Hala Halo 2 den sıkılmadınız mı? Bu soru aslında birçok Xbox fanı için yanlış bir fikirmiş gibi gözükse de, değişikliğin hayata lezzet verdiğini düşünürüm. Xbox’da “first-person shooter” (FPS) oldukça gelişmiş olsa da, yayınlanan tüm oyunları aynı guruba koymak adil gelmiyor bana. Çünkü bazılarının sadece laf olsun diye çıktıklarını düşünmekteyim. Digital Extremes’in son oyunu olan Pariah, Xbox FPS kütüphanesine ismini kalın harflerle yazdıracak bir oyun olarak geldi. FPS türünün diğer oyunlarının çoğunluğunda olduğu gibi, Pariah’da da bilimkurgu mitolojisi işlenmiş.

YARDIM ET DOKTOR!
Oyunun konusunu kısalta özetlemem gerekirse ; 2520 yılında, dünya suçlular için bir sığınak yada hapis haline gelmişti. Sizinde tahmin edebileceğiniz gibi, dünya küçük bir yer değildi ve çapulcular, yağmacılar ve diğer kötü niyetli kişiler istedikleri her şeyi yapıyorlardı. Siz Jack Mason adında, gözden düşmüş bir doktoru canlandıracaksınız. Temel göreviniz sibernetik olarak mühürlenmiş tutukluları, nakletmek idi. Sıradan bir taşıma görevi sırasında, geminiz kaçaklar tarafından saldırıya uğrar. Yere indiğinizde, Karina’nın (bir tutuklu) etrafının boş cryotube (virüs taşıyıcı tüpler) lerle çevrili olduğunu fark edersiniz. Ayrıca bu mahkum, garip bir şekilde hastalanmıştı. Üstelik son olayların hiçbirini hatırlamıyordu. Neler yaşadığını, nasıl burada bulunduğunu veya nasıl hastalandığını bilmiyordu. Jack, bundan daha kötü ne olabilir diye düşürken, dünya yerlilerinin, enkaza saldırdıklarını fark eder. İstedikleri Karina olmalıydı. Fakat neden?
18 in üzerindeki single-player champaing modunda, Karina’nın hastalığının ve bu olaya karışmasının ardındaki gizemi anlamaya çalışacaksınız.
OYNANILIŞ
Eğer bir oyun sizi arbedenin içine sokabilecekse, işte o Pariah dır. Kısa bir açılış demosundan sonra, artık dişi tilki Karinanın peşine düşme vakti geldi. Bu hikayenin biraz daha oturmasını sağlayacak olsa da, size “bu adamları neden vuruyorum ki?” de dedirttirebilir. Oyunun hikayesi Hollywood senaryo yazarları tarafından yazıldığı için olsa gerek ki, başlangıçtaki adımlama, (oyuna başladığınız anda bir karmaşanın içindesiniz, önünüze geleni öldürüyorsunuz) bir oyundan çok bir filme yakışırmış gibi duruyor.
Pariah, 18 single-player camping bölümüne sahip. Bunların bazılar araç tabanlı bölümlerden oluşmuş. (ama hepsinde, bolca FPS aksiyonu mevcut) Birçok aksiyon oyununda olduğu gibi, rehineleri kurtarmak, onları savaş alanlarından kaçırmak gibi sorumluluklarınız da var. Bazen de, belirli bir bölgedeki tüm düşmanları yok edeceksiniz. (fakat Splinter Cell ile karıştırmayın lütfen) HAVOK fizik motorunu kullanmaları ile birlikte, düşmanları öldürmek çok eğlenceli bir hal almış. (onları vurduktan sonra yere nasıl düştüklerine bir bakın) El bombası veya roket patlamaları ile, düşmanlarımızın nasıl bir bez bebeğe döndüğünü görmek çok eğlenceliydi. Görevlerimiz her zaman açık bir şekilde anlatılmıyor. Ne yapmanız gerektiği size bırakılmış.

Pariah’ın, aynı ekranda ve tek Xbox ile, aynı anda iki oyuncuyu desteklediğini duymak, (split-screen (ekranın yarısında bir oyuncu, diğer yarısında diğer oyuncu oynuyor) co-op fanlarını oldukça heyecanlandırmıştır. Bu özellik anamenüde bir opsiyon olarak duruyor olsa da, bir oyuncu oynuyorken, diğer oyuncu kendi kontrolleri ile start tuşuna bastığında da oyuna dahil olabiliyor.
GELİŞTİR YADA ÖL…
Pariah’ın en çekici yönü, bana göre, kullandığımız silahları ve aygıtları, enerji çekirdekleri ile geliştirebilmemizdir. Enerji çekirdeklerini kullanmamız oldukça basit. 1 çekirdek birinci seviye gelişim, 2 çekirdek ikinci seviye gelişim… ve böyle devam ediyor. Bazı çekirdekler düşmanları öldürdüğümüzde onların cephaneliği arasından çıkıyorsa da, bazıları etraftaki nesneler arasına saklanmış. Enerji çekirdekleri çok bol olmasa da, hangi silahı ne zaman geliştireceğinize karar vermek çok önemli. (sniper silahınıza termal görüş dürbünümü ekleyeceksiniz, yoksa büyük tabancanıza mermi mi yapacaksınız, iyi düşünün) Oyundaki 8 silahın her birinin belirli düşmanlar karşısında artıları eksileri mevcut. Deneyerek en etkilisini bulmak size kalıyor. Sonuna kadar geliştirilmiş Bulldog (büyük saplı tabanca) ve Grande Launcher (roket atar) silahları çarpışmalara olukça dayanıklı olsa da, Sniper silahınız öldürücülüğü en çok olan ve bu nedenle oyundaki en pahalı silahlardan. Oyunda en az kullanacağınız silah Plazma Silahıdır. (bu tamamen benim seçimim. Ben oyunda bu silahı hemen hemen hiç kullanmadım)
Geliştirme sistemi, oyunun single-player bölümüne uygulanmamış. Silahlarınızın gücünü arttırma maratonu da diyebileceğim multiplayer bölümünde gerçekleştirebiliyorsunuz. Zaten, muhtemelen, çılgın bir deathmatch oyununda, üçüncü seviyeye çıkmanız olanaksızmış gibi görünüyor. Fakat daha uzun süreli multi oyunlarda (capture the flag yada front line assault gibi) genellikle daha fazla enerji çekirdekleri bulunmakta.
KONTROLLER (Xbox için)
Pariah, bir “topla-geliştir-ve oyna” oyunu. Daha önce Xboxlarında Halo oyununu oynamış olanlar, Pariah’ın kontrollerine pek de yabancılık çekmeyecekler. Halo’nun kontrollerinde tek farkı hızlı koşma tuşunun eklenmiş olması. Özellikle bir anda birçok düşman tarafından çevrelendiğiniz zaman, koşma tuşu kaçmanıza ve güvene kavuşmanızda sihirli anahtar rolü oynuyor. (hele birde multiplayer olarak oynuyorsanız, arkadaşlarınızdan kaçmak çok heyecanlı ve oldukça eğlenceli olabiliyor)
Oyunda altı farklı tuş konfigürasyonu ve dört farklı thumbstick varyasyonu bulunuyor olsa da, sizlere varsayılan olarak atanmış tuşları şöyle bir anlatayım; ●Sol thumbstick – hareket/eğilme (üzerine bastığınızda)●Sağ thumbstick – nişan alma/zoom yapma (üzerine bastığınızda)●üst ve alt tuşu – silahların döngüsü●Sol trigger – testere çıkartma●Sağ trigger – ateş etme●A tuşu – zıplama●B tuşu – koşma●X tuşu – nesneleri kullanma/silahınızı doldurma●Y tuşu – silah menüsü●Siyah tuş – görevinizi gösterir●Beyaz tuş – iyileştirme araçları
Genel olarak Pariah’ın kontrollerinden çok az rahatsız oldum. (bazı araçları kullanmak sıkıcı olsada) Araç tabanlı bölümler oldukça az ve aralıklı olsalar da, single-player bölümünde temel bir problemmiş gibi gözükmüyor.
OYUN MODLARI
Bugünlerde gördüğümüz FPS oyunları, multiplayer bölümleri kadar iyi oluyor. (Pariah’da bunun tavanı herhalde) Oyunda, devrimci bölümler bulamasanız da, “map editör” (harita düzenleyicisi) çok kullanılışlı ve amacına uygun.Standart olarak , team deathmatch, ve capture the flag oyunu modlarına rastlayacaksınız. Front Line Assault ve Siege yi de unutmayalım. Front Line Assault da, iki takım belirli bir kontrol noktasını ele geçirmek için kapışıyorlar. O nokta ele geçirildikten sonra, düşmanlarınızın karargahına doğru ilerliyorsunuz. Eğer düşmanlarınızın karargahının çekirdeğini yok etmeyi başarırsanız, oyunu kazanmış oluyorsunuz. Halat çekme oyunu gibi, mücadele ve rekabet isteyen bu oyunda, uzun müddetçe zevkli çarpışmalar yapabilirsiniz. Siege de, bir takım, kendi pozisyonlarını, her ne pahasına olursa olsun korumalı. Düşmanlarınızın sayısı yada becerisi önemli değil. Burası sizin ve burayı korumalısınız.
Pariah, Xbox daki ilk harita editörlü oyun değil. (fakat kullanılışı en basit olanı herhalde) Standart bir resim düzenleyici programın kullanılışını birazcık bilen birisi, normal bir haritayı, hiç zaman kaybetmeden düzenleyebiliyor. (tabii ki daha kompleks haritalar yapmak biraz daha uğraştırıcı) Yaptığımız haritaları, hafıza kartlarımızla arkadaşlarımıza verebilir, daha da iyisi, Xbox Live ile, Pariah serverında yayınlayabiliriz. Online olarak yayınlanan haritalar, sadece arkadaş listemizdeki insanlar tarafından görülebilmekte. Sizin hazırladığınız haritaları, sadece deathmatch, team deathmatch, ve siege multiplayer modlarında kullanabiliyorsunuz. Bu da demek oluyor ki, capture the flag ve front line assault maçlarında, ya standart haritaların birinde oynayabileceğiz, yada indirilmesi onaylanmış belirli haritaları indirip kullanabileceğiz.
Pariah, iki kişili split-screen sistemini destekliyor. Ayrıca Xbox Live ‘i tüm multiplayer oyun modlarında kullanabilirsiniz. (yalnızken de botlar ile multiplayer zevkini tadabilirsiniz) Botlar değersiz ve güçsüz bir şekilde ayarlanmışlar ne yazık ki. Ancak 16 kişilik deathmatch oyunlarına adanmış serverlarda, oyunun zevkini daha iyi alabiliyorsunuz. Bu tür serverlarda bir çok Pariah fanı ile karşılaşmanız da mümkün.

GRAFİKLER VE SESLER
Unreal motorunun modifiye edilmiş bir versiyonunu kullanarak, Pariah’da olayların geçtiği yerler, biraz demode olmuş yerler olarak detaylandırılmış. Mesela dağlık ve ormanlık alanlar, endüstriyel fabrikalar gibi. Işıklandırma ve diğer görsel efektler, Pariah’ın, Xbox ‘daki en iyi görünen FPS ‘lerinden birisi olmasını sağlamış. Problem şu ki, aynı bölüm hatta aynı alan içerisindeki nesneler aynı oranda parlatılmamış. Bazı bölümler, göze sonradan çarpıyor. Binaların içerisindeki detaylandırma kendini tekrar ediyormuş gibi görünüyor olsa da, oyunun geneli dışarıda geçtiği için, bu çok fazla rahatsız edici olmuyor.
Ana karakterlerin modellenmesi, etkileyici bir içimde detaylandırılmış. (özellikle yüzlerindeki ayrıntılar mükemmele yakın) Fakat asıl taktir edeceğiniz grafikleri, az sayıdaki arademolarda göreceksiniz. Karşınıza çıkan birçok düşman, zırhlı askerler ve birden fazlalar. Ancak aralarına bir bomba atarak, havalara fırlamalarını ve birer kelebek gibi havada süzülmelerini izlemek, gerçekten eğlenceli. (düşmanlarınızın ölürken etrafa saçtıkları kanlardan bahsetmiyorum bile) İşte sizlere içimdeki kötüyü göstermenin zamanı :) Oyunda sırf böyle güzel ölümleri görebilmek için, bazen yağmacı olmayan masumları da, düşman zannettiğim (!) oluyordu :))
Pariah’da, bazı insan vücutları, çok tuhaf bir şekilde yere düşüyor olsalar da (düşmanları öldürdüğünüz zaman yere düşene kadar, eski Türk filmlerinde oldukları gibi yere düşüyor, bir ellerini alınlarına götürmedikleri kalıyor :) ) aslında oyunun fizik motoru başarılı. Framerate (tam Türkçe’sini bende bilmiyorum açıkçası:) ama oyunun kare kare gözükmemesini sağlayan hızı diyeyim) bazen oldukça düşüyor. Özellikle birçok karakterin ve düşmanın bir ekranda olduğu, karmaşık ve hareketli savaşlarda yada roketlerin fırlatıldığı zamanlarda. Eğer split-screen oynuyorsanız, işiniz daha da kötü. Bölümler arasındaki geçişlerin bazıları, gereğinden fazla uzun sürüyor.
Oyunun müzikleri, aksiyonu her zaman yüksek seviyede tutuyor. Fakat oyundaki en az fark edilebilir yan bu bence. Genellikle oynanışa odaklanmaya katkı sağlayan parçalar, vurmalı çalgılar ile kulak tırmalamıyor. Oyun içinde hemen her zaman arka planda bir müzik duyacaksınız. Fakat bu heyecanınızın artmasını sağlayacak. Oyundaki müzikler aksiyonla birlikte değişiyor. Bu da kulaklarınızı okşarken, adrenalinizin de artmasına sebep oluyor. Bu söylediklerimi aynı zamanda ses efektleri için de söyleyebilirim. Yapımcılar işlerini iyi yapmışlar. Fakat göze çarpma işinde, sınıfta kalmışlar.
GENEL İZLENİM
Pariah, Digital Extreme firmasının, Unreal ayrıcalığından kopmasının bir kanıtı gibi duruyor. Fakat buna rağmen çok başarılı. Evet oynanılış Unreal den etkilenmiş ve onun gibi oynanılıyor olsa da, Unreal ‘den çok daha fazla single-player ‘a odaklanılmış. Oyunun hikayesi oldukça iyi. (ancak tamamen anlamanız için oyunu bitirmiş olmanız gerekiyor olsa da, hikaye birbirine tümleşik olduğundan sıkılmayacaksınız) Gerçekten ilginç olaylar, oyunun yarısından sonra başlıyor. Ancak bazı oyuncular bu kadar uzun süre bekleyemeyecekleri için, bu bana büyük bir risk gibi göründü. Sniper mermileriniz, oldukça az. Aslında bu, bana göre, iyi bir şey. Çünkü aksi taktirde, Pariah, çocuk oyuncağı olurdu. Düşmanlarınızı indirdikten sonra, onları kıpırdatamıyorsunuz. Bu da gerçeklikten biraz uzaklaştırmış sanki. Kısa bir campaing ve sıradan bir multiplayer bölüme rağmen, eninde sonunda, Pariah, son zamanlarda tattığım en eğlenceli FPS tecrübesiydi.
SON SÖZ
Pariah, FPS oyunlarındaki çıtayı bir üst seviyeye çıkartmamış olabilir. Fakat kendisine Xbox kütüphanesinde bir yeri ayırtmış bulunakta. Geliştirilebilir silahları ve Online multiplayer modu ile, Halo 2 nin derinliğine olaşamasa bile, sadece eğlenceli bir oyun için kusursuz. Xbox’daki çok az sayıda olan FPS oyunları içinde, Pariah, en iyilerinden birisi olarak hatırlanacak. |
|