| Genç adam küreği bir kez daha aldı ve sert zemine sapladı. Var gücüyle bastırarak yoğun bir toprak parçası çıkardı ve kenara attı. Durakladı, önce kızgın güneşe baktı, sonrada toz duman içinde kalmış zemine. Nihayet işi bitmişti. Küreği omzuna koyup şatonun yolunu tuttu. İnşaat ustası ile karşılaştı, bir selam verip devam etti. Orta yaşlı usta çekici elinde, gideceği yere ilerliyordu. "Ne kadar sıcak bir gün" diye düşündü, hedefe vardı ve malzemeleri beklemeye başladı. Nihayet biraz kereste ve taş eline ulaşmıştı. İşçiler yorgun gözükse de hallerinden memnun gibiydi... Usta bir keresteyi aldı ve ilk çiviyi çaktı... İşte bir efsane böyle başladı. Yukarda yazılan hikaye belki sıra dışı gelebilir, ama 1993 yılında çıkan ilk Settlers işte böyleydi. Ortada dolaşan küçük adamlar, verilen görevleri üşenmeden yerine getiriyorlardı. Bina büyükse önce zemin kürekle düzeltilir, ardından usta gider bir yandan da işçiler malzemeleri taşır. Bina biter ve ev sahibi yeni yerine taşınır. Bütün bu gerçekçi olaylar son derece başarılı bir şekilde bir araya getirilmişti. Hepsi bir ekonomi zincirinin parçasıydı ve bir kopukluk olduğunda mağlubiyet kaçınılmazdı. Aradan geçen 14 senede sayısız değişiklilere maruz kalan Settlers, yeni oyunu Rise of an Empire 2007 sonuna doğru oyun severlerle buluşacak. 14 yılda ne değişti ne oldu bunu anlatmaya sayfalar yetmez. O yüzden direk yeni oyun hakkında bilgi vermek doğru olacaktır. Genel Özellikler: Özellikle, beşinci oyunda ilk paragraftaki olaylardan eser yoktu. Bu durum eski Settlers’çıları üzmüştü. Söz konusu durumun farkında olan BluByte, altıncı oyunda ilk dört oyun ile son çıkan oyunu harmanlayıp, bir de orta çağa özgü bina ve ortamları ekleyip, yeni bir proje hazırlamışlar. Bir bina yapmak için eskiden olduğu gibi işlemler adım adım gerçekleştiriliyor, ancak biraz daha kısaltılmış. El arabasını alan bir göçebe bina alanına gittiğinde evini kendisi yapıyor ve bittiğinde esas görevine başlıyor. "Kendin pişir kendin ye" misali! Yollar yine oyunda önemli bir konumda olacak gibi. Videolardan göründüğü kadarıyla yol olmadan bir eşyayı başka bir yere götürmek imkansız gibi. Buda Settlers'ın temelinde olan bir şey.
Oyunun en can alıcı noktası, eski özelliklerin tekrar kullanılması değil de yeni gelen özellikler bence. Bir RTS oyununa göre oldukça gelişmiş bir yapay zeka ve sosyal hayat mevcut. Devasa bir imparatorlukta sürekli bir iş yapan insanlar, elbet farklı şeylerde yapmak isterler. Sanal da olsa bu tip şeyleri göz ardı etmeyen yapımcılar, danslı müzikli partiler tasarlamışlar. Göçebelerinizi bu etkinliklere çağırarak morallerini üst seviyede tutmak mümkün olacak. Dans dedim de aklıma geldi, bir bayan yoksa kimle dans edecek bu insanlar. Bu da unutulmamış ve oyunda devrimsel bir özelliği olan diğer cinsiyet, yani bayanlarında olması oyuna eklenen artı bir değer olabilir. Oyuna renk katan sayısız özelliklerden biride korsanlar. Amaçları olan çalmak, yağmalamak, kaçırmak... gibi kendilerine has özellikleri başarılı bir şekilde yerine getiriyorlar. Kıyıya kurulmuş bir şehre gemileriyle çıkarma yapıp, binaları yakıp yağmalayan bunlarla yetinmeyip, kadınları kaçıran korsanları görmek oyunun yapay zekasının ne derece başarılı olacağını gösteriyor. Göçebelerimizin yapay zekası bunla da sınırlı değil. Örnek vermek gerekirse, bir sandığı binanın başka bir yerine taşımak için vinç kullanmak mümkün oyunda. Bu vinci yine göçebelerimiz kontrol ediyor. Burada önemli olan vinci kontrol etmesinden öte, nasıl kullandığı. Söz konusu sandığın taşınması için görevli önce bir çarkın içine girer, yürüyerek vinci çalıştırır. Ucundaki kepçeyi sabitlemek için çark içinde bir sağa bir sola hareket ettirir ve hedefi bulur...  Bu ve buna benzer bir çok detaylı olayların yanı sıra, doğada kendi kendine gelişen olaylarda mevcut. Haritada gezinirken, bir zebra ya da ceylan sürüsüne saldıran aslanları görebilirsiniz. Bir gölette zıplayan kurbağaları, ya da ırmak kenarında yüzen balıkları görebilirsiniz. Sanırım oyun çıkınca, strateji geliştirmekten çok, bir belgesel kanalı izliyor olacağız! Doğa olaylarına ek olarak dört mevsimin gerçekçi bir şekilde yaşanması son derece güzel gözüküyor. Kışın dağların yüksek kesimlerinde göllerin donduğunu, daha alçak yerlerde normal bir havanın hakim olduğunu görmek mümkün. Yani, kar ya da yağmur yağdı mı haritada her yerde değil, belli başlı bölgelerde görülecek. Savaş Sistemi: Esasında tüm RTS oyunlarda savaş mekanizması birbirlerine benzerdir. Bir ordu kur, düşmana saldır, ordusunu yok et ve ülkeyi ele geçir. Söz konusu mekanizme Settlers 6'da da aynı. Ancak, biraz daha farklı olduğunu söylemek lazım. Askerler "Ölmek var dönmek yok" lafı yerine "Eyvah, ocakta yemeğim vardı" lafını kendilerine benimseyip savaş alanın terk edebilirler! Kısacası, bir ordu karşısındaki orduyu yenemeyeceğini anladığı zaman derhal her şeyi bırakıp kaçıyor. Belki bu durum oyunda sinirlerimizi bozmamıza neden olacak, ama bir yönden iyi de olabilir. Kaçan askerlere takviye yapmak için zamanımız olacaktır elbet. Öbür türlü inatla geri çağırılamayan bir ordu yok olup gider. Savaş makineleri de göz önüne çarpan başka bir özellik. Bir mancınığı yada bir kuleyi askerler hareket ettiriyor. Eskiden olduğu gibi tek başlarına hareket edemiyorlar. Bu durum oyunun gerçeklik oranını bir kat daha yükseltiyor.
 Kısa Kısa... Yine devrimsel bir nitelik olarak, sur çekmek artık bu oyunda mümkün. Eski oyunlardan kalan sınır çizgileri de mevcut olacak gibi. Yani rasgele bir yere bina yapmak pekte mümkün olmayabilir. Bir önceki oyunda da yer alan kahramanlar altıncı oyunda da göze çarpıyor. Halkın motivasyonu ve mutluluğu için, ayrıca savaşlarda askeri moral için oldukça önemli olacaklardır. Bu tip kalabalık bir oyunda, insanların veya araçların birbirlerinin içinden geçmesine belki göz yumulabilir, ancak benim gözüme battığını belirtmek isterim. Olumsuz yönlerinin dışında, olumlu yönlerinin ağırlık bastığını belirtmekte fayda var. Öyle de olsa, bir önincelemeye bakarak kesin bir yargıda bulunamayız. Ancak, oyun ve Settlers otoriteleri genel olarak ortak fikirdeler: "Bu kez oldu sanırım..." Artık sonbahara kadar oyunun çıkmasını beklerken, yayınlanan ekran görüntüleri ve videolarla avunmak yerinde olur. İmparatorluğunuzu en iyi yerlere getirmek için hazır olun, sevimli göçebeler geri geliyor. |