| Günümüz oyunları şahsi kanaatimce yavaş yavaş oyun olmaktan uzaklaşıyorlar. Yani oyun oynamak bazen işkenceye dönüşebiliyor. Öyle oyunlar yapıyorlar ki sadece oyunu oynamayı öğrenmek minimum bir saatinizi alıyor. Hatta gariban Sixaxis'teki (ya da Dual Shock 3) tuşlar bile yetersiz kalıyor, öyle ki tuşa az basarsan farklı, tam basarsan farklı bir vazife görebiliyor. Yani oyunlar gittikçe basitlikten uzaklaşıp komplike olmaya başladı. İşte tam burada bazı insanların sorduğu (ki buna ben de dahilim) "neden böyle son teknolojik oyunlar varken ben eski oyunlardan daha çok zevk alıyorum" sorusu ortaya çıkıyor. Cevabı da basit: Sadelik. Şimdi bugünkü asıl konumuzu oluşturan Pixel Junk Monster (PJM) bu konuda muhteşem bir örnek olmuş durumda. Siz böyle uğur böceğine benzer bir canlıyı kontrol ediyorsunuz. Amacınız yuvada bulunan daha bebe böcekleri gelen düşmanlardan korumak. Bu koruma işlemini de bizzat siz üstlenmiyorsunuz. Haritadaki ağaçlara kuracağınız çeşitli kulelerle bu vazifeyi yapıyorsunuz. Bu kulelere değinmeden önce oyunun kontrollerine biraz değinelim.  Oyunun kontrolleri çok basit. Sol analogla yürüyorsunuz, X tuşuyla kule falan dikiyorsunuz, O ile koşuyorsunuz (bir de iptal tuşu aynı zamanda), kare ile mayın koyuyor ve patlatıyorsunuz. İşte bu kadar. 3 tuş artı bir analog. Bir de dilerseniz R1 ve L1 ile kulelerinizin gelişim durumunuz gözleyebiliyorsunuz. Oldukça basit bir oynanışa sahip oyun. O yüzdendir ki ne zaman bir arkadaşım gelse oturup da GTA 4, DMC 4 gibi oyunlar oynamıyoruz. Çünkü adamlar o oyunları oynamayı kapana kadar (bırakın onları ben bile hala GTA 4'e tam hakim olamadım) zaten gün bitiyor. Bu biraz abartı oldu belki ama sıkılıyorlar oynayamamaktan. O yüzden PJM iki kişi oynama desteğinin de olmasıyla arkadaşlarınızla çok keyifli vakit geçirmenizi sağlayacak bir oyun. Tek başınıza biraz sıkabiliyor. Gelelim oyundaki kulelere. Şimdi tam olarak hatırlamıyorum ama 10'a yakın kuleniz var oyunda yapabileceğiniz. Bunların her birinin kendine özgü bir menzili, gücü, atış sıklığı ve tabi ki kurma maliyeti var. Oyuna bunlardan okçu, topçu ve taramalı versiyonlarıyla başlıyorsunuz. Daha sonra kulelerin patakladığı canavarcıklardan düşen "gem"lerle (ki ben bunlara yumurta diyorum) yuvanıza giderek yeni kuleleri aktifleştirebiliyorsunuz. Burada belirtmem gereken bir husus varsa o da oyundaki bazı kulelerin tamamen gereksiz olduğu. Oyun boyunca hiç kullanmadığım 2-3 tane kule var. Ya gerçekten gereksiz bunlar ya da ben onları kullanmayı bilmiyorum ama sonuç itibariyle her iki seçenekte de o kuleler gereksiz gibi duruyor. Bunun dışında oyunda kulelerle ilgili bilinmesi gereken en önemli nokta kulelerin geliştirilebilir olduğu. Her kuleyi diktiğinizde ilk başta tepelerinde yeşil bayrak asıldığını göreceksiniz. Kuleler geliştikçe bu bayrak sırasıyla yeşil, sarı, kırmızı, mor ve siyah oluyor. Siyah oldu zaman gözünüz aydın. Bu arada kuleler üç şekilde gelişiyor: Yaratık öldürdükçe kendileri gelişiyor (ama çok yavaş), siz kulenin üzerine gelip orada bekledikçe gelişiyor ve direk yumurta harcayarak anında gelişiyor.
 Oyunun grafikleri resimlerde gördüğünüz gibi. Böyle bir oyun için fazlasıyla yeterli. Yapay zeka ise yok. Yok derken canavarcıkların hep aynı istikameti izleyerek geldiklerini demek istiyorum. Yani bir bölümü ne kadar oynarsanız oynayın farklı bir şey görmeyeceksiniz. Sesler ve müzikler bu oyun için yeterlidir. Geçenlerde oyunun müzikleri Playstation Store'a konduydu. 3$ ücret biçilen bu müzikleri alıp almamak sizin seçiminiz tabi ama oyunun müzikleri öyle MP3 oynatıcınıza takıp da dinleyeceğiniz türden müzikler bence kesinlikle değil. Oyunda öyle sessizliği bozmak için konmuşlar. Onun dışında iş görmezler. Bir de oyunda özel bölümler var. Size tavsiyem bu bölümlere en kısa zamanda ulaşıp sonra kalanları tamamlamanız yönünde. Çünkü bu bölümleri bitirince yeni yetenekler kazanıyorsunuz. Bunların arasında koşma, mayın kullanabilme ve yeni bir kule var.  Uzun lafın kısası bu oyunu değerli kılan özelliği oyunun kolayca öğrenilebilir olması ve eğlenceli olması. Yanınızda bir arkadaşınız varsa tadından yenmiyor. Şimdi oyunun iyi ve kötü yanlarını kısaca toparlayarak yazıyı bitirme vaktidir. İyi yanları: İki kişilik desteği ile (gerek aynı PS3 üzerinden gerek online olarak) arkadaşlarınızla oynarken çok eğlenceli oluyor. Çok kolay oynandığı ve 16+ tarzı içerik barındırmadığı için her yaştan insana hitap ediyor. Toplam oynama süresi düşünüldüğünde oyun oldukça ucuz. (10$ ana paket + 6$ [7 de olabilir] ek paket) Kötü yanlar: Yaratıklar sürekli aynı düzende ve istikamette geldiği için oyunu bitirdikten sonra tekrar oynamanızı sağlayacak hiçbir özelliği yok Oyunda kaydetmek yok. Gerçi böyle bir oyunda kayıt olsaydı çok basit olurdu ama bölümün bitmesine çok az kala ufak bir hatayla bebe kaybetmek adamı hasta ediyor. |