| Birbirini öldürmeye çalışanlar, arabalarını en yüksek hıza ulaştırmaya çalışanlar, askerlerini stratejik noktalara taşımaya çalışan generaller. Bu anlattıklarım Dünya üzerinde olan ve olacak olaylar ama bazılarımız bu olayları bilgisayarlarımızın ya da konsollarımızın başında her gün yaşıyoruz. Oyunlar içersinde bazen Dünya’yı kurtarmaya çalışırken bazen kendimizi ortaçağlarda elimizde kılıç ile bulabiliyoruz. Hatta çoğu zaman gelecekte yaşayacağımız olayları sanki bize bir film gibi izleten oyunlarda bir elimizde ışın kılıçları ile savaşırken düşmanlarımıza doğaüstü güçlerimiz ile karşı koymaya çalışıyoruz. Sonuç olarak oyun oynarken Dünya üzerinde yaşanmış olan veya yaşanabilecek olan (Çoğu zaman) olayları kendi gözümüzden görmemizi ve belki de Dünya’nın kaderini bizim belirlememizi sağlayacak tatmin ve başarıyı elde edebiliyoruz. Şimdi ise oyunların gerçek olduklarını düşünelim. Bir strateji oyununun gerçek olduğunu, Emrinizdeki düzinelerce insanın sadece sizin emirlerinize sağdık kalarak gözleri kapalı ölüme gideceklerini düşünün ve asla başka bir şansları olmadığını. Hatta karşıda düşmanın sayısının ne kadar olduğu önemli değil onlar için, tek bir amaçları var emirlere uymak. Farenizin sadece bir tıklaması ile düşman üzerine koşan binlerce asker. Şimdi bu anlatılanları şu anda gerçek Dünya üzerinde olan olaylarla karşılaştırın ve farkı düşünün… Bence hiçbir fark yok. Verilen yanlış bir emir on binlerin ölmesine sebep olabilir, ya da bir araba ile giderken yapılan yanlış bir fren arabanızın takla atmasına sebep olabilir. Oyunları oynarken nelere dikkat ederiz. Grafiklerine, yapay zekasına, seslerine, atmosferine, müziklerine vb şeylere bunlar oyunu daha gerçekçi yapan belki de oyunu oyun yapan şeylerdir. Oyun Dünya’sın hızla ilerlemesi yeni çıkan oyunların kalitelerinin yükselmesi bizi sanal ortamda gitgide gerçeğe yaklaştırıyor ve yaklaştıracak. Gerçeğe yaklaştıkça aldığımız zevk artacak ve oyunlardan daha çok zevk alaya başlayacağız belki de. Peki, eski oyunlardan zevk almıyor muyduk? Örnek olarak bir Prince of Persia’nın eski versiyonunu oynayıp da unutabilen var mı? Ya da DOS ortamında çalışan Doom’u unutabilen? O zaman ki grafiklerle günümüz grafiklerini yan yana koymak bile gereksiz bence. Ama alınan zevk gerçekten düşündürücü. Ben şahsen yıllar önce Commodore 64 de oynadığım moonstone oyunundan aldığım zevki hiçbir oyundan almış değilim. Ya da biraz daha geçmiş zamana gidersek horhor zombie de korkulacak şeyler bulmak garip değil mi? Oyunu oyun yapan grafikleri ise o zamanın grafiklerinde bu kadar zevk alıyorken şimdi çıkan oyunlarda aynı zevki alamamamız sizce de garip değil mi? İnsan elinde bulunanlarla en iyisini elde etmeye çalışması belki de bunu sağlayan. Hiçbir oyunu oynarken gerçekten orada olduğunu düşündünüz mü? Bence başarılı bir oyuncu olmanın en önemli yolu oyunu yaşamaktır. Bir strateji oyunun da emir verirken bir an durun ve düşünün belki de bu emrinizle binlerce insan hayatını kaybedecek. Ya da bir takım oyununda Takım arkadaşınızın hayatını kurtardığınızı düşünün. Gerçek hayatta böyle bir şey yaşadığınızda ne kadar mutlu olursunuz? Her sene çıkan haberlerde kesinlikle oyunları kötüleyecek birçok haber çıkıyor bunu hepimiz biliyoruz. Bir internet kafeye girip counter strike oynayanları çekip kötülemek için ellerinden geleni yapan beyinlerini örümcek ağları bağlamış insanları hepimiz görüyoruz. Bu haberleri yapan insanlar her sene Dünya üzerinde kaç masum insanın savaşlar sonucu öldüğünü biliyorlar mı? Ya da biliyorlar ama bilmezlikten mi geliyorlar? Video oyunları oynayanların zekâlarının arttığı ve hatta düşünme kabiliyetlerin hızla geliştiğini, el ve göz arasındaki iletişimlerinin oyun oynamayan insanlara nazaran büyük ölçüde arttığını biliyor musunuz? Oyun oynarken yaşadığınız zevki karşılaştırmak gereksiz. Şu anda dünya üzerinde oyun sektörü kendi çapında bir finans oluşturmuş durumda. Online oyunlardan kazanılan maddi kaynakların ölçüsü kalmamış durumda. Peki ülkemizde bu olay nasıl gelişiyor. Kendi çabaları ile bir şeyler yapmaya çalışan birkaç firma haricinde kaç kişi oyunları ciddiye alıyor. Son zamanlarda çıkan ve altında bir Türk isminin yer aldı crysis den sonra biraz olsun insanların gözleri gerçeğe görmeye başladı. Devamının gelmesini herkes kadar biz OyunLideri Editörleri de içtenlikle diliyoruz ve diyoruz ki oyunlar bir savaş alanı ise bizde bu savaşta generalleriz. Ben şahsen kendimi tanıtmam istense kendime şu sıfatı seve seve yakıştırırım --Ben bir oyun generaliyim.. Oyunsuz kalmayın…. |