| ODDWORLD EVRENİ: Bundan aylar evvel site için hazırlamış olduğum - sanırsam- ilk inceleme yazımı bir klasik oyun üzerinde yazmıştım. Evet bahsi geçen oyun Another World'dü ki yazı sırasında sürekli olarak Oddworld oyunlarına olan hasretim de depreşti. Sonuçta Another World'ün açtığı yoldan ilerleyen en popüler oyunlardan biridir Oddworld. O zamanlar için alt metin okuması şeklinde dayandırabileceğimiz ciddi politik yergileri de vardı inceden. Tabii eleştiri oklarını "ilkel kominel" toplum başlığını başka bir "zaman-mekan" ögesi içinde sunmaktaydı bizlere. Yine aylar önce oyun dünyasındaki evrenler başlığı adı altında özellikle Oddworld'ü inceleme gereği duymamın nedenlerinin ise tamamen duygusal olduğunu söyleyebilirim. Yazıyı yazmak için oyunların yeniden elime geçmesini beklemek zorunda kaldım tabii bunun yanı sıra oyunları ilk gün olduğu gibi pür dikkat oynamam da gerekti... Lafı daha fazla dallandırıp budaklandırmayı bir kenara bırakıp yazıma geçeyim en iyisi... 
GARİPLİKLER SİLSİLESİ... Bir oyunun amacını belli edip oyuncuya direk isimden örnek vermesi doğal bir durum lakin oyunun adını birebir temasıyla eşleştirip sunmak, lafını önceden söylemiş olmak biraz da dönemin modasında gelmekteydi. Böylece "yarı hayat mı o da ne?" ya da "söyler misiniz? FarCry ne anlama geliyor?" gibi soruların cevapları için ekstradan yapımcıların yorumlarını dinlemeye de gerek kalmıyordu. Zira o dönemlerde oyun dünyası hareketli olmasına rağmen yapımcıları günümüzdeki kadar göz önünde bulunmuyorlardı. John Carmack gibiler için hava hoş tabii onlar nedense eskimek bilmeden göz önünde kalmayı sürdürebildiler... Neyse...Gelelim Oddworld'e... Aslında döneminin en popüler oyunlardan biri olmasına hatta oyunun baş kahramanı Abe'in bir dönemin oyun ikonları arasına yerleşmiş olmasına rağmen günümüzde epey unutulmuştur. Üstelik XBox konsolu için piyasaya sürülmüş olan "Stranger's Wrath" ı bir çeşit geri dönüş oyunu olarak görecek olursak; beklenen etkiyi yaratamamış olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunun en büyük etkisi sanıyorum ki EA'nın yapımcı firmaya uygulamış olduğu baskı olacak ki; günümüz popülaritesine ayak uydurmaya çalışan, popülerliğini orijinalliğinden almış bir oyunu başka bir kalıba sokarak, günümüz eğlence sektörünün yönlendirme baskısına boyun eğmiş bir oyun çıktı karşımıza. EA piyasanın lideri ve oyun dünyasının tek hakimi fakat oyunların orijinalliğine yapmış olduğu bu müdahaleci tutum artık sadece geniş kitlelerin beğenisine sunulmuş bir oyun anlayışını getiriyor beraberinde. Neticede Oddworld gibi gücünü iki boyutlu macera kategorisinden alan bir oyunu kalkıp FPS platformuna sokmanın lüzumsuz olduğu da acı bir gerçek.  BAŞKA "DÜNYALI" OLMAK... Aslında Oddworld büyük abisi Another World'den bazı noktalarda ayrılmakta. Pek çok özellikleri ortak olsa da ( Örneğin; her ikisinde de en az 5-6 dakika sonrasını da hesaba katma durumu söz konusu bu bakımdan ayrılmaktalar... Dahası her ikisi de birbirini aratmayacak ölçüde zor ve tekrara dayalı oyunlar. Platformları aynı. Arka plan aynı... Her iki oyun da farklı evrenlerde vuku bulan hikayeleri anlatmakta vs vs... örnekler çeşitlendirilebilir.) Fakat bütün bunların dışında Oddworld bir başkaldırı oyunu. Temel olarak içerisinde bulunulan sisteme bir başkaldırış söz konusu. Global bir tanım olan "sürü psikolojisi" anlayışına tıpkı Another World gibi sert eleştirilerde bulunmakla birlikte, kendisini keşfetmiş olan "seçilmiş" Abe'in etrafını konu ediniyor daha çok... Neticede günümüz fantastik kurgusundan, bilimkurgusuna hatta bırakın bilimkurguyu; animasyon filmlerine kadar sıkça işlenmiş olan "seçilmiş olan" teması mevcut. Hiç bir insan (ya da uzaylı) birbirinin aynısı olamaz. Herkesin yaradılıştan gelen farklı özellikleri vardır anlayışına dadanıyor olsa da "tabii bazılarının yaradılış özellikleri diğerlerinden çok daha üstündür" alt metin yapıştırmasını eklemeyi de ihmal etmiyor Oddworld.  Abe karakterini bir çeşit "erdem sahibi köle" mertebesine eriştirmişler. Böylelikle ana karakterimiz aslında kendisini çevreleyen ve esir alan bütün diğer karakterlerden çok daha kudretli bir yapıya sahip. Hem zeka hem de metafizik açıdan... Doksanlı yılların ortalarına doğru patlayan furyaya mensup bir oyuna göre oldukça kalabalık fikirlere sahip bir oyun Oddworld. Oyun boyunca elinize tek bir silah bile almıyorsunuz. Bir sahneden diğer sahneye atlarken başınıza ne geleceğini bilemiyorsunuz. Hepsinden önemlisi; "Staranger's Wrath" oyununda kaba tabiri ile içine edilmiş olsa da, sadece kafanızı kullanmakla yetinmek zorundasınız. MERAK, MERAK, MERAK... Abe aslında tipik bir filozof özelliğine sahip. Çok zeki bir karakter olduğu tartışmaya açık fakat meraklı olduğu kesin. Abe bazı şeyleri, farkında olmadan sorguluyor. Aslına bakılacak olursa tipik bir "nereden geldim, nereye gideceğim?" sorusu var kafasında. Sanayileşmenin ve makineleşmenin ardının arkasının gelmediği bir dünyada, üst düzey kurumlar için çalışan, fazla rahatsızlığa tabii olmamak adına ağızlarının kenarları dikilmiş, sessiz köleleri kurtarmak ve evrendeki diğer Mudokan ırkları ile bir araya getirip kabilelerinin eski ihtişamını yaşatmak gibi ek bir misyon var ortada. Bu bize daha çok Milliyetçilik akımı ve Sanayi Devrimi sonrasında Avrupa'da siyasi ve sosyal yapıdaki değişimleri andırıyor. Köleci, sınıfsal bir yapı üzerine kurulu bu evrende, Mudokan'ların uyanışına şahit oluyoruz. Dönem oyunlarını bir kenara bırakacak olursak; günümüz oyunlarında bile pek karşılaşmadığımız bir durum bu... Another World'un açtığı yoldan aslında çok daha farklı bir biçimde ilerliyor Oddworld... Bir dönem satış stantlarında "platform-çocuk" kategorisinde satılmasına da kanmanın alemi yok. Zira Oddworld her zaman için; ince düşünüp sık dokumayı gerektiren bir oyun olmuştur... DÜNDEEEENNN BUGÜNEEEEEE!!! Piyasaya çıkan ilk Oddworld oyunu söyleyeceklerini tam olarak söyleyememiş ve kendi adını taşıyan oyundu. "Hand Of Odd" isminden önce oyun ilk aşamada Oddworld adını taşımaktaydı. Sağlam mitolojik göndermelerin yanı sıra; ölçülü sistem eleştirileri ile de tam anlamıyla keyifli bir oyun sunmaktaydı bizlere. Tabii ilk etapta Hand Of Odd oyunu ile edinilmiş başarının salt Oddworld konsepti için sıradan bir giriş olduğunu söylememizde fayda var. Peşi sıra piyasaya sürülen 2 önemli devam oyununun, Oddworld konseptini, fanatizm boyutuna ulaştırdığını söylememiz çok doğru olur. Abe's Oddysee ve Abe's Exodus larının, konsepti bir kaç adım ileri götürmesini hiç bir şekilde tesadüf olarak yorumlayamayız. Karşımıza çıkan ve oyun piyasasının en hareketli dönemine denk gelen ve aynı zamanda oyun dünyasının temel taşları sayılan oyunların, pilot ve devam oyunları ile şekilleşip markalaştığı sırada Oddworld de pek çok oyunun arasından sıyrılabilmeyi başarmıştı...(Nitekim bu pek çok oyun kategorisine girenler yine PSX konseptinden; Tekken, Final Fantasy, Metal Gear Solid, Need For Speed, Resident Evil, Silent Hill vs vs...) İlginç bir biçimde uzun bir müddet, diğer oyunların maruz kaldığı "devam furyası" anlayışına maruz kalmadı. Yine dönemin en kaliteli oyunlarından olan Heart Of Darkness ve MediEvil gibi, Oddworld'un de jübilesini PSX için yapacağı düşünülmüştü. Taa ki Munch's Oddysee XboX için hazırlanana kadar...  Oddworld, dönem oyunlarının pek çoğuna hakim olan "farklı olma" anlayışı etrafında şekillenmekteydi. Fanatizm boyutlarının alıp başını yürüdüğü bir konsept olmaktan da geri kalmadı. Yapımcı firmanın adının "Oddworld Inhabitants" (Oddworld sakinleri) olmasının sebebini de rahatlıkla bu anlayışa bağlayabiliriz. Daha önce de bahsettiğim gibi, oyunda herhangi bir silahı doğrudan kullanmıyor olmamız, bir sonraki adımda başımıza neler gelebileceğini tahmin bile edemememiz (ki sanıyorum deneme yanılma yöntemine en çok maruz kalınan oyunlardan biri de Oddworld'dur.), sürekli olarak çevre ile etkileşim halimizin "zorunluluğu" ve daha pek çok unsur Oddworld'u zaten farklı bir oyun yapmaya yetiyor. Zira OW farklı olduğu kadar da isminden aşina olunduğu üzere oldukça "garip" bir oyun. Fakat bütün garipliğine rağmen, dünyamızla belli anlayışlar ve belli sosyal statüler dışında hiç bir alakası olmayan bu bambaşka evrene adapte olmak da çok uzun sürmüyor. Belli bir noktadan sonra köle gibi düşünüp, lider gibi hareket edebilmeyi de öğrenebiliyorsunuz. Bir noktadan sonra oyunun gidişatı öyle bir hal alıyor ki; yaptığınız her hareketin size belli bir bedel suretinde geri döndüğünü görüyorsunuz. Tabii bu tutumunuz -artık alışıldık bir metot olsa da- oyun sonunu etkileyebiliyor. Bu durum size kuru kuruya oyunu baştan oynamak yerine; bazı bulmacaları çözerken, bir nevi kurban etmek zorunda kaldığınız Mug'ların tümünü kurtardığınız zaman olacakları bilme fırsatı veriyor. Bunun için oyunu baştan sona daha fazla kafa patlatarak oynamanız gerekiyor. DEVAMINDA NE VAR? XboX için piyasaya sürülmüş olan Munch's Oddysee için, Oddworld çıtasını biraz daha yükselttiğini söyleyebiliriz. Bu söylemin genelliği şaibeli olsa da ben şahsen Oddworld için getirmiş olduğu tek tük yeniliklerden memnun kesim arasında yer almaktayım. Pek çok kişiye göre orijinal ruhunu kaybetmiş ve orijinal kahramanımız Abe'in; yeni kahraman Munch ile olan güç paylaşımından dolayı, gücünü yitirmiş bir oyun olarak görüldü. Zira; bulmacalar üzerine kurulu olan bu strateji / platform karması için çok akıllıca hamlelerde de bulunulmaktaydı. Özellikle bazı bulmacalar için her iki karaktere birden ihtiyaç duyulması, Munch'un oyuna sadece kuru aksiyon için yerleştirilmediğini bizlere kanıtlamaktaydı. Tam anlamıyla Mug diyemeyeceğimiz, deformasyon seviyesi maksimumlarda gezinen, buruşuk kahramanımız Munch'a alışmamız da uzun sürmedi ve kısa sürede o da OW evreninin vazgeçilmez ikonları arasında yerini aldı. YABANCININ GAZABINDAN KORKUNUZ EFENDİM Oddworld evreninin son halkası olan Stranger's Wrath'a kendi adını taşıyacak olan inceleme yazımda değineceğim yine de yüzeysel olarak bir kaç kelam deha etmek istiyorum. Öncelikle yazımın başlarında da belirttiğim gibi bambaşka bir konsept ile karşı karşıyayız. Oddworld evreninde geçen bir FPS olmasının ve belli başlı karakterlerin ve ırkların oyunda yer alması sayesinde bir OW olduğuna inandırıyoruz kendimizi. Amacımız eskisi gibi köle kurtarıp bulmaca çözmek falan da değil zaten. Stranger's Wrath'ın ana teması "hayatta kalabilmek". Kendi içerisinde FPS türüne getirmiş olduğu belli başlı yenilikler olduğunu söyleyebiliriz tabii ki ne de olsa, popülerleştirilmek için belli hamlelere maruz kalmış da olsa bahsi geçen oyun bir OW oyunu. Oyun içerisinde geçmiş oyunlara yer yer saygı duruşunda bulunmayı da ihmal etmemişler. Aslında bakılacak olursa yer yer eksik; yer yer fazla bir oyun olmuş Stranger's Wrath. Özellikle oyunun büyük ölçüde çorak arazilerde geçmesi ve buram buram western kokuyor olması; önceki oyunlardaki "fabrikalaşma, sanayileşme, kölelik, uyanış mitosu" gibi kavramları tamamen silip süpürmüş vaziyette... Oyun ruhunu yitirmiş olsa da artık kollektif hafızlarda iz bırakmış olup, marka olmuş olan Oddworld ambalajını sonuna kadar hak etmeye çalışmış. Ticari bir hamle olarak popülariteye uyum sağlaması gereken Stranger's Wrath, bu hamlenin başarısının yanı sıra gerçek anlamda oynanabilirliği yüksek, eğlenceli ve keyifli bir oyun olmuş... Sözün özü Oddworld bir kuşağı etkilemiş, bir sonraki kuşağı da aynı derecede etkilemeye devam eden orijinal bir seri olarak, ailesine yeni katılan üyelerle yoluna devam etmekte... Yine de saf hali ile bize hem eğlence hem de beyin jimnastiği sunan orijinal seriye (Oddysee ve Exodus) nostalji kokan bir dönüş yapmalarını - düşük bir ihtimal dahilinde de olsa- umuyoruz. HERKESE BOL OYUNLU GÜNLER VE MUTLU YILLAR! ;) |