Son dönem bilgisayar oyunlarında üstün grafik anlayışından öte dikkat çeken bir diğer unsurda yeni ve değişik oyun konseptleri bularak geçmişi tekrar etmeme kaygısı olsa gerek. Öyle ki muhteşem grafiklerine rağmen adından sadece bir ay söz ettirebilen birçok oyun (bakınız Titan Quest) şimdiden tarih sayfasına gömülürken türüne kattığı yenilikleri sağlam grafiklerle pekiştiren oyunlar uzun süre hatırlanmaya değer görülüyor. İşte oyunumuz Paraworld'de buna aday oyunlarda biri.
Alman Sunflower şirketi tarafından yapılan ve uzun zamandır çıkması beklenen oyun 8milyon dolarlık dev bir bütçe sahip. Bununla beraber oyunumuz bu bütçeyi ciddi anlamda iyi ve başarılı kullanmışta diyebiliriz..
DEMO İLE BAŞLADI BİZİM AŞKIMIZ
Öncelikle şunu söylememde yarar var ki bir oyunda ilk izlenim olarak en fazla dikkat ettiğim nokta oyunun video su ve menüsüdür. Zira nice dev yapımlar gördüm ki muhteşem oyun ve konuya rağmen bu hususta geri kalmışlardı. İşte bu olay bende bir çeşit ters etki yaratıp oyundan soğutuveriyor. Oysa Paraworld'ün yapımcıları bu konuda ciddi anlamda uğraşmışlar ve sonuç olarak ta ortaya oyunun nasıl bir dünyada ve ne şekilde geçeceğine ilişkin evlere şenlik bir video hazırlamışlar. Kalite derseniz oldukça sağlam ve son dönem izlediğim videolardan en iyisi diyebilirim. Aynı şey oyuna ilk girdiğiniz anda ki menüde de kendini gösteriyor. Menü de size hem görsel açıdan zevk verecek hem de kolaylıkla istediğinizi bilgiye ulaşmanızı sağlayacak bir sistem sizi karşılayıveriyor
PEKİ YA OYUN
Oyunumuzun konusunu kısaca özetlemek gerekirse 3 kişiden oluşan arkeolojik çalışma grubumuz uçaklarına atlayıp bir bölgeyi araştırmak için yola koyulmaları ile başlıyor. Yolculuk sırasında nasıl oluyorsa bir şekilde paralel bir evrene geçip günümüzden binlerce yıl öncesini yaşayan bir dünyaya henüz prehistorik çağlarda ki evrene gidiyorlar. Ve asıl macerada buradan sonra kahramanlarımızın kurtulma arayışlarına girmeleri ile başlıyor.
İçine hapsolduğumuz evren henüz teknolojiden nasibini almamış en önemlisi de dinozorlarla dolu bir dünya. Etraf barbar ve amazon kabileleri ile adeta dolup taşıyor. Bu arada bizde bir barbar kabilesinin üyelerini kurtarıp kabilenin başına geçiyoruz ve amacımıza yönelik bir arayış içerinse giriyoruz.
Oyun içersinde odun, yiyecek ve taş gibi ham maddeleri toplayarak birimlerimizi ve adamlarımızı üretip geliştiriyoruz lakin burada alışık olmadığımız bir şey karşımıza çıkıyor, buda ham madde deposu. Yani oyunumuzda işçiler ağaç kessin şimdi kullanmayım biriksin sonra topluca kullanırım mantığı yok olmuş durumda. Bunun yerine topladığımız ham maddeler için belirli bir depo sınırımız var. Elbette ki çeşitli upgradeler ile bu depo limitini yükseltmek mümkün ama ilk başlarda ne oldu da bu adamlar ağaç kesmeyi bıraktı demeyin çünkü işçileriniz kestikleri ağaçları koyacak yer bulamayınca işlerini doğal olarak bırakıyorlar.
Paraworld'deki bir diğer güzellikte işçilerden tutunda kahramanlarınıza kadar herkesin level atlayabiliyor olması. Bu sayede her birim yapmış olduğu işi daha da iyi yapıyor işçiler hızlanırken savaşçılarınız daha güçlü oluyor. Yalnız burada şöyle bir şey var ki dikkat edin derim, level atlatma işlemini genelde dövüş esnasında yapmanızda fayda var. Level atlayan adamlarınızın enerjisi de tamamen doluyor ve savaş esnasında ölmek üzere olan bir adamınız hem daha güçlü hem de full enerjili olarak yeniden oyuna katılıyor. Bu olay hayatınızı ne kadar çok kurtaracak tahmin bile edemezsiniz.
DİNOZORLAAAR
Ve oyunumuzun en ilgi uyandıran kısmı ile karşınızdayız. Paraworld'de kontrolünüz altında olan ve serbest şekilde haritada koloniler halinde dolaşan istemediğiniz kadar çok dinozor var. Bu dinozorlarınsa oyunun gidişatını nasıl etkilediğini en belirgin biçimde hissedeceksiniz. İlk başta bir adet Animal Farm kurarak ve sonrasında bunu geliştirerek elde ettiğimiz çeşit çeşit dinozor ve mamut türleri sizi farklı oyun stratejilerine itecektir. Bundaki en büyük pay ise oyunun R0;tüm düşmanı yok etR1; gibi banal görevlerden sıyrılıp sizi kimi zaman keşiflere kimi zamanda kayıp eşyaları bulmaya yönlendirmesi.
Ürettiğimiz dinozorlar kimi zaman yüksek dağlardaki düşman birimlerini yıkmak için kullanırken kimi zamanda daha büyük boyutlu yaratıklar üreterek üzerine 4 adet okçu çıkartıyor ve dinozorumuzun gücüne güç katabiliyoruz.
Az önce dediğimiz gibi sizin kontrolünüz dışındaki dinozorlarda oyunda büyük önem taşıyor. Bunlar çok sayıda ve çeşitli türleri olmalarına karşın otobur olanlar bize dokunmazken etobur olanlar bizi veya düşmanlarımızı gördüğü anda sürü halinde saldırabiliyor. Ayrıca bu saldırganlık özelliğini bir strateji unsuru olarak görmekte fayda var. Yalnız şunu da atlamamakta lazım ne çeşit olursa olsun eğer bir grup dinozorun yuvasını ve yumurtalarını parçalıyorsanız size saldırıyorlar hatta etraftaki tüm hemcinsleri ile sizi hedef alıyorlar. Bu da bağımsız birimlerin arasındaki bağın ne derece kuvvetli olduğunu gösteriyor.
SES EFEKTLERİ MUHTEŞEM
Belki de en çok hoşuma giden yerlerden biride burası. Oyun içi müziklerdeki ciddi anlamda başarılı ve oyunun içinde bulunduğu dönemi gerek ritim gerekse müzikler ile son derece güzel bir şekilde yansıtmayı başarmış. Kullandığımız birimlerin seslerinde ise yine aynı durum söz konusu. Kahramanlarımızın, dinozorların ve diğer tüm ayaklı birimlerimizin sesleri için belli ki iyi bir çaba harcanmış keza aynı durum binalarımız içinde geçerli. Seçtiğimiz birimlerdeki ses düzeni ve seçili olan birime dayalı çıkan sesler son derece başarılı.Yanlız bir iki istisna bayan birimi varki sesi cidden itici.o birimleri kullanmassanız dahada güzel oluyor:)
GRAFİKLER GÖZ DOLDURUYOR AMA
Oyunda ufakta olsa bir eksiklik bulabildiğim tek yer burası sanırım. Aslına bakarsanız grafikler son derece başarılı özellikle dinozorlarda bir hayli uğraşıldığı her halinden belli. Bunu yanında genel oyun haritası atmosfere çok büyük katkıda bulunuyor. Geniş çöller ve kanyonlar, bunların arasında dolaşan bin bir çeşit tehlike arz eden türlerin hepsi gayet güzel. Lakin tek bir yer var ki az da olsa canımı sıktı, oda oyun esnasında kullandığımız zoom özelliği. Keşke hiç olmasaymış dediğim bile oluyor zira zoom yaptığımız vakit ekran thrid person shoot halini alıyor ve karakterleri Age of Mithology oyununda olduğu gibi yandan görür hale geliyoruz. Böyle olunca da ağaçların ekranı kapatmasından çoğu zaman bu özelliği kullanamıyoruz. Ayrıca savaş esnasından birbirinin içine girmiş dinozorlar pekte güzel görünmüyor ve zoom kullanılmadığında böyle bir sorunda ortaya çıkmıyor. Bunun yanında haritayı çevirebilme opsiyonumuzun bulunmaması da bir hata. Dağlarla dolu böyle geniş bir haritada ne çok işimize yarardı oysa.
SON SÖZ
Netice itibari ile Paraworld RTS türünde oldukça başarılı bir örnek teşkil ediyor. Kendi alanında çok çok büyük yenilikler getirmese bir strateji oyununda dinozorları kullanmak oldukça zevkli, Kaldı ki oyun boyunca yaptığımız görevlerde bizi sıkmıyor ve kendini tekrarlamıyor. Sesler derseniz zaten süper ve oyunun zoom özelliğini kullanmadan oynarsanız evler şenlik bir strateji sizi bekliyor.