenilik bile getirmiş değil. Diğer bir tabirle trendlerin değişmiş olduğu ve birbirinin klonu olan oyunların artık alıp başını yürüdüğü böyle bir dönemde, Too Human tam çizgide duruyor diyebiliriz. Evet, içeriğinde herhangi bir yenilik barındırmıyor belki ama başına oturduğunuzda da bir şekilde belli bir süre vakit geçirmenizi sağlayabiliyor.
Too Human RPG öğelerinden de büyük ölçüde faydalanan bir oyun. Bunun yanı sıra hiç kuşkusuz "toplayıcılık" damarınızı da kabartacaktır. Zaten amacınız bir noktadan sonra ana hikayeyi takip etmekten ziyade daha fazla ganimete sahip olmak oluveriyor. Sizin anlayacağınız bir süre sonra tüketici zihniyet sizi kontrolü altına alıyor ve hipnotize olmuş gibi elinizdeki ganimetin daha fazlasını toplamak gibi abuk bir misyonunuz da oluyor (Hatırlarsınız buna benzer uygulamalar yıllardan beri süregelir. Sonic ve Mario gibi oyunlarda da sürekli bir şeyler toplamaya çalışır hatta bazı kritik durumlarda "pilavdan dönenin kaşığı kırılsın" mantığı ile hareket ettiğimizden kelli, en kritik yerdeki eşyayı (altın,elmas vs vs. ) toplama pahasına canımızdan olduğumuz bir kültürün yetiştirdiği kuşak olarak, Too Human'daki bu anlayış bir şekilde geriye ket vurmamıza sebebiyet verebiliyor :)

Gelelim seçebileceğimiz sınıflara. 5 farklı sınıf seçeneği duruyor önümüzde. Berserker, Bioengineer, Commando, Defender ve son olarak da Champion ... Karakter oluşturma açısından tatmin edici bir oyun diyebiliriz. Mevcut karakterlerin özellikleri ve yer yer oyunun işleyişi de göz önünde bulundurulduğunda, Diablo ve türevlerine de göz kırpan bir oyun Too Human ... Diğer taraftan aksesuar seçenekleri de oldukça geniş tutulmuş vaziyette. Anlaşılan o ki hikaye içerisindeki yaratıcılığa gösterilmemiş olan özen ve detaylar, karakter özellikleri, aksesuarlar, zırhlar ve silah çeşitliliği için gösterilmiş vaziyette. Aslına bakılacak olursa Too Human'ın bu özelliği, RPG kıtlığı olan şu günlerde artı hanesine, en okkalısından eklememizi sağlıyor fakat diğer taraftan da sanki oyun yapımcıları bu özellikler ile oyunun klişe yapısını makyajlamak ve izleyicinin gözünü boyamak için hamlede bulunmuşlar gibi geliyor! Diğer taraftan yapay zekanın da derdini bir türlü anlayabilmiş değiliz. Bir kaç level önce sizinle aynı seviyede olan düşmanlarınız sizin güçlenmenizle birlikte güçleniyorlar. Yani bu işin kademeli olmaması resmen sinir bozucu bir hal almış! Ne atladığınız yeni seviyeden, ne bulduğunuzu yeni silah ve zırhlardan haz alabiliyorsunuz. Diğer bir tabirle başından sonuna kadar bir "kütük" edası ile ilerliyor oyunumuz ve haliyle bir noktadan sonra "yangın var!" diye bas bas bağırasınız geliyor.
Bütün bunlardan yola çıkarak Too Human'ın yanlış yönlendirilmiş bir enerjiye sahip olduğunu söyleyebiliriz. Sığ bir hikayeye sahipken bile bunu örtebilecek kadar özverili çalışılmış fakat bütün parçalar yanlış yerlere yerleştirilmiş ve anlaşılan o ki beklenen sonuç elde edilememiş. Tabii bunun en önemli sebeplerinden biri de, bilindik şeylerin sadece sırasını değiştirerek harmanlamaya çalışmaları ki bu da alfabeyi tersten okumak gibi bir his uyandırıyor. Zira okuduğunuz harfler yine aynı harfler ama okumaya çalışırken sıklıkla takılıyorsunuz ve karıştırıyorsunuz haliyle. Boş yere o kadar zahmete girmek yerine, kendisinden 1 harf daha eklemek için çabalasaymış hem daha kolay olurmuş hem de boş zahmetten kurtarırmış yapımcıları zira bu kadar çetrefilli olması yapılan hataları daha karmaşık bir hale getirmiş ve ortaya ne yazık ki gerçekten lezzetsiz bir oyun çıkmış.

Oyunun belki de sizin için eğlence sağlayacak yegane özelliği co-op modu. 2 kişiyle oynadığınızda oyun başında geçireceğiniz süre büyük oranda azalmasa da mavra ve muhabbet eşliğinde oyundan sıkılma ihtimaliniz biraz daha azalıyor. Aynı zamanda 2 kişilik moddaki kombinasyon biraz daha göz dolduruyor. Etkileşimli olarak kombolar yapmanızı da sağlayabiliyor. Tabii bu iyi özelliğinin vanası da bir yerde kapatılmış. Co-op modu 2 oyuncu ile sınırlandırılmış vaziyette. Her ne kadar bu özelliği ile bizden son artısını koparmış olsa da çoklu oyuncu seçeneği biraz daha geniş tutulsaymış daha fazla takdirimizi kazanırlarmış kuşkusuz.
Daha önce de belirttiğim gibi. Son zamanlarda zaten yaratıcılıktan tam anlamıyla nasibini almış oyunlar bulamıyoruz. Diğer bir tabirle böyle bir beklenti samanlıkta iğne aramaktan farksız! Fakat kimi zaman klişeleri bile oynanabilir yapan oyunlar oluveriyor. Türe çok fazla yenilik getirmese de saatlerce başından kalkamıyoruz ( Crysis gibi). İşte Too Human'ın en kötü özelliği, bünyesindeki potansiyeli kullanamaması... Oyun neredeyse bütün kapıların ardına bir set çekmiş ve kendisini bilinmez bir yerde hapsetmiş. Eee oyun böyle olunca oyuncunun de elinden maalesef pek bir şey gelmiyor. |