OYUN TARİHİNİN FİYASKOLARI-I: DAIKATANA!!!
Eee her zaman efsaneleri ve hitleri huzurunuza çıkararak pohpohlamaktan sıkıldık bizler de... Elbette pek çok güzel oyun oynarken kendisine hayran bıraktı bizleri. Hafızamızda daimi olarak yer edindi. Fakat bir kısım oyun da, bünyesinde barındırmış olduğu can sıkıcılık ve kalitesizlik sayesinde hatırlandı bir süre sonra. Hiç şüphesiz bu oyunların başında da Daikatana gelmekte... Fakat durup bir yandan da saygı duruşunu ihmal etmemek lazım. Daikatana oyun tarihinin "efsanevi" kötü oyunu olma özelliğini yıllardır koruyor ve görünüşe bakılırsa korumaya da niyetli görünüyor.
Daikatana hakkında ilk haberler çıktığı zamanı hatırlıyorum. O zamanlar daha Half Life gibi bir oyun çıkıp, oyun anlayışında köklü değişiklikler yapmamış. Belli başlı oyunlar dışında PC lerde oyun oynanmadığı dönemler. Düşünün ki pek çoğumuz hala disket formatında edinebiliyoruz oyunları. Şanslı olan oyun severler ise PSx lerinin başına geçmiş keyif çatarken PC oyuncuları kıskançlıktan çatlıyorlar. O döneme dair en net hatırlanan oyunlardan biri de Quake 2 ! Nedense ülkemiz sınırları içerisine geç girmiş olmasına rağmen rağbet esirgenmemiş kendisine, PC kullanıcıları da onunla tatmin ediyorlar kendilerini. Gizliden gizliye bir haber yayılıyor. Quake efsanesini gömecek, Doom'un getirdiği anlayışı tuz ile buz edecek bir oyundan bahsediyor herkes! Meraklanıyoruz! Ama o dönemler daha isim cisim yok ortada! Yıl 1995! ilk olarak Daikatana adı resmi olarak duyuruluyor zira henüz yapımına başlanmamış bile!

Gel zaman git zaman haberler detaylanıyor. Id Software'den ayrılan John Romero önderliğindeki ekip, gerçekten iyi bir iş çıkartacaklarının sinyallerini veriyorlar. Ekran görüntülerinin fazla renkli olması ve envai çeşit silah meraka kapılmamıza sebebiyet veriyor. Piyasadaki oyun dergileri en ufak bir haberde kıyametleri koparıyorlar derken oyunun 97 ortalarına doğru çıkacağı açıklanıyor. Eee bu kadar bahsi geçen, bu kadar merak uyandıran bir oyunun nasıl bir şey olacağını merak etmeden edemiyoruz. Derken kısa sürede hayallerimiz yıkılıveriyor. Rivayete göre yapımcılar oyunun bünyesindeki detayları kalitesiz ve yetersiz buldukları için oyunu bir sonraki seneye erteleme kararı alıyorlar.
Sabır denen şeyin özelliği de budur ya! Bekliyoruz. Zaten elimizden de başka bir şey gelmiyor. Bekliyoruz... Bekliyoruz... Bekliyoruz... Gelen her yeni haber ve yayınlanan her yeni ekran görüntüsü ile beklentimiz daha da artıyor. Fakat bu bekleme işi, umduğumuzdan daha uzun sürüyor. 98 yılı geliyor geçiyor... 99 yılını ardımızda bırakıyoruz derken milenyumun pençelerine düşüyoruz. Öyle ki artık Daiktana hakkında çıkan hiç bir habere tepki veremeyecek kadar bağışıklık kazanıyoruz. Anlaşılan işin yılan hikayesine dönmesi yüzünden oyuncuların, oyuna karşı ilgilerinin soğuması yapımcıların da dikkatini çekiyor ve daha fazla uzatmadan oyunu piyasaya sürme kararı alıyorlar. Lakin bu kararın belki de hayatlarında alabilecekleri en kötü karar olduğunun henüz bilincinde olmadıkları da her hallerinden belli oluyor!
"BİR OYUN NASIL YAPILMAMALIDIR?" sorusunun cevabını Daikatana sizlere rahatlıkla verebilir. Gerçekten içinde barındırdığı onca saçmalıkla aslında bir oyunun nasıl yapılmaması gerektiği konusunda yeni kuşaklar için örnek teşkil edecek her şey ama her şey vardır içinde! Saçma sapan grafik detaylarından dolayı aynı yeri saatlerce dolaşmak ve bulmanız gereken envanterin yerinde olmaması (aslında detaysızlık değil şakadır bu! oyun içerisindeki yaratıklar o envanteri alır saklarlar, tabii canavardır neticede zekadan nasibini almamıştır unutur sakladığı yeri canım benim!). Oyunun en can alıcı noktalarda donması (ki bu da aslında oyun yapımcılarının bizlere vermiş olduğu bir mesajdır! "bilgisayar başında asosyal olmayın çıkın dışarı gezin dolaşın Daikatana oynamasanız da olur" demek için böyle bir yöntem geliştirmişlerdir. ) Ne savurduğunuz kılıç kılıca benzer ne kullandığınız silahlar (Burada verilen mesaj, silahla şaka olmaz... Verilen ikinci mesaj: hiç bir bilgisayar oyunundaki silah gerçeğinin yerini tutamaz)...

Gördüğünüz gibi Daikatana'nın vermiş olduğu mesajlar son derece "insancıl" mesajlar. John Romero'nun hakkını yememek lazım. Oyunu oynarken bir kaç kişiyi deşme ihtiyacı hissettiğinizi biliyorum pek çoğunuzun ama işte hayat bu! Daikatana bir bakımdan da nefsinizi köreltme fırsatı veriyor. Kim bilir akranlarımdan belki pek çoğu bu oyunla yaşamış olduğu deneyim sonrasında hayata daha ciddi bakmaya başlamış, PC oyunlarından elini eteğini çekmiş, derslerine çalışıp en güzel yerleri kazanmış ve benden fersahlarca öne geçmiş olabilir. Hiç ütopik görmüyorum. Daikatana gibi bir oyunun piyasaya sürüldüğü bir dünyada ütopyadan söz etmek terbiyesizlikle eş değer bir durum değil midir ey OyunLideri sakinleri sorarım sizlere :D
Diğer taraftan Half Life gibi bir canavarın yaratıldığı dönem göz önünde bulundurulduğunda, Daikatana'nın piyasaya sürülmesi ayrı bir küfür niteliği de taşımakta. Yine de Daikatana'ya dair hatırladığın şeyler mevcut sinir krizlerinden daha fazlası ve daha anlamlı şeyler diyebilirim. Ben Daikatana'nın oyun severleri sınamak için yapılmış gudik bir sınav olarak görüyorum. Bu deneyimin bir şekilde yaşanması gerekiyordu nitekim pek çok oyun severde meraklarının gazına gelerek bu deneyimi yaşadılar.

Büyük beklenti altından zor kalkılabilen meseledir. İster oyun sektörü olsun ister müzik sektörü isterse de sinema sektörü... Büyük beklenti her zaman başlı başına bir risk doğurur beraberinde. Yani bazen beklentiler öyle bir hal alır ki, ortaya çıkan iş ne kadar tatmin edici ne kadar kaliteli olursa olsun, kendisini bekleyenlere yaranamaz. Bunun dışında bir de hava kabarcığı kıvamında olup beklentiye yol açan ürünler vardır ki onların vay hallerinde. Aslında pek çoğu malı hamuduyla götürüverir fakat Daikatana için aynı şeyi söyleyemeyiz. Kendisi üzerinde harcanmış büyük emekler vardır. Çuvallarla paralar saçılmıştır bu projeye. Ama gel gelelim olmamıştır olmamıştır olmamıştır. Ne güzel söylemiş Morpheus : "Yolu bilmek ve o yolda ilerlemek farklı şeylerdir. " İşte Daikatana yolu bilen bir ekibin elinden çıkmasına rağmen yolda kalmış bir oyun. Öyle ki o yol zamanla fırtınaya ve yoğun kar yağışına maruz kaldı ve yazıktır ki Daikatana bütün o tabakanın altında kalarak kendisinden ilelebet yakayı sıyırmamızı sağladı. iyi mi oldu? evet hem de çok çok iyi oldu! Zararı milyonları bulan Daikatana acı bir PC hatırası olmayı becerdi ve yeni yazı dizimin ilk -ve aynı zamanda da alternatifsiz- konuğu olarak yerini aldı.
|