Sinemada film izlerken her insan ayrı bir aleme dalar aslında. Kimisi kendini de filme katar arka fonda göründüğünü zanneder. Kimisi de salonda yalnız olduğu için çift gelen gruptaki kızları kesmeyi tercih eder yada kaderine isyan eder. Aslında filmleri izlerken uymamız gereken bazı kurallar vardır. Elini konulunu sallaya sallaya o salondan girersin belki; ama içerdeyken uyman gereken kurallar var. Öncelikle çocuklar gibi hareket etmekten uzak durmalısın. Arkadaş grubunla gelmişsen yüksek sesle gülmeler olsun, yalnızca sizin anlayabileceğiniz esprileri sanki başkaları da size katılıp gülecekmiş hissiyatına kapılmalarınız olsun tamamıyla yanlış hareketler. Bu hareketler oradaki izleyiciler nezlinde ''ağzına bir tane vurdummuydu nerden geldiğini şaşarsın'' tepkisine sebep olabilir.
Bu kurallar aslında senin geliş biçimine bağlıdır. Kız arkadaşınla gelmişsen ilk kural daha ''bismillah'' girer girmez koklaşmaya başlamayacaksınız. Birbirinize sarılıp arkadaki tek başına gelmiş mağrur gençleri sinir etmeyeceksiniz. Daha baştan tepki çekmek hiç de hoş olmuyor. Sen belki mutlusun kız arkadaşın yanında öpüyorsun ''oh ne güzel'' durumları. Ama arkandaki bu durumlara aç bir arkadaşımız, canı çeker söyleyemez içine atar yazık yapmayacaksın. Sanki daha önce karşılaşmamışsınız gibi sevgilinle seviyeli bir izleyici olacaksın. ''Hanımefendi,evet sizinle bir birlikteliğimiz var,öpüşüyoruz filan ;ama burası kamu alanı rica edicem el kol hareketleri olsun kulaktan öpmeler bunları yapmayalım'' der ve karşılığında '' elbette ki beyefendi'' karşılığını alırsınız. Başlangıç için ideal bir durum. Film başlayınca bunu devam ettirmeniz gerekir. İzlediğiniz film eğer bol aksiyonlu bir filmse sakın ha kendinizi kaptırmayın. Vurdulu kırdılı sahnelerde elinizden geldiğince sakin olun. Elbette bazen insan kendini kaptırıyor. Filmi izledikten sonra '' Zeynep, ben Hulk'um ha valla öle hissediyom böyle alttan alttan adrenalin geliyor, kız birden Hulk'a dönüşmeyem Allah muhafaza'' demeyin çünkü akabinde '' saçmalama Ercüment ya geçen günde İronman'im dedin atladın ikinci kattan aşağı rezil olduk'' cevabını alabilirsiniz. Siz filmi izleyin her karaktere de benzemeyin. Filmi izleyip '' aynı ben'' tabirlerini çok duyduğum için uyarıyorum: Aynı sen olsaydı, o filmde o değil sen oynardın. Aslında bunu erkekler değil genelde kızlar yapıyor. Kendini filme kaptırıp izliyorsundur. Bazen filmde komik uçarı erkekler çıktığında kızlardaki tepki aynen şudur;'' aaa aynı sensin aşkım ya''. Erkeğin de hafif sırıtmayla karışık sırtlan edasıyla gülmesini duyarsın '' mih mih mih''. Bir sinema izleyicisi olarak bu durumların derhal yasaklanması taraftarıyım. Filmdeki karakter eğer sinemadaki çiftlerin erkeklerinden birine benziyorsa, o derhal merkeze alınıp sorgulanmalı hatta mümkünse elektrik verilmeli.
Sinema izleyicisi olmak bir nevi rahat hareket etmemizi de engelliyor aslında. Orasını kendi evimiz zannedip ''la Murat gördün mü olm karıyı neydi la öle, daş olm daş vay vay vay'' tabirlerini kullanmayalım yani. Orası kamusal alan aslında. Orayı sizin gibi sinema izlemek isteyen insanlarla paylaşıyorsunuz, o nedenle daha düzeyli olmaya özen gösterelim. Adam gibi gelip filmimizi izleyip gidelim en mantıklısı bu. Sinema salonlarında bazen ekranda böyle bir karartı görürsünüz ya, o çok acıklı aslında. Bu durum şunu gösteriyor ki; önünüzde bir koca kafa var. Ve ekranın yaklaşık % 85i kafa, geri kalanı ise film. Hemen yer değiştirmeniz gerekiyor. O kafaya sahip birini uyaramazsınız; çünkü uyarsanız da size aldırış etmeyecektir. Etse de o kafasını eğemeyecektir. En mantıklısı başka bir yer bakmak kendinize.
Yer sorununu hallettikten sonra önünüze ve arkanıza kimlerin oturduğuna dikkat edin. Eğer çocuklu bir çift gelmişse akabinde orayı terk edin. Sinema salonlarında çocuk işkencedir. Hele ki Harry Potter filmindeyseniz o çocuklar küçük birer Harry'dir. Harry'nin yaptığı tüm sihirleri ezbere bilir, o daha söylemeden ''patronaaaa'' diye bağırırlar. Uyarı amaçlı arkaya döndüğünüzde babasının eskiden Amerikan Güreşi yaptığına yemin edebileceğiniz kalıbını görüp tekrar önünüze dönersiniz. Aslında bu felaketin başlangıcıdır. O canavar bu sefer o büyüleri sizin kafanızda yapacaktır. Sesinizi çıkaramazsınız, arkada ''Hulk'' oturuyor çünkü. En ufak bir tepkinizde ''Rööarrrğğ'' diye bağırarak sizi kaldırıp sinema perdesine atabilecek bir kuvveti düşündükçe ''Allah'ım neden ben'' dersiniz. Salonda o kadar boş yer varken neden benim arkam. Sinema izleyicisi olup da sizden daha şanslı olanlar, işte o canavarın önüne düşmeyenlerdir. Bazen de film hakkında yorum yapan bir grup ''kütük'' arkadaşın arkasına düşersiniz. ''hacı yönetmen daha önceki filmlerinde böyle komedi unsurlarını filan kullanmamıştı'','' ya bence adam filmin içine etmiş, güzelim filmi ne hale getirmiş'' ya da ''hocam başroldeki adam Leonidas'a uymamış sırıtıyor'' gibi ''ağzı olan konuşuyor'' dememize sebep olan eleştiriler duyarsınız. Bir filmi eleştirmek her izleyicinin hakkıdır. Ama o filmi eleştirirken yapılabilecekler ile yapılmış arasında iyi bağlantı kurmanız gerekiyor. ''Bence olmamış'' derseniz, sizce neden olmamışın sebebini bilmeniz gerekir. Zaten filmden çıktığınızda böyle düşünen çok insan göreceksiniz. Onları teker teker kanasla vurmak gerekir, çünkü onlar filmlere yalnızca eleştirmek için giderler beğenmek için değil. Karşılarına 15 dalda oscar almış bir film getirsen ''bu nasıl film''dir onlar için.
Film çekmenin kolay olduğunu sanan bu tür yaratıkları kınıyor ve yazıma burada son noktayı koyuyorum. Umarım sizleri sıkmamışımdır. Sizlerin de sıklıkla karşılaştığı bazen tepki verdiği bazen de gülüp geçtiği durumların olduğuna inanıyor hepinize iyi seyirler diliyorum.
|