Metal, beyaz bir küreydi gözümüzün önünde olan. Oysa takım olarak tek amacımız, o küreyle harikalar yaratmaktı. Hepimiz heyecanlıydık doğal olarak, kocaman bir statta, oyun gücümüz ve hırsımız yerinde olmalıydı. Kimse, hiç kimse; olumsuz bir durum düşünemiyordu şu anda. Hepimiz birleşmiş, tek kuvvet olmuşken böyle bir şey imkânsızdı. Nerede olursak olalım, karşımızdakileri devirmek, o metal küreyi kalecilerden geçirmek gerekiyordu. Kısaca bizim, bu final maçını, bu gurur maçını kazanmamız, evimize huzur dolu dönmemiz gerekiyordu..
Oyunumuzun Konusu
2326 yılında, gezegene ayak basan siviller, beraberlerinde Speedball olarak adlandırılan bir lig getirmişlerdir. Kısa sürede ve hızlıca gelişen bu spor, gezegene yavaş yavaş yayılmaya ve popüler olmaya başlamıştır. Ve son olarak, yaklaşık 10 yıl sonra, ulusal oyun olan bu sporla birlikte lisanslı takımlar ve tanınmış markaların sponsoru olduğu fiziksel açıdan kuvvetli oyuncular ligde yer almaya başlamıştır.
Oynanış Ne Durumda?
İlk olarak söze oynanıştan başlayalım. Maç sırasında, sahaya takımlar dokuz kişi olarak yerleşiyorlar. Her takımın profesyonel kalecileri, mevkilerine göre uzmanlaşmış oyuncuları var. Kimileri top çalmada, kimileri gol atmada yetenekliler. Bu dizilişle birlikte maç başlayınca, oyuncuların hepsinin topa odaklı oynadıklarını fark ediyorsunuz. Topu rakipte düşünürsek, forvetteki oyuncular bile defansa dönüyor ve topu aldığınızda ileride hiç kimse olmadığından oyunu tekrar kurup paslaşmanız gerekiyor.
Fakat değinmem gerekir ki, kalecilerin çevikliği ve hızı gayet yerinde. Kalecilerin eli gerçekten de armut toplamıyor. En hızlı atışlarınızı bile rahatlıkla kurtarabilen kaleciler mevcut oyunda. Boş noktaları iyi kapatıyorlar, her an bir hamleye hazırlar kısaca.
Gelelim çalımlara. Maç sırasında öyle hali hazırda çalımlar yok. Sadece arkadaşlarınızla paslaşıp adam eksiltebiliyor, ya da rakip topu almak için kaydığında üzerinden zıplayabiliyorsunuz. Yani maçlar, tam bir rugby oyunu gibi.
Faul Kavramı Benimsenmemiş Bu Gezegende
Oyun içerisinde o kadar sert mücadeleler oluyor ki, bazen ağzınız açık kalıyor. Topu elinde tutan oyuncuya büyük bir baskı oluşuyor haliyle. Topu fazla taşırsanız elinizde, hemen üstünüze çullanıyorlar. Bu nedenle kısa paslarla ilerlemek, rakip defansın etkisinin azalmasını sağlıyor ve bu sayede kaleye daha kolay ve hızlı toplar gönderebiliyorsunuz.
Top sizdeyken de takım arkadaşlarınız önünüzü açmak için her şeyi yapmaya hazırlar. Kanattan atak geliştiriyorsanız rakip oyuncuları yumruklayarak veya kafa atarak yolunuzdan çekmeye çalışıyorlar. Ev alma, takım arkadaşı al hesabı;)
Bu kısa paslar, sizin dayanıklılığınızı da bir bakımdan arttırıyor. Topu kaybetmediğiniz sürece, Street oyunlarında süregelen Gamebraker sistemini kullanabiliyorsunuz. Enerjiniz dolduğunda zıplayıp topu kaleye alevlerle birlikte gönderebiliyorsunuz.
Fakat maalesef paslar, tam olarak oyuncunuzun kucağına gelmiyor. Bazı paslarınızın oyuncunuzun arkasında gidiyor, bazıları ise önünde düşüyor. Bu nedenle topu paslarla paylaştırmak için elinizin ayarını iyi tutmanız gerek, yoksa bahsettiğim nedenlerle topu kaybedip göz açıp kapayıncaya kadar topu kendi filelerinizde görebilirsiniz.
Oyunun Akıcılığı
Bazı oyuncuların hızları sönük kalsa da, oluşan atmosfer içerisinde oyunun akıcılığının farkına varıyorsunuz. Faul diye bir kavramın olmaması da, oyun içinde duraksamalar yaratmıyor haliyle. Hep bir heyecan içerisinde oluyorsunuz, bazı durumlarda bağırıp, bazı pozisyonlarda bir “oh” çekebiliyorsunuz.
Biraz Detaylara İnmek Gerekirse..
Oyunda, online olarak multiplayer oynayabiliyoruz. Online olarak yaptığımız dereceleri sisteme yükleyip daha sonra “Altın Liste”ye bakabiliyorsunuz. Altın listede yapılan iyi dereceleri, en artistik golleri, fark atan takımları görebiliyorsunuz. Eğer siz de başarılıysanız, kendinizi bu listede görmeniz mümkün oluyor. Bunun dışında, kendi sayfanızı ve clanınızı oluşturabiliyorsunuz online ortamda. Bu sitenizde kendinizle ilgili bilgileri paylaşabiliyor, chat odalarına katılabiliyorsunuz.
Lig içerisinde, kendi oyuncumuzu da yaratmak mümkün hale getirilmiş. Birçok seçenek barındırıyor bu yaratma işlemi. Kaşından tutun bileklere kadar karakterinizin kıyafetlerini ayarlayabiliyor, gücünü yükseltebiliyor veya alçaltabiliyorsunuz. Düzgün bir ayarlama yapabilirsiniz, fiziği orantılı, güçlü ve hızlı bir karaktere sahip olabilirsiniz.
Grafikler ve Sesler
Grafikler, yeni jenerasyona bağlı olarak pek fena değil. Fakat oyun arasında geçen çeşitli animasyonlardaki detaylar da insanın gözüne çok hoş geliyor açıkçası. Metal topun parlaması, oyuncuların yüzlerinde oluşan kızma mimikleri, sert bir hareket sonucunda hızla giden bir oyuncunun yere düşmesiyle oluşan kıvılcımlar vb. çok iyi aktarılmış oyuna.
Sesler de fena değil maç sırasında. Oyuncuların bağırışları gerçek bir maç hissi veriyor. Fakat seyircilerin bağırışları arasında oyuncularınkini duymak gerçekten çok zor. Seyirciler çok coşkulu bir şekilde takımlarına destek oluyorlar, tezahüratlar yapıyorlar. Bu coşkunun oluşturduğu etkiye hayran olmamak elde değil. Menülerde de kullanılan rock türü parçaların kulağa hoş geldiğini de eklemek zorundayım.
Son Sözler
Speedball 2, bir rugby maçının adeta hızlandırılmış versiyonu. Ya da başka bir deyişle, kuralsız bir hentbol maçı. Ama ne dersek diyelim, bence arşivinizde bulunması gereken bir oyundur kendisi. Çünkü o raflara kaldırılmayı değil, ekranlar üzerinde var olmayı hak ediyor. Denemenizi öneriyorum, maçtaki kuralsız şiddeti, affedilemez sertliği görmenizi diliyorum.