| OyunLideri İçerik Özeti |
| Reklamlar |
|
| Site istatistiği |
| Tekil Ziyaret: |
922,135 |
| Yazılarımız: |
334 |
| Haberler: |
1187 |
|
|
Çizgi roman dünyasının en ilginç karakterlerinden biridir SpiderMan. Çizgi romanlarında küçük yaşta, beyaz perdede ise üniversite çağlarında, bir örümcek tarafından ısırılıp, örümceğin bazı özelliklerine sahip olan bu adamın yaşadığı maceralar herkesin beğenisini toplamıştı. 2002 de vizyona giren ilk film’in hemen ardından ‘Spider-Man:The Movie’ adlı oyun çıktı. O yıllar için müthiş sayılabilecek grafiklere sahip olan Spider-Man:The Movie, birçok kişiyi upgrade yapmaya zorlamıştı ve yeni çıkan Geforce 4 Mx440 ekran kartlarının kutularını süslemişti. Aradan 2 sene geçti, aynı pazarlama taktiğini kullanan yapımcılar, önce film sonrada oyunu insanların beğenisine sundu. Spiderman 2 birçok oyuncu tarafından hayal kırıklığı olmakla beraber, insanlar artık film oyunlarına gerekli önemin verilmediğini düşünmeye başlamıştı. Mouse hareketleriyle kontrol ettiğimiz kahramanımız çevikliğini kaybetmiş gibi görünüyordu. Yapımcılar Spider-Man 2’nin başarısızlığına aldırmazcasına ‘Ultimate Spider-Man’ oyununu 2005 yılında oyuncularla buluşturdular. Grafik bakımından her ne kadar zayıf kalmış olsa da, oynanabilirlik yönünden çok şey kazanmıştı. Özgürlük kavramını en iyi gösteren Spider-Man oyunu olmuştu. İster bize verilen görevleri yapıyor, istersek de şehirdeki kötü adamları temizlemek ile uğraşıyorduk. Token toplayarak yeni kombolar açıyorduk. Kısacası oynanabilirlik yönünden gerçekten tatmin olmuştuk ve hiçbir şekilde sıkılmıyorduk... Geçtiğimiz günlerde 3. filmin vizyona girmesiyle beraber Spider-Man 3 oyunu da piyasaya sürüldü. Ama değişen birçok şey vardı...

Savulun Adiler, tırsın alçaklar!
Manhattan’da geçen oyun, bizi gerçek bir şehrin içinde geziyormuşuz hissine kapılmamızı sağlıyor. Gördüğümüz nerdeyse her şeye tırmana bilmekle beraber gökdelenlere tırmanırken aşağıya bakmak yükseklik korkusu olanlar için pek de uygun değil:). Yere inip insanların arasından koşarak geçerken (koşarak diyorum çünkü spidey normal insanlara göre daha hızlı yürüyor) çevredeki insan sayısının çokluğu ve insanların günlük hareketlerin dışında bir şey yapmamaları çok gerçekçi.
İlk oyunda gökyüzüne atılan ağlarla süzülen kahramanımız Ultimate Spider-Man de olduğu gibi yine gökdelenlere ağ atarak geziyor. Havada süzülürken bilgisayar başında kendimizi SpiderMan gibi hissetmemiz için her şey yapılmış. Yüksek bir binadan atladığımızda aşağıya düşme süremizde çok gerçekçi. Eski oyunlarda 3-5 saniye gibi kısa bir sürede yere düşerken SpiderMan 3 de bu süre bir hayli uzun.

Görev yapma konusundaki seçim şansımız sıkılmamızı bir nebze engelliyor. İster bize verilen ana görevleri yapıyoruz, istersek de şehrin sorunlarıyla ilgileniyoruz. Görevler genelde fena sayılmaz ama M.J.’li görevler gerçekten sıkıcı olabiliyor. Bir yerden alıp başka bir yere götürme görevlerinde insanın içinden ‘bu kızın parası mı yoktur?, taksiye binmiyor’ diye geçmiyor değil.
Kamera açıları her ne kadar bu tür oyunlarda genelde sorun olmuş ise de SpiderMan 3 için böyle bir sorun yok. Sürekli hareket eden dinamik kamera, yön değiştirdiğimizde hemen bize rahatlıkla ayak uyduruyor.
Oyunda birçok kombo bulunuyor. Bu komboları açabilmek için önceki oyunda da olduğu gibi token toplamamız gerekiyor. Bu komboları yapmak da başlı başına bir dert. Bazıları gerçekten çok zor olabiliyor ve oyuncunun eli ayağına dolaşıyor. Zamanla alıştıktan sonra pek dert olmasa da başlarda bizi çok zorluyor. Peki bu kadar kombo ne için gerekli? Venom, Green Goblin 2, Rhino, Lizard ve benzer bir çok kötü kahramanı alt etmek tahmin edebileceğiniz gibi pekte kolay değil. Dövüş sistemindeki yeniliklerden biride zamanı yavaşlata bilme yeteneğimiz. Çok zorda kaldığımızda zamanı yavaşlatarak düşmanı rahatlıkla haklayabiliriz. Tabi ki bu yeteneğimizde sınırlı. Dövüşe ayrı bir tat katan Spider-Man 3, çevredeki objeleri ağ yardımıyla tutarak düşmana çarptırmak gibi yenilikleri de barındırıyor. Bu yenilikler hiç şüphesiz oyun keyfimizi arttırıyor, dövüşlerden sıkılmamamızı sağlıyor. Kısacası Spider-Man oynanabilirlik yönünden de birçok şey vaat ediyor.

Görüyorum, öyleyse varım...
Spider-Man 3 grafikleri bakımından Pc oyuncularının bütçelerini bir hayli zorlucak gibi görünüyor. Pixel Shader 3.0 kullanılan oyunu oynamak için piyasada yalnızca 3-4 ekran kartı bulunuyor.
Oyunun sistem gereksinimleri şöyle: Windows 2000/XP/Vista, Pentium 4 2.8 ya da eşdeğeri, 1GB(XP) 1.5 GB(Vista) ram, 256 MB Shader Model 3 destekli ekran kartı(7300GT+,X1300+), 6 GB HDD Alanı
Bir gökdelenin tepesine çıkıp ufka doğru baktığınızda istediği sistemin tam olarak hakkını verdiğini göreceksiniz. Spiderman’in üzerinde çok çalışılmış olsa da, diğer Marvel karakterlerinin ve M.J’nin üzerine pek yoğunlaşılmaması üzücü. Bazı küçük eksikliklere rağmen grafikler dört dörtlük sayılır...
Rüzgarın sesine kulak verin.
Oyunda sesler genel anlamda fena sayılmaz. Dövüş sahnelerindeki müzikler, gayet tatmin edici. Şehirde tek başımıza kafa dinlemek için havada ilerlerken müzik çalmaması da bir artı sayılır. Oyundaki rüzgar efektleri çok gerçekçi. Gökdelenler arasında gezerken rüzgarın sesi size ‘uçuyorummmm’ dedirtebilecek kadar iyi. Spiderman’in seslendirmesi Tobey Maguire tarafından yapılması orijinallik katıyor.

Sözün özü...
Spider-Man 3 PC için çok yüksek sistem gereksinimleriyle gelse de, hak ettiğimiz oyun keyfini bize fazlasıyla sunuyor. Son filminin beyaz perdede çok başarılı olmadığı bir gerçek ama oyunu için bunu söylemek zor. Xbox, Ps 2 R11; 3 ve Wii gibi konsollarda da boy gösteren Spider-Man 3 konsol dünyasında da hareketliliğe sebep oldu. Kısacası üzerinde çok çalışılan Spider-Man 3 bu sefer çok iddialı geldi.
Bol oyunlu günler dilerim... |
|
|
Henüz bir yorum gönderilmemiş.
|
|
Her Hakkı © O Y U N L İ D E R İ . C O M Sitesinde © Saklıdır
| Çekirdek Yapı:  | Site Tasarımı: Tarık Varol | 922135 Tekil Ziyaretçiler
|
|
|