Günümüzde ticari kazanç kaygısı, ve film beğenildi oyun satar düşüncesi, bir filmden uyarlanmış, o kadar çok, saçma sapan oyun yapılmasına sebep oldu ki, birçok oyun tutkunu bu tür oyunları, bırakın oynamayı, görmekten bıkmış durumdalar. Tekrarlanmış hikayeler, kusurlu oynanılış, ve sadece kar amaçlı yapıldığı her halinden belli olan grafik ve sesler... daha sayayım mı? Bunlardan bahsedince hemen aklıma Spider-Man 2 geldi. Aslına bakarsanız spiderman, üzerinde biraz daha çalışılmış ve oyununda, nadirde olsa, birkaç pırıltı görmeyi başardığım bir uyarlamaydı.
The Matrix, hiç şüphesiz ki, mükemmel bir üçlemeydi. (bana göre Star Wars yada The Lord Of The Rings ile kıyaslanacak olsa, ki bence üçleme denince akla ilk olarak bu üç film geliyor, en iyisiydi) Enter The Matrix oyunuyla, yukarıda bahsettiğim kuralı bozamayan fakat daha sonraki oyunu için çok büyük ümitler vaat eden yapımcılar, sonunda sözlerinde durarak, The Matrix: Path of Neo 'yu beğenimize sundular. Fakat bu oyun, yukarıda yazdıklarımı kaldırıp çöpe atmakla kalmadı, aynı zamanda, teknolojinin ne denli ilerlediğini gözümüzün içine soktu.

Daha önceki Matrix tecrübeleriniz ne olursa olsun, (The Animatrix yada Enter the Matrix, veya son birkaç yılda ortaya çıkan ve Matrix dünyası ile ilgili duyduklarınız, okuduklarınız, düşündükleriniz... vs) The Matrix: Path of Neo 'nun, sizin tecrübelerinizden daha az iyi olabileceği düşüncesine kapılmayın sakın. Çünkü, Path of Neo, yapımcı olarak Shiny 'nin ikinci Matrix uyarlaması ve doğal olarak, önceki tecrübelerinden çok iyi dersler çıkartmışlar. Fakat yinede, Enter the Matrix den doğan hayal kırıklığından sonra, neden yine aynı yapımcının, aynı tarzda ve aynı konulu oyununu tekrar alayım ki diyebilirsiniz. İşte hayatınızın en büyük yanlışını yapmak üzeresiniz. Sakın yazının bu noktadan sonrasını okumamazlık etmeyin (beyaz tavşanı takip edin) :) Oyunu oynamazsanız gerçekten ben bir oyuncuyum demeyin kendinize ;P
The Matrix: Path of Neo \'nun, kendinden önceki Matrix oyunları ile uzaktan yakından alakası yok. Daha önceki hayal kırıklıklarınızı tamamen unutturacak, hatta bir süre etkisinden çıkamayacak ve müthiş üçlemeyi baştan sona tekrar izlettirecek düzeyde bir oyun. Tabii ki Enter The Matrix ile aralarında bazı benzerlikler bulunuyor. Dövüş sisteminde ve oyun motorundaki bazı ufak tefek benzerlikler göze çarıyor olsa da, rahatlıkla söyleyebilirim ki, yeni oyundaki tekniksel özellikler kat kat daha iyi olmuş. Bir kere, oyunu Neo ile oynuyorsunuz ki, bu zaten, önceki Matrix oyunundan çok çok daha iyi bir oyun ile karşı karşıya olduğunuzu anlamanız için yeterli bir sebep. Harika hikayesi, biçimlendirilmiş aksiyon sahneleri, ve birçok karizmatik karakterleri, ve gelişmiş özellikleri ile, oyunumuz bu sefer bir altın madeni edasında.
What is the Matrix benim ulaynn

Mükemmel üçlemenin içinden bir bölüm almak yada kendine yepyeni bir hikaye yazmak yerine, The Matrix: Path of Neo, tüm filmi (!) Neo 'nun (the one) gözlerinden oynamanızı (!) sağlıyor. (dikkat edin.. filmi oynamanızı sağlıyor diyorum) Oyunumuza Neo 'nun evinde başlıyoruz. Aslında yorgunluktan bezmiş bir halde bilgisayarımızın karşısında uyuklarken, 'wake up mr. Anderson’ (uyan bay Anderson) şeklinde bir mesaj ile uyanıyoruz. Gerisini filmden hatırlıyorsunuzdur galiba. Oyunda Neo 'yu kontrol ederek, çok önemli bir rol oynuyorsunuz. Onu minik bir hacker iken alıp, 'seçilmiş kişi’ haline getirerek, şeytani makinelere karşı, insanlığın koruyucusu ve kurtarıcısı yapıyorsunuz.
Eğer Matrix serilerinin hayranı iseniz, yada sadece filmleri izlediyseniz, büyük bir ihtimalle, Matrix 'in hikayesini ve felsefesini tekrarlamama gerek duymayacaksınızdır. Eğer filmleri seyretmediyseniz, oyunu oynamadan önce seyretmenizi şiddetle öneririm. Gerçi ara demolar ile filmlerin (üç filminde) büyük bir kısmını göreceksiniz ama, kesik kesik olması sebebiyle genel konuyu anlamanız zor olacağından, ve daha da önemlisi oyundan alacağınız hazzı tepelere vurduracak olmasından dolayı, filmi izlemeniz ve filmdeki sahnelerin birebir oyunda olduğunu görmeniz, üstüne üstlük olayların sizin etrafınızda döndüğünü ve sizin olayların gidişatını değiştirdiğinizi hissetmeniz, tarif edilemez anlar yaşatacak sizlere.
The Matrix: Path of Neo, Matrix hayranlarını çok sevindirecek bir yenilikle geliyor. Her üç filmdeki sahneleri tekrar yaşamanıza olanak sağlıyor. İlk filmden hatırlayacağınız, Neo ile Morpheus arasındaki unutulmaz eğitim dövüşü sahnesi yada ikinci filmdeki en çok konuşulan sahne olan, yüzlerce Ajan Smith ile, bir parkta kapışmamız... hepsini tekrar tekrar yaşayacağız. Fakat film ile birebir olmayacak bu dövüşlerimiz. Birçoğu uzatılmış ve deli gibi dallanmış bir biçimde oyuncuyu bekliyor. Üçüncü filmi geçiştirmişler diyemesem de, son dövüşe kadar birçok parçası yok oyunda. Fakat oyunu Neo 'nun gözünden oynadığımızı düşünürsek, ve üçüncü filmin büyük bir kısmında Neo 'nun bulunmayışı, yapımcıların neden bunu yaptığını anlamamızı sağlıyor.
Bu dağlar bu taşlar.. her şey yalanmış meğerse
Hepimizin bildiği ve üzerinde yaşadığı dünyamız aslında yokmuş :) Makinelerin insanları oyalamak için hazırladıkları bir gerçeklikten başka bir şey değilmiş o. Gerçek dünya, yıkılmış ve yağmalanmış bir yermiş aslında. Öyle bir yer ki, bu yağma ve yıkımdan kurtulan az sayıda insan, kendilerini, kendi yarattıkları makinelere karşı korumak için ellerinden hiçbir şey gelmiyormuş gibi, kiminin inandığı, kimininse dalga geçtiği bir efsaneye inanarak, o efsanenin gerçekleşmesini bekliyorlarmış. (seçilmiş kişinin gelip, insanlığı kurtarmasını) Seçilmiş kişi Neo muydu? Daha da önemlisi, The Matrix: Path of Neo, Matrix 'in şanına yakışacak mıydı?
OYNANILIŞ
The Matrix: Path of Neo, orijinal Matrix filminde de olduğu gibi, çok bolca aksiyon içeriyor. Oyunun çok büyük bir bölümünde yakın dövüşler ile kendinizi savunacak olsanız da, bazı bölümlerde, çok çeşitli silahlarınızdan bir yada birkaçına ihtiyaç duyacaksınız. Oyun boyunca hemen her bölümde, düşmanlarınızın karşısına geçip, onlara çok zor anlar yaşatacak da olsanız, çok ender de olsa, bazı bölümlerde savaşmadan ilerleyeceksiniz.

Oyunun hemen başında, fazlasıyla uzun süren bir training (oynanılışı ve çeşitli hareketleri öğreten bölüm) bölümü var olsa da, bu bölümü oynamak hiç de sıkıcı olmuyor. (başka oyunlarla karıştırmayalım lütfen) Fakat, oyunun orjinal hikayesini bildiğimiz ve biran önce gerçek filme dönmek istediğimiz için, biraz sabırsızlıktan, biraz heyecandan, bu bölümü sevmeyebilirsiniz. Bana kalırsa training bölümleri, isteğe bağlı olmalıdır her türlü oyunda. Bu bölümü oynamak istemeyen oyuncu için çok büyük can sıkıntısına dönüşebilir çünkü. Yada oyunu ikinci defa oynamak isteyen oyuncular için. Fakat The Matrix: Path of Neo 'da training bölümünü geçemiyorsunuz. Çünkü, Neo o kadar çok hareket yapabiliyor ki, oyun içinde bunları bulmanız oldukça zor. Yapacağınız saldırılar, kombolar, hareketler, kullanacağınız silahlar o denli çok ki, training bölümünün geçilmesini istememiş yapımcılar. Fakat benim gibi oyunu tekrar oynamak isteyen kullanıcılar için biraz sıkıcı gelebiliyor bazen.
Oyunumuzun en çok göze çarpan özelliği, harikulade dövüş sistemi. Daha önce hiçbir oyunda görmediğim, harika komboları çok kolay tuş kombinasyonları ile yapabiliyorsunuz. Bazen o denli güzel kombolar çekiyorsunuz ki, birden yerinizden fırlıyor ve bazen ekrana yapışık bir halde olduğunuzu fark ediyorsunuz. Özellikle birden fazla düşman size saldırdığında, yada sizin aynı anda birden fazla düşmana saldırdığınızda yapacaklarınızı tahmin etmeniz oldukça güç. (emin olun görünce ağzınızın suyu akacak) Bir önceki Matrix oyunu ile benzerlikler gösteren dövüş sistemi, zamanımızın en iyi oyunlarının dövüş sistemlerinin, en iyi özelliklerini birleştirmiş sanki. Birde bu akıl almaz hareketlere, gözleri okşayıcı, mükemmel animasyonlar eklenirse, deymeyin keyfine. Oyun tadından yenmiyor diyebilirim :)
Neo, kendisinin mükemmel yeteneklerinin yanında, bir çok inanılmaz güçlere de sahip. (bölümler arasında, aktif olmayan bu güçlerimizi ve yeteneklerimizi, aktif hale getirerek, Neo 'yu geliştiriyoruz) Örneğin, yeteneklerinin arasında, code vision yeteneği ile, Matrix dünyasının kodlarını görme şansınız oluyor. Bu, özellikle saklanmış düşmanları ve kapalı kapılar ardındakileri görmenizde oldukça işe yarayacak.
Üç dört tane ajan ve birkaç düzine (!) SWAT takımı üyesi ile yüz yüze dövüştüğünüz zamanlar oldukça eğlenceli olabiliyor. Çünkü tekme, yumruk, sopa, kılıç gibi unsurlarla yaptığınız dövüş kombinasyonları, heyecanınızı üst seviyelere taşıyor. Yaptığınız ve yapabileceğiniz hareketler gerçekten muhteşem. Özellikle, ateş etme, vurma, özel atak ve zıplama tuşları ile, birkaç yüz tane harika hareket yapabildiğinizi düşününce büyüleniyorsunuz. Eğer bu kadar az tuş ile, bu kadar çok sayıda hareket yapabileceğinize inanmıyorsanız, bırakında sizin için bunun nasıl gerçekleştiğini açıklayayım. Neo 'nun duruşu, rakibin yeri, rakibin hareketi, çevredeki unsurlar ve hatta bir önceki hareketinizin çeşitliliği, bir sonraki hareketinizi etkiliyor. Yani aynı tuşlar ile sürekli aynı hareketleri ve aynı komboları yapmıyorsunuz. Bu, oynanılışın sıkıcılığını bir andan kaldırıp atmış.

Oyunun bir başka güzel tarafı da, yapay zekası. Neo 'nun yapabildiği tüm o olağanüstü hareketlere rağmen, düşmanlarınızı öyle kolaylıkla yerle bir edemiyorsunuz. Mesela siz hareketlerinizi yapmaya çalışırken, rakiplerinizi sizden uzak durmakta ısrar ediyorlar. Demek istediğim, vuruşlarınızdan kaçmaya çalışıyorlar. Çevre unsurlarını iyi birer saklanma alanı olarak kullanmasını biliyorlar. Şarjörleri bittiğinde, öylece oldukları yerde kalmak yerine, kendilerine güvenli bir yer bularak orada silahlarını dolduruyorlar. Oyunda ilerledikçe, filmde olduğu gibi, kendinize güvenmeye başlıyorsunuz. Bu da sizi çok daha güçlü bir hale getiriyor. Mesela oyunun ileriki bölümlerinde, üzerinize yağdırılan kurşunları, focus yeteneğiniz ve elinizin bir hamlesiyle durdurabiliyorsunuz. (ilk filmin sonunda olduğu gibi) Ve durdurduğunuz kurşunları yine focus yeteneğinizle rakibe fırlatabiliyorsunuz. Fakat bu yeteneği kazandığınız için hemen sevinmeyin. Oyunun yapay zekası o kadar iyi ki, bu yeteneği kazandıktan sonra, karşınıza çıkan askerlerin sayısı ve cephaneliği gerçekten oldukça artıyor. Eğer az sayıda asker varsa karşınızda, ve durumlarının kötü olduklarını anladıkları anda, hemen telsizle yardım istiyorlar ve birkaç dakika sonra bir düzüne askerle daha uğraşmaya başlıyorsunuz.
Gerekirse Zamanı da durdurursunuz...
Beklide Matrix denilince, akıllara gelen ikinci şey, bullet-time denilen, zamanın yavaşlaması özelliği. (ilk akla gelen, bilim kurgu filmleri arasında bir devrim yaratması bana göre :P ) Neo 'nun yapabildiği çok çeşitli kombolar ile, birde oyunda focus olarak geçen zamanı yavaşlatma özelliğini birlikte kullanırsanız, gerçekten çok ama çok etkileyici kung-fu sahneleri göreceksiniz. Oyuna başlar başlamaz, (daha birkaç dakika olmadan) oyunda neler yapabileceğinizi göstermek adına olsa gerek ki, kendinizi bir lobi de buluyorsunuz. Karşınıza sırayla zorlukları artan düşmanlar geliyor. Burada tüm hareketler ve kombo sistemi açık durumda. Oyuna asıl başladığınız da, yukarda da söylediğim gibi, dövüşmeyi bilmeyen basit bir hackersiniz. Tüm hareket ve kombo sisteminin oyunun başındaki minik bir bölümde açık tutma fikri bana oldukça güzel ve mantıklı geldi. Düşünün, oyununuzu açtınız. Daha birkaç dakika oldu. Bir lobidesiniz ve aksiyon başladı. Rast gele tuşlara basmaya başladınız ve aklınızın ucundan geçemeyecek kung-fu hareketleri gördünüz. Bununla da kalmayarak, güzel görsel efektlerle, duvarlarda yürüdünüz, oradan güzel animasyonlar ile parendeler atarak bir düşmanın arkasına geçtiniz. Düşmanı yakalayarak mükemmel hareket kombinasyonları ile, onun canına okudunuz ve son vuruşunuz işe lobinin diğer tarafına kadar fırlattınız... Zaten buradan sonra ağzımın suları akmıştı ve öylece ekrana bakakalmıştım :) Bir oyundan daha ne bekleyebilirsiniz ki?
KONTROLLER
Neo 'nun yapabildiği tüm yok etme hareketlerini öğrenseniz bile, ki oyunun training bölümünde bir çoğunu öğrenmek zorundasınız, oyuncular yine de oyunun kontrol sistemine alışmak zorundalar. Aslına bakarsanız, kontrol sistemine alışmak oldukça kolay. Oyunun başında geçirdiğiniz birkaç saatten sonra, hiç zorluk çekmeden harika hareketler ve etkileyici kombolar yapabiliyorsunuz. Zaten çoğu zaman, bir komboya başladığınızda, ekranınızın sağ alt köşesinde hangi tuşlara yada hangi tuş kombinasyonuna basmanız gerektiğini görüyorsunuz. Bu sayede kontrollere alışmak için birazcık elinizin hızını arttırmanız yetiyor. (tabii biraz da reflekslerinizin kullanımına ihtiyaç duyacaksınız) Dolayısıyla kombo çekmek oldukça kolay ve basit bir hal alıyor. Fakat her türlü kombo da bu söylediklerim geçerli değil. Bu nedenle oyuncular kendi kombolarını deneme yanılma yöntemi ile kendileri bulmak zorundalar. Buda oyunun başında geçireceğiniz zamanı arttırıyor.
Oyunun PC versiyonunun kontrolleri, konsollardakine kıyasla, oldukça kötü. Eğer varsayılan klavye-mouse ayarları ile oynamaya çalışırsanız, sizde göreceksiniz ki, kontroller gerçekten oldukça karmaşık ve hantal. Bullet-time modunda, kamerayı Neo 'nun etrafında döndürmek ile, bir analog tuşu ile bunu yaparken aldığınız zevki asla alamayacaksınız. (her yöne dönmek için ayrı ayrı tuşlara basmanız gerekiyor çünkü) Fakat bir analog tabanlı oyun pad 'ine sahipseniz, şanslısınız ki PC versiyonunda da, konsol kontrollerini kullanmanıza izin verilmiş.

SESLER
Ses efektleri, insanın kulağını tırmalamıyor olsa da, üzerinde pek fazla durulmadığı belli oluyor. Silah sesleri oldukça sıradan. Dövüşlerde, yumruk ve tekme ses efektleri standart. Beklide oyunun en kötü özelliklerinden birisi, orijinal filmdeki o harika müziklerin oyunda kullanılmamış olması. Oyunda kullanılan müzikler de başarılı, insanı aksiyona çeken tarzda müzikler fakat ben dahil konuştuğum her oyuncu, filmdeki o harika müziklerin oyunda kullanılmış olması gerektiği konusunda hemfikir.
GRAFİKLER
Xbox versiyonu: Bir filmden uyarlanmış diğer oyunlara nazaran, The Matrix: Path of Neo hoş grafiklere sahip. Karakter dizaynı hoş. Tüm karakterler gerçek filmdeki aktörlere tıpatıp benziyorlar. Çevre unsurları ise, çok çeşitli ve iyi tasarlanmışlar. Oyunun framerate (akış hızında) biraz problem oluyor olsa da, Neo 'nun birçok animasyonu, gerçekten mükemmel yapılmış v mükemmel işliyor. Bazı düşmanlar, birbirlerine çok benziyorlar. Sanki onlardan bir tane yapılmış ve diğerleri onun kopyalarıymış gibi. Yani tüm Matrix evreninde bir çeşit polis var sanki. (gerçi bunların yanında Swat üyeleri, komandolar ..vs gibi değişik düşmanlarımızda varolsa da, onlarda kendi içlerinde tekil kalıyorlar) Işık efektleri çok iyi değil. Ama göz yormuyor. 'focus’ efekti, benzer bullet-time efektlerine nazaran oldukça iyi.
Ps2 versiyonu : The Matrix: Path of Neo, grafiksel anlamda ps2 versiyonunda, xbox versiyonunda olduğu gibi bir çok özelliği bir arada bulunduruyor. Işık efektlerinin çokluğu, mekanların tasarımındaki derinlik, kaplamalar, karakter modellemelerindeki gerçekçilik... ve bunlar gibi birçok özelliğin aynı anda açık olmasını, ps2 konsolu kaldıramamış görünüyor. Her ne kadar grafiksel anlamda başarılı olmuş olsa da, konsolun sınırlarını zorlayan oyun, kendinden bekleneni veremiyor ve ps2 konsolunda grafik alanında sınıfta kalıyor.
PC versiyonu: Bütün güzel efektlerden, yıkıntılardan, ve Path of Neo 'daki dövüş sahnelerindeki çılgınca aksiyonundan sonra, grafiklerin çok çok iyi olmaması, oyuncuların oyunu oynamaması için bir neden teşkil etmiyor. Özellikle karakter modellemeleri berbat. Gerçekten çok düşük çözünürlükte yapıldığı ilk bakışta göze çarpıyor. Sebep olduğunuz yıkım oldukça etkileyici. İlk filmdeki loby sahnesini hatırlarsınız. Aynı sahneyi pc lerinizde oynarken, kurşunların değdiği her noktadaki parçalanmayı, toz efektlerini görmek insanın adrenalini yükseltiyor. Fakat, ekranda ne kadar gerçekçi grafikler görürseniz, framerate oranınız o denli düşüyor. Konsol versiyonlarında 10 un altına düşmeyen fakat çok fazla yukarılara da çıkamayan, framerate oranı, PC için de mükemmel olduğu söylenemez.
sistem gereksinimleri
AMD/Pentium 4 1.8 GHz 512 MB of RAM Windows 2000 yada XP 6X DVD-ROM DirectX 9.0c DirectX uyumlı 3D kart 1GB Hard Disk alanı klavye ve mouse
GENEL İZLENİM
Eminim ki, birçok oyuncunun aklında, The Matrix: Path of Neo 'nun, Enter the Matrix 'den daha iyi bir oyun olup olmadığı konusunda şüpheleri vardır. Her iki oyunun, ve tüm filmlerinde birer hayranı olarak, çok kolaylıkla söyleyebilirim ki, evet çok çok daha iyi bir oyun. Bir kere bu oyunda, Ghost ve Niobe ile oynamaya mahkum değiliz. Hepimizin istediği ve beklediği Neo ile oynuyoruz. Daha önce hiçbir oyunda göremediğim, mükemmel bir oynanılış ile, harika oyun motoru da cabası. Bununla birlikte olağanüstü dövüş sahneleri, şahane kombo sistemi ve gerçekçi yapay zekası.. oyunun iyi özelliklerinden. Grafiksel anlamda, çok iyi olmasına rağmen, günümüz teknolojisinin sınırlarını zorlaması ve bu sebepten olan framerate problemleri (oyunun takılarak ilerlemesi) oynanılışı etkilediği gibi oyuncuyu da bazen sıkabiliyor. (şahsen ben bu problemi minimuma indirgemek için oyunumu xbox harddiskine yükleyerek oynadım ve oyun boyunca hiç rahatsızlık çekmedim. Size de tavsiye ederim) Oyunun ses efektleri eh işte, müzikleri de fena değil ama filmin müziklerini kullanmamaları, gerçekten eksi bir yön olmuş.
SON SÖZ
The Matrix: Path of Neo, Xbox 'da başarılı bir oyun. Ps2 de pek güzel olmasa da, yinede iyi bir oyun. Fakat PC de bana göre oldukça kötü. Oyunun fanları hiç şüphesiz ki, oyun başında 12 ila 15 saatini zevkle geçirecekler. Başlarda biraz sıkıcı da olsa ana oyuna girdiğiniz zaman her şeyi unutuverecek ve 'the one’ olmanızı zevkle izleyeceksiniz. Kaçırılmaması gerekli olan, harikulade bir oyun...
Beyaz tavşanı takip edin :) |
|