| E3'ün bu sene bana göre en iyi PC oyunu olarak gördüğüm The Witcher'ı, fantezi yazarı Andrzey Sapkowski'nin oyun dünyasına bir hediyesi olarak görüyorum. PCler için yapılmış oyunlarda bu kadar kaliteli görüntü efektlerini daha önce görmediğimi itiraf etmeliyim. Tanıtım videolarını ilk izlediğimde bende oluşan izlenim tamamıyla bu oyunun bir PS3 ve ya xBox360 oyununa ait olduğu yönündeydi. Ama oyun içi görüntülerindeki PC faresi ile ilerleme beni inanılmaz mutlu etti. Elbette ki böyle bir oyunu Ps2 konsolunda oynamak için can atardım. Ama sanırım artık PCde de oyun oynamaya alışsam iyi olur diye düşünüyorum. Zaten Devil may Cry 4 için PCde oyun oynamaya adım atacaktım, o nedenle The Withcher bu isteğimi biraz öne almama neden oldu. Oyunla ilgili detaylara geçmeden bu oyunun Ekim 2007'de piyasaya çıkacağını hatırlatayım. SWORDS OF DESTİNY'NİN EVRİM GEÇİRMİŞ HALİ GİBİ Oyunda bizi sihirli güçlerle desteklenmiş bir kılıç ustası karşılıyor. Biraz karizma karakter olduğunu söyleyebilirim. Oyun içerisinde rakiplerimize karşı kılıçla mükemmel kombolar çıkartabiliyoruz. Tabi bunu güzel büyü hareketleri ile de destekleyebiliyoruz. Örneğin kılıç sallamakta yorulduğumuz bir anda çıkagelen bir düşman için küçük bir dokunuş ve ''boom'' rakibimize ''tatlı rüyalar'' diyebiliriz. Oyun esnasında, örneğin karanlık bir mekanda dövüşeceksek hemen yardımımıza sarı bir ışık hüzmesi yetişiyor. Böylece karanlıkta bile rahatça dövüşebileceğiz. Bu ışık hüzmesini ilk başta bir koruma kalkanı sanmıştım; fakat, yalnızca karanlıkta ortaya çıktığını fark edince bunun bir koruma kalkanı değil yalnızca bir aydınlatma olduğunu anlayabildim.  Oyunda bizi bir çok yenilik bekliyor. Örneğin benim en çok hoşuma giden ''ısı radarı özelliği''. Oyun içerinde bu özelliği aktif ettiğimizde yakınımızda saklanmış olan düşmanları görebiliyoruz. Elbette bu özellik bize önlem almayı ya da yol tercihi yapmayı kolaylaştırıyor. Ayrıca ekranımızın sağ üst köşesinde bize yardımcı olacak bir harita bulunuyor. Bu harita ile görevlerimizin yerlerini tespit edebiliyoruz. Bu özellik başka oyunlarda da var ama The Withcher'e biraz ihtimam gösterdiğim için övülecek bir özellik olarak algılıyorum. Ekranın sol tarafında ise çeşitli güçlerimizin kısa yolları bulunuyor. Böylelikle oyun esnasında herhangi bir güç değişimi olduğunda zor duruma düşmemiş oluyoruz. Bunlarla birlikte daha ne işe yaradığını çözemediğim bir de zamanı ileri alma özelliğimiz var. Neyse bunu da artık oyunu oynadığımızda öğreniriz diyelim ve oyunun görüntü özelliklerini kamera özelliklerini biraz daha övmeye devam edeyim. Oyunda grafiklerin göze çok hoş geldiğini söylemiştim. Öyle ki en basitinden bir su birikintisinden bile geçerken çıkan efekt oyuna ayrı bir görsellik katıyor. Videolar başta olmak üzere oyundaki hareketler insan hareketlerine çok yakın diye düşünüyorum. Karşılıklı diyaloglarda el ve yüz hareketleri gerçekten çok tatmin edici. Öyle ki God of War ile bile karşılaştırma yaptığımda birbirine yakın olduklarını gördüm. Oyunun kamera açıları bile çok başarılı. Oyunda birden kaybolma gibi bir sorununuz yok. Kahramanımızı gözden kaybettiğimizde küçük bir mouse hareketi ile sorunumuzu çözebiliyoruz. Aslında oyunla ilgili daha söyleyeceğim çok şey var ama şimdilik bu kadar bilginin, oyunla ilgili size bir önbilgi verdiğini düşünüyorum. Yani oyunla ilgili kafanızda güzel şeyler canlandığını düşünüyorum. 
SANIRIM BU OYUN TUTAR
Benim gibi aksiyon seven bir kişi için bu oyun gerçekten de bulunmaz bir fırsat. Bu oyun benim için God of War, Swords of Destiny ve Devil May Cry karışımı mükemmel bir oyun. Oyunun PCde oynanıyor olması da ayrı bir durumdu zaten. O nedenle, Ekim ayında, üstelik tamda okulların açılıp derslerin başladığı bir zamanda kendimi yine güzel bir oyuna gönüllü mahkum edeceğim gibi görünüyor. Oyunlideri.com adına hepinize mutlu oyunlar dilerim. |