OyunLideri İçerik Özeti
OyunLideri.com Vitrini

Son 10 Haber
XBOX Live'da en çok oynanan oyunlar b...
Killzone 2 İlk Notunu Aldı
Guitar Hero: Metallica Geliyor
Hoşgeldin 2009
Battle Isle geri mi dönüyor?
Playstation HOME Hizmete Sunuldu
Street Fighter II Karakterleri LBP İç...
Command & Conquer Red Alert 3 Demosu ...
Prince of Persia'dan Elika Hakkında K...
Dead Space ve Red Alert 3 Demo

09 Ocak 2009 23:07:42 
OyunLideri.com Menü
Son 3 Ayın Lider Yazıları
Bir Delinin Mektubun...
2008 e Veda Ederken...
Tomb Raider: Underwo...
Dragon Age: Origins ...
Son Eklenen Yazılarımız

Son 20 Yazımız
Dragon Age: Origins önincel...
2008 e Veda Ederken...
Tomb Raider: Underworld inc...
Bir Delinin Mektubundan!
Call of Duty:World At War i...
Dead Space incelemesi
Tomb Raider Underworld önin...
Command and Conquer: Red Al...
Castlevania Judgment önince...
James Bond: Quantum of Sola...
Büyüklere Masallar IV: Oda ...
Lego Batman incelemesi
Brothers In Arms: Hells Hig...
Mount And Blade incelemesi
NBA 2K9 incelemesi
OSU incelemesi
Rise of the Argonauts öninc...
Resident Evil 1 incelemesi
Star Wars: The Force Unleas...
Büyüklere Masallar III: HÜCRE

Tüm Yazılarımıza ulaşmak için

buraya tıklayın

Yazı Sayacı
Bu kısımda Editörlerimizin siteye eklediği Toplam Yazı Adetlerini görebilirsiniz...
anemis 69
Helldren 56
Lordkratos 46
x-gamer 37
overlord 27
jason bourne 21
CrashSencer 10
stealth 8
snake 8
Guard 6
Re_Fan 6
kratos34 4
Agony 4
Nero Angelo 2
Tripsa 2


Bu kısımda Editörlerimizin siteye eklediği Toplam Haber Sayısını görebilirsiniz...
jason bourne 767
x-gamer 142
anemis 97
CrashSencer 49
Nero Angelo 23
blackpriest 23
keremq 16
Agony 12
snake 12
kratos34 4
Lordkratos 4
aliguven 2
overlord 1
Reklamlar


RastGele Yazılarımız


Dark Sector önincelemesi




Mortal Kombat Efsanesi




The Da Vinci Code incelemesi




Just Cause 2 önincelemesi




Crysis önincelemesi




Büyüklere Masallar - II: Sıkı Dostlar




Half Life: Episode Two incelemesi




NBA 2K8 önincelemesi




Ninja Gaiden 2 Onincelemesi




SİNEMA - OYUN İLİŞKİSİ -II-


Site istatistiği
Tekil Ziyaret: 1,025,782
Yazılarımız: 338
Haberler: 1211

 PCde mi, Konsolda mı Oyun Oynanır

Öncelikle böyle bir yazıyı yazmama vesile olan sebebi açıklamak isterim. Yaklaşık iki hafta önce, bir akrabam (buradan kendisine tekrar yüzlerce teşekkür) bana bir laptop hediye etti. Çift çekirdekli işlemcisi, 1 gb ram'i (3gb yaptım ben onu) ve Radeon X1200 ekran kartı olan bu makinede ne yazık ki Windows Vista adlı neden icat edildiğine hala anlam veremediğim yazılım yüklü. Bildiğiniz üzere laptoplar oyun oynamak için pek ideal makineler değillerdir, çünkü ekran kartı konusunda ciddi sıkıntıları vardır. Ancak yine de böyle bir makinenin 2003 ve öncesinde çıkmış olan bütün oyunları en üst ayarlarda çalıştırmasını beklemek yanlış olmaz herhalde. İşte bu yüzdendir ki ben de aldım en sevdiğim oyunları yanıma - ki bunların arasında Metal Gear Solid 2, Gabriel Knight 3 gibi oyunlar var - bir güzel yükledim. Ama sonra o acı gerçekle karşılaştım: Bu bilgisayarda Vista yüklü, 4 tane Radeon 4750 taksan ne yazar!

Bakın daha şimdiden peşinen söylüyorum, oyun tabi ki birçok platformda oynanabilir ama bilgisayar bence en kötü olanıdır. Bunu senelerdir bilgisayarda oyun oynamış (7 yaşımdan beri) ve sadece son 2 senedir konsolla tanışmış biri olarak söylüyorum. Yani öyle hep konsolla büyümüş eli sadece oyun kollarına alışmış bilgisayarda oyun ilk defa gören biri zaten değilim. Bunu dememin sebebi olaya objektif baktığımı sizlere anlatabilmek. Şimdi elimden geldiğince konsolların avantajlarına değinmeye çalışacağım:

1 - DONANIM VE YAZILIM

Bilgisayarı savunan oyuncuların en büyük kozlarından biri bilgisayarın zaman içerisinde geliştirilebilen bir alet iken konsolların ilk çıktığında nasılsa hep öyle kalmasıdır. Onlara göre bilgisayar teknolojide hep ileri giderken konsollar yerinde sayar. Şahsi kanaatim bunun pek geçerli olmadığı yönünde. Öyle ki bilgisayar donanım ürünleri aldı başını gidiyor. Daha geçen sene P3X serisi Intel anakartlar varken şimdi P4X serisi falan gelmiş piyasaya. Ekran kartları olayına zaten girmiyorum. RAM konusuna gelince şu aralar DDR'den DDR 3'e geçiş süreci yaşanıyor. DDR 3 ram'lerin fiyatı aldı başını gidiyor. O yüzden DDR 2 destekli anakart almak zorunda kalıyorsunuz. Ama ileride DDR 3 hakim olacak. Ayıkla pirincin taşını...

Bir de işlemciler var tabi. Bunlar da garip aletler. AMD de Intel de sağ olsunlar bu aletleri anakartta yerleştirdiğiniz yeri 2 sene geçmeden değiştirirler. Böylece yeni bir işlemci alacağınız zaman anakartı da değiştirmek zorun kalırsınız. Bir de bakmışsınız artık anakartların hepsi DDR 3 olmuş ama siz de DDR 2'ler var. Onlar da değişecek tabi haliyle. Yani kısaca demek istediği şu: Bir bilgisayar aldığınız zaman onu önünüzdeki yaklaşık olarak 1,5 senelik periyot içerisinde yeni donanımlarla güncelleyebilirsiniz. Ama bundan sonraki dönemlerde bir parçayı değiştirmek için muhtemelen tüm kasayı değiştirmek zorunda kalacaksınız.

Ekran kartları konusuna girmeyeyim dedim ama orası da en eğlenceli kısım şimdi. Efendim geçen bir sitede bir haber okudum. Belki biliyorsunuzdur, bazı firmalar sadece oyuncular için psikopat masa üstü bilgisayarları üretiyorlar. İşte onlardan birinin en son ürünü tanıtılmış. Kendisinde 4 çekirdekli Extreme Intel işlemci, 4 gb DDR 3 Ram, 4 tane (he he he) Radeon 4870 ekran kartı var. Haliyle ona uygun bir de modelini hatırlayamadığım bir anakart var. Geri kalan parçalar o kadar önemli değil. Şimdi bu bilgisayarın fiyatı 5000-6000 dolar seviyelerinde. Diyelim bir şekilde bu bilgisayarı almayı başardık. İlk yapacağımız şey herhalde Crysis'i en üst seviye grafiklerde oynamak olacaktır değil mi? Ama bunu gerçekleştirebilmek için Vista kurmamız lazım, çünkü DirectX 10.1 resmi olarak Vista ile uyumlu ve oyunun en üst seviye grafik seçeneği sadece Vista'da aktif oluyor. Hadi bunu da yaptık diyelim. Crysis'i en iyi grafiklerde oynadık, mutlu olduk. Sonra "bak canım yine MGS 2 oynamak istedi, ne oyundu be" diyeceğimiz tuttu. İşte tam bu noktada 6000 dolarlık makine bir yazılım yüzünden çaresiz kalıyor. Sizi bilemem ama bence bu çok büyük bir dramdır!

Uzun lafın kısası arkadaşlar, bilgisayarda donanım sürekli güncellenir. Bir süreden sonra bir parçayı değiştirmek için bütün kasayı değiştirmek zorunda kalırsınız. Hadi imkanınız yerinde diyelim bu sefer de bilgisayar yazılımlarından golü yersiniz. Bugün oynadığınız oyunu 3 sene sonra oynayamamanız olasılığı yüksektir. Yeni bir Windows çıkar, ekran kartınızı tanımaz, bilgisayardaki bir yazılım çakışır vs. Ama cici konsol öyle midir? Şimdi oynadığını 10 sene sonra tak yine çalıştırır.

Tabi donanım konusu bununla da kalmıyor. Aşırı bilgisayar fanı olan arkadaşlar haklı olarak bir doğru orantı hesabı yapıyorlar ve karşılarına şöyle bir sonuç çıkıyor: "Yav bu PS3'teki ekran kartı GeForce 7900'e falan denk denmemiş miydi? Ama benim makinemde GeForce 9800GX2 SLI var. O zaman benim makinem PS3'ü döver" İlk başta bu düşünce gerçekten de haklı gibi görünüyor. Ama işin içinde başka unsurlar var. İşin kötü tarafı ben de bu unsurları tam olarak bilemiyorum, o yüzden kabaca üzerlerinden geçeceğim. Yanlış bir şey yazmak istemem.

Şimdi bu konsol denen aygıtların sistemi hepsinde aynıdır. Bir PS3 ya da XBOX 360 her zaman aynı sisteme sahiptir ve aynı yazılıma sahiptir. Ama bilgisayarlar tam bir yazılım ve donanım çöplüğüdür. Özellikle ekran kartlarının yazılımları ayda bir AMD-ATI ve NVIDIA tarafından güncellenmektedir. Bunu bir tarafa bırakın ortalıkta bir dünya ekran kartı çeşidi var. Birinin Intel işlemcisi birinin AMD işlemcisi var. Anakartlar da var tabi. Bunların da güncellemeleri oluyor. BIOS güncellemesi yok efendim firmware güncellemesi falan. Birçoğumuz şimdi doğruya doğru bunlardan bihaber yaşıyoruz. Bunları bilsek bile bir anakarta BIOS güncellemesi yapmak oyun yüklemeye kesinlikle benzemiyor. Aleti yakmak büyük olasılık. Ama konsol öyle değil işte. Adamın oyunu ürettiği makine belli, içindeki parçalar belli, kullandığı yazılım belli. Bitti.

İşte tam bu noktada güzel bir örnekle donanım konusunu kapatmak istiyorum. Metal Gear Solid 2 oyunu (eseri pardon) önce PS2'ye çıkmış daha sonra da PC'ye çıkmıştır. Hemen aşağıda oyunun PC için sistem gereksinimleri yazıyor. Bu verilerin kaynağı bizzat oyunun orijinal kutusudur arkadaşlar:

- 800 mhz Pentium 3 (önerilen 1000 mhz)

- 128 mb RAM (önerilen 256 mb)

- Geforce 256, GeForce 2, GeForce 2 MX, GeForce 3, GeForce 3 TI, GeForce 4 MX, GeForce 4 TI (hey gidi günler)

- Windows XP, ME, 2000, 98.

Şaka gibi değil mi. Bir Vista kurdunuz mu 4 çekirdekli işlemciler bu oyunu açamıyor. Şimdi bir de bu oyunun asıl platformu olan PS2'nin sitem özelliklerine bakalım. Bu verileri de wikipedia'dan aldım:

- CPU: 299 mhz

- RAM: 32 mb RDRAM

- Ekran kartı: 4 mb

 

Şimdi doğruya doğru arkadaşlar, bırakın şu listedeki Geforce 2, 3 ve 4'leri, ve şu gariban 32 mb olduğunu hatırladığım Geforce 256'yı bir ele alın. 32 mb nerde 4 mb nerde. 299 mhz işlemci nerde, 800 mhz işlemci nerde, 32 mb ram nerde 128 mb ram nerde. Şimdi diyebilirsiniz "ama ekran kartında önemli olan sadece ram'i değil ki." Ben de onu demeye çalışıyorum zaten. Bir konsolun sistemi ile PC'nin sitemini eşleştirmemek lazım. O zaman bir konsol sahibinin de doğru orantı yapması lazım. Eğer PS2'de 4 mb ekran kartında çalışan oyun, PC'de 32 mb (ki bu 32 mb'lık olan oyunu sadece çalıştırır, performans beklemeyin. Aslında 64 falan demek lazım minimum) ekran kartıyla çalışıyorsa; o zaman 1024 mb ekran kartı isteyen Crysis konsol da kaç mb'da çalışır? Cevap: 128 oluyor. Aynı hesaplamaya 8 çekirdekli PS3 işlemcisiyle girmek bile istemiyorum. Yanlış bir mantık tabi bu yaptığım orantı ama buyurun bir de buradan yakın.

2 - FİYAT

Özellikle PS3 ilk çıktığı zaman 1500 YTL'lik fiyatı ile oyuncuların gözünde afedersiniz "yuh" şeklinde bir imaj yaratmıştı. Sadece Türkiye'de de değil, tüm dünyada PS3'ün fiyatı bir oyun makinesi için devasa görüldü. Savunulan şuydu: "Şimdi PS3 şu kadar lira, buna bir de LCD ya da plazma almak lazım ki onlar gerçekten çok para. Bilgisayar en temizi arkadaş!" Şimdi bu politika ilk başta doğru gibi görünebilir. Ama o da yanlış. PS3'ü bir kez alıyorsunuz. Ama PC'yi artık alacağınız seviyeye göre 3-5 kez değiştirmek zorundasınız. 3-5 kez öyle uçuk bir rakam da değil hani. PS2 2000'den beri piyasada, muhtemelen PS3 de en az bir o kadar gider (ki Sony yanlış hatırlamıyorsam 10 sene ömür biçtiydi bir ara). Üst seviye ekran kartlarının her sene değiştiği (şu anda GeForce GTX 280 900 küsür YTL) piyasada toplayacağınız en ideal bilgisayar bile XBOX 360 ya da PS3'ün fiyatını zaten geçiyor. Plazma ya da LCD olayının çözümü de kolay. DVI girişli ve HDCP destekli herhangi bir monitör ihtiyacınızı fazlasıyla görecektir. Biliyorum, çünkü kendimden biliyorum. Şu aralar 400 küsür liraya bu dediğim cins monitörlerin 22" geniş ekran versiyonlarını bulmak mümkün.

Aslında PS3'ün yapabildiklerine tam olarak bakınca şu anki fiyatı gerçekten çok cazip duruyor. Bu alette VCD, DVD, Blu-Ray (bu çok önemli), Divx, Avi vb. gibi birçok formatta film izlemek mümkün. Müzik dinleyebilmek zaten mümkün. Sesli ve görüntülü chat yapabilmek mümkün. İnternete oturma odanızdan bağlanabilmeniz mümkün. İleride gelecek güncelleme ile birçok filmi normal ya da yüksek çözünürlüklü olarak PS Store üzerinden alıp izleyebilmeniz mümkün. PS3'le yine ileride gelecek bir güncelleme ile TV'da oynayan görüntüyü harddiskinize aktarabilmeniz mümkün vs. Burada PS3'ün yeteneklerini açıklamamın sebebi, PS3'ün en pahalı konsol olması. Diğerlerinin de birebir olmasa da birçok yan özellikleri var. Hele o PSP varya PSP , bir de telefon oldu mu tam bir canavara dönüşecek.

3 - OYUNLAR

Şimdi her platformun kendine özgü bazı oyunları olduğu doğru. Bir Crysis PC'den başka yerde yok belki ama bir MGS 4 de PS3'ten , bir HALO 3 de XBOX 360'dan başka yerde yok. Ama oyun üreticilerinin her ne kadar PC'ye de oyun üretseler de konsolları daha çok sevdikleri biliniyor. Bunun için de iki önemli sebepleri var. İlki donanım-yazılım bölümünde anlattığım üzere konsolların sabit donanım ve yazılım özellikleri. Bu sayede oyun yapmak çok daha kolay. İkincisi de arkadaşlar her yerde geçerliliğini koruyan yegane sebep olan para. Fark etmişsinizdir, konsol oyunları PC'den her zaman daha pahalıdır. Ve daha da önemlisi PC'deki korsan sektörü konsollardakine oranla çok büyük. Zaten PS3'ün korsanı falan yok biliyorsunuz. Nintendo ürünlerinin de korsanları yok diye biliyorum (yanlışsam düzeltin). Durum böyle olunca adam konsola daha çok oyun yapar tabi.

4 - BASİTLİK VE RAHATLIK

Şimdi arkadaşlar bilgisayar almak eskiden şöyleydi: Abi şu anakart, şu işlemci, şu RAM, şu ekran kartı vs... Şunları topla ver bana. Bitti. Ama bu da değişti. Gerçi normal bütçeli oyuncu için bir şey değişmedi denebilir. Ama oyunları en yüksek detaylarda oynamak isteyen oyuncunun biraz abartı olacak ama kursa gitmesi lazım. Şimdi öncelikle anakart alırken bir kere kafayı yiyorsunuz: "AMD mi INTEL mi, NVIDIA mı ATI mı, DDR 2 mi 3 mü, SLI mı değil mi, CROSSFIRE mı değil mi, lan bunların bir de tirple ve quad'ları vardı değil mi" derken bir cinnet geliyor. Neyse bir şekilde araştırılıyor ediliyor makine toplanıyor ama durun daha her şey bitmedi. Hiç overclock yapmadan olur mu: "Şimdi işlemcinin üzerine bir tane Zalman fan koysak, ya da ekran kartına mı koysak, en iyisi ikisine de koyalım, ya da en temizi sıvı soğutma yapalım." Hadi o da halloldu diyelim, geldik overclock faslına. Yavaştan yavaştan alet bir güzel kastırılır. Adam işin ehliyse problem yok, ama acemilik varsa alet verilen binlerce doları tanımaz ve yanar.

Bunları da geçtik diyelim, gelelim işin araştırma kısmına. Şimdi büyük oyun ve donanım sitelerinde yeni bir ekran kartı ya da işlemci çıktığı zaman bunların testleri yapılır. İşte Benchmark 2000 bilmem kaçtan ne kadar almış, 4X AA ve AF açık iken ne kadar almış, kapalı iken ne kadar almış, Crysis'ten ne almış, Half Life'tan ne almış diye gider bu testler. Sonuçlarda hiçbir zaman istikrar yoktur. Benchmark'da farkı yiyen gider Crysis'te farkı koyar. Crysis'te fark koyan efendime söyleyeyim Call of Duty 4'te farkı yer. Sonra bu haberlere yorumlar yazılır: "Bu ekran kartı çok pahalı, iki sene sonra fiyatı düşünce alırım. Bu ekran kartında kaç tane unified shader birimi var? Neden hala 256 yerine 128 bit yapıyorlar ki? AMD daha çok mu ısınıyor yav? Vs. Vs."

Neyse araştırma fasılları da bittikten sonra makina kurulur, hemen en sağlam oyun yüklenir, ayarlar tepeye çıkarılır oyun başlatılır ama o da ne 15 dakika sonra donuyor. Haydaaaa. Bu sefer onlar aranır, bunlar aranır, mailler atılır, garantiye verilir, ekran kartı başkasının makinesinde denenir... Bul bulabilirsen problemi. Artık uyumsuzluk mu var, parçalardan biri mi hatalı, bir güncelleme mi yapılması gerekiyor... Kısaca bütün hevesiniz kursağınızda kalır.

Şimdi bir de konsol cephesine bakalım. PS3'ü tanıdığım için örneğe PS3 üzerinden gideceğim: X kişisi bir yetkili satıcıya gider. Abi bana bir PS3 der. Adam makineyi verir. X kişisi evine gider. PS3'ün kutuyu açar. Güç kablosunun bir yanını prize bir yanını PS3'e takar. HDMI ya da analog neyse birini PS3'e birini TV'e takar. İlk kez çalıştırdığı için hemencecik makinenin sistem özelliklerinden çözünürlük, ses ve internet ayarlarını yapar. Oyunu takar. Oyun açılır. Options'a dalar. Grafiklere girer, Sonra hatırlar "aaa bu konsoldu değil mi, bunda öyle çözünürlük, AA, AF, shadow, cart, curt falan yok. Hepsi fabrika çıkışı ful zaten" der. Start New Game der ve olay bitmiştir. Tabi yeni nesil konsolların da artık karmaşık tarafları var ama bir PC'ye kıyaslandığında gerçekten çok basit kalırlar.

İşin bir de konfor tarafı var tabi. Yeni nesil konsollar biliyorsunuz kablosuz, taşınabilir olanlar zaten adı üstünde taşınabilir. Ama bilgisayar öyle değil. Klavye ve mouse ikilisi masanızın üzerindedir ve onlara yakın olmak zorundasınızdır. Monitör gözünüze yakındır. Koltuğa kölesinizdir. Konsollarda öyle değil. Elinizde bir tane kol (taşınabilirse aletin kendisi) vardır. Kol kablosuz olduğu için 10 m öteden oyun oynayabilirsiniz. İsterseniz yatar poziyonda isterseniz oturur pozisyonda kısaca dilediğiniz pozisyonda (?) oyunu oynayabilirsiniz.

5 - PC'NİN EN BÜYÜK KOZU

"Senin 8 çekirdekli PS3'ün de sunum hazırlayabiliyor musun?" İşte bu cümle olaya baktığınız perspektife göre önemli bir silahtır. Burada demek istenen bilgisayarlara yüklenebilen sayısız yazılım imkanı ve bunlarla yapılabilen yine sayısız şeylerdir. Bir konsolda google earth'ü açamazsınız ya da projeniz için excel vasıtasıyla bir grafik çizemezsiniz. Ama dediğim gibi burada kilit nokta olaya nere göre baktığınız. Biz burada oyun oynamaktan bahsediyoruz. "Ama almışken hem oyun oynayayım hem de diğer programlardan faydalanabileyim." Sıradaki silah bu cümledir. Onun da cevabı basittir ama. Bir fiyat listesinden en ucuz parçalar seçilir ve bir makine yaratılır. İşte size en az 4 sene ömürlü muhteşem bir oyun özürlü ama diğer konularda gayet yeterli bir bilgisayar. Böyle bir makinenin yanına bir konsol aldığınızda hala karlı çıkarsınız.

6 - SADEDE GEL SADEDE

Dediğim gibi 7 yaşımdan beridir bilgisayarda oyun oynuyorum (yaş 22 oldu). İki sene önce ilk kez PS2 ile ardından da PS3 ile tanıştım. PS3'ü aldıktan sonra son derece şikayetçi olduğum sadece bir konu var. O da oyunlarının fiyatı. Bakınız şu anda PC'nin tercih edilmesinin bence en büyük sebebi oyunlarının nerdeyse beleşe gelmesidir. Millet ya internetten indiriyor ya da yakındaki korsancı amcadan cüzi bir miktara alıyor. Ama PS3 sahibi biri yeni çıkan bir oyun için minimum 85 YTL civarlarında (Türkiye'den alırsa zaten ayvayı yedi) harcamak zorunda. Şimdi burada PC avantajlı görünüyor olabilir. Ama bu avantaj korsan gibi çok yanlış bir kavramdan doğmaktadır. Şimdi korsan olayına burada hiç girmek istemiyorum çünkü kendisi başlı başına koca bir kitap konusu. Ama yapılan her korsan alışverişin sonu kötü birilerinin eline para olarak geçiyor ya da bırakın onu koca emeklerin tamamen çöpe gitmesine sebep oluyor. Bu kadarını söylemem yeterli.

Ki zaten şöyle bir durum da var. Bir yerden sonra (yaş desek daha doğru) sorumluluklar arttıkça oyunlara harcadığınız vakit de azalıyor. Ayda bir yeni ama sağlam bir oyun size yeterli oluyor. Bir oyun için de aslında 100 YTL gibi bir fiyat oldukça uygun. Çünkü aldığınız oyunu belki aylarca oynuyorsunuz. Ama oyunu 8 YTL'den gideceğiniz bowling (yarım saat sürüyor diyelim) ya da İstanbul şartlarında öğrenci bileti 10 YTL'den gideceğiniz sinemalara (bir sinemaya 2 saat diyelim) vereceğiniz paralar oranlandığında aslında pahalı olanın bunlar olduğu ortaya çıkıyor. Neyse bu konuya hiç girmeyelim...

SONUÇ

Elimden geldiğince oyun konusunda konsolların neden daha iyi olduklarını belirtmeye çalıştım. Umarım yararını görürsünüz. Bu arada yazı esnasındaki bazı örneklerde alındığınız bölümler varsa lütfen beni affedin. Çünkü ben de vaktiyle hepsini bizzat tattım zaten. O tırnak içindeki yorumların çoğunu ben de yaptım. Son olarak şunu da söylemek isterim: Konsol ya da PC arasında bir seçim yapmamızın yegane sebebi ikisine birden bütçemizin yetmemesidir. Eğer bütçemiz olsa zaten böyle bir tartışma çıkmazdı ortaya. Eğer imkanım olsa bilgisayarımı da alırım (her sene yenilerim de), PS3'ümü de alırım, XBOX 360'ımı da alırım, DS mi de alırım, PSP mi de alırım. Ama şu anki koşullarda yukarıda belirttiğim sebeplerden ötürü konsolun daha iyi olduğunu düşünüyorum.

Hepinize iyi oyunlar...

NOT: Bu yazıda yazmayı unuttuğum ve aklıma gelmeyen nedenler olabilir. Aklıma gelirse forumlardan onları da eklerim. Bu konu tartışmaya da baya müsait malum. Sizin görüşlerinizi duymak isterim.

Yorumlar
anemis - 17 Temmuz 2008 14:35:30
Her türlü yorumlarınız için;

http://forum.oyunlideri.com/pcde_mi_konsolda_mi_oyun_oynanir-t1261.html

Her Hakkı © O Y U N L İ D E R İ . C O M Sitesinde © Saklıdır

   Çekirdek Yapı:
Site Tasarımı: Tarık Varol
1025782 Tekil Ziyaretçiler   
OyunLideri.com internet sitesinde yayınlanmakta olan incelemelerin, önincelemelerin, tam çözümlerin, haberlerin ve makalelerin
hepsi telif hakları ile korunmaktadır.
OyunLideri.com sitesi içeriği ile ilgili, hak ihlali olduğunda, izinsiz kullanıldığında veya
kaynak gösterilmeden yayınlandığında hukuki işlem yapılacaktır.

Creative Commons License
www.OyunLideri.com by Tarik Varol is licensed under a Creative Commons Attribution-No Derivative Works 3.0 United States License.
Based on a work at www.oyunlideri.com.



Free PageRank Checker