NELER DEĞİŞTİ? NELER GELİŞTİ?
Oyun sektörü artık tamamen önündeki bentleri teker teker yıktı ve teknolojik anlamda durdurulamaz bir güç haline geliverdi! Hollywood gibi dünyada sinema sektörü adına, parayı hamuduyla götüren ve iyiden iyiye tekelleşme mücadelesi veren devasa bir sektörü bile sollayıverdi! Üstelik Video Oyunu Tarihi'nin, Hollywood sinema tarihinden çok daha kısa bir geçmişe sahip olduğunu düşünecek olursak tablo biraz daha belirginleşiveriyor karşımızda.
Uzun zamandır oyun dünyasının içerisinde olan, benim bir kuşak daha büyüğüm diyebileceğim (ki bu kuşak için Commodore kuşağı demek daha yerinde olur nitekim Commodore 64 ile mevcut deneyimleri bizim deneyimlerimizden kat kat daha fazladır.) şahıslar, oyun dünyasının özellikle son dönemindeki gelişmeleri çok daha belirgin olarak görebilirler. Hele ki hala oyun dünyası ile iç içelerse...
Oyunların mevcut yarar-zarar paradoksu üzerinde dergi çalışanları olarak da çok şeyler yazıp çizdik..."Acaba oyunlar mı insanları asosyalleştiriyor yoksa insanlar asosyalleştikleri için mi oyunlara yöneliyorlar?" , "Oyunlar gerçekten şiddetli midir yoksa insanın id sini tetiklemesini engelleyen sanal ve zararsız bir oluşum mu?" ," Oyunlar hayal gücünü kabız mı eder; yoksa hayal gücüne dair sahip olduğumuz en önemli aracılar oyunlar mıdır?" hepsinden önemlisi "Oyunlar gerçekten önemli midir? yoksa etrafımızda olan biteni anlamamamız için gözlerimize çekilmiş teknolojik bir perde mi?"... Bu ve benzeri sorular uzunca bir süre üzerlerinde uzlaşma sağlanamayacak sorular. Tek ve değişmeyen gerçek ise bilgisayar ve konsol oyunlarının günden güne gelişmesi ve değişmesi gerçeği. Zamanla hayatımızda daha fazla yer kaplayarak "güzel vakit geçirme ve eğlenme" misyonunu çoktan aşmış ve pek çok insanın hayatta vazgeçilmezi haline gelmiştirler.
Günümüzdeki online oyun çılgınlığı, sanıyorum ki üzerinde en çok tartışma sürdürülen oyun kolunu oluşturmakta. Öyle ki artık oyunu piyasaya sürenler, tasarımını yapanlar dışında oyunda karakter oluşturan hemen hemen her kullanıcı potansiyel bir gelir kapısına çevirebiliyor bu türü! Oyundaki mevcut karakterinizi geliştirip satmak ya da bulduğunuz çok özel bir malzemeyi, zırhı ya da silahı fahiş bir ücrete başka birine satmak işin görünen kısımlarından biri... Hatta mevcut botlarla ve çeşitli yardımcı programlarla karakterleri çok hızlı geliştirip bundan da ücret talep eden kullanıcılar oldukça fazla. Bu daha çok paralı üyelik ve serbest kullanıcılık sistemini bir arada yürüten ve paralı üyelik kolları arasında da devasa uçurumlar açan MMORPG oyunlarının değişmez akıbeti haline gelmiş vaziyette. Bütün bunların yanı sıra, oyun içerisinde diğer üyelerin belli bir ücret (oyun içerisinde işleyen ticaret sistemine göre) karşılığında level atlatılması gibi durumlar da söz konusu tabii mevcut bu durum kullanıcı eşitsizliğini doğurduğu gibi oyun içerisinde yaralar da açabiliyor. Tabii mevcut oyun bir MMORPG olduğundan her kullanıcı ilk olarak kendini düşünmekle mükellef oluyor. Sonuç ise oldukça basit: online oyun sever, sosyal hayatta yapması gereken bir takım şeyleri oyuna indirgeyerek oyun üzerinden kazanç ve saygınlık elde edebilme mücadelesine girişiyor hatta bazen oyundaki mevcut karakteri birebir alt benliği yerine geçebiliyor. Bu durum dışarıda kendisini yeteri kadar ifade edemeyen fakat neredeyse bütün sosyal hayatını oyuna adamış olan oyun severin alt benliği olup çıkıveriyor.
İşin sosyal boyutu üzerinde fazla durmaya gerek yok. Zaten bu konuda edilebilecek her kelam, büyük ölçüde daha önce pek çok gazete-dergi vs. yayın organlarında yazılıp çizilmiş sözler olacaktır. Bilgisayar ve konsol oyunlarının diğer bir özelliği ise hiç kuşkusuz sunmuş olduğu teknolojik nimetler ve ardındaki sanal şaheser. Öyle ki artık bilgisayar oyunlarının göz okşamak adına girmiş olduğu mücadele her ne kadar eski ruhtan uzaklaşan ve salt rant için piyasaya sürülen oyunlar karşımıza çıkarsa da, oyun severler de zaman içersinde oyunlarda konu bütünlüğü ya da zeka parıltısı ürünü senaryolar aramaktan da vazgeçtiler. Diğer taraftan oyunlar bireyleri sosyallikten uzaklaştırsa da, konu itibarı ile sosyal içeriğe önem vermeyi de ihmal etmediler ( Sims, The Singles vs.).
TEKNİK VE TAKDİK
Doom ilk piyasaya çıktığında kaç yaşındaydınız bilmiyorum zira ben Quake I ve II oynadığım dönemler içerisinde Doom ile tanışmıştım. Diğer bir tabirle epey küçüktüm :))) Zira o dönem John Carmack'in Doom'u ve oyunun sansasyonel yapısı ile ilgili haberleri duyamayacak kadar gündemden uzaktım. Evet Doom oyun dünyasında bir dönüm noktası olmuştu. Hatta dönemin oyunlarına göre o kadar çok ayrıntı barındırıyordu ki, pek çok ayrıntı daha sonra oyundan çıkartıldı ve oyun eksiltilmiş vaziyette piyasaya sürüldü... Fakat bu haliyle bile bir sistem canavarıydı Doom . Lakin burada verilmek istenen mesaj Kişisel Bilgisayarların artık oyun devrine geçeceği mesajıydı nitekim öyle de oldu. Doom sonrasında o kadar çok benzer ardılı çıktı ki...
Amiga deneyimi olmuş olanlar söylediklerimi daha kolay anlayacaklardır. Nitekim 2D basit yapıdaki oyunlar çok hızlı bir değişim içerisine giriverdiler. Tabii konsol piyasası da bu duruma kayıtsız kalmadı. Nitekim rekabet belli bir süre sonra PSX in piyasaya çıkmasıyla birlikte tavana vuruverdi. İnsanlar PC nin oyun serüveninin tatlı bir anı olarak kalacağını düşünmeye başladılar. Nitekim PSX hem daha kaliteli grafikleri, hem daha pratik oluşu hem de oyun oynama anlayışına uygun konforlu tasarımı ile PC'nin önüne geçmekle kalmamış, PC oyun geleceğini de belirsizliğe sürüklemişti. Taa ki Half Life gibi bir oyun çıkıp ortalığı talan edene kadar. Kabul ediyorum! MGS 1 gibi bir şaheser varken Half Life'ı uzunca bir süre rafta bekletmiştim. Fakat ilk Half Life deneyimim açıkçası bir rüya gibiydi. Dolayısıyla PC oyun sektörü bir dönüm noktası daha yaşamış oldu!
Fakat aradan geçen yıllar boyunca konsol ve PC nin aslında ne kadar spekülasyonel olursa olsun yenişemediğini, her çıkan konsolun gerçeğe bir adım daha yaklaştığını, belli periyotlarda piyasaya sürülerek PC oyun tarihinin dönüm noktalarını oluşturduğu var sayılan pek çok oyunun da sistem canavarı olduğunu düşünecek olursak oyun dünyasının baş döndürücü bir hızla ilerlediği malumunuz. Biz oyun severler de bu durumda rüzgarda savrulan yapraklardan farksız bir durumdayız.
Peki nedir bu oyun dünyasındaki bu hızlı değişim ve gelişimin sebebi? Söylemek istediğim gerçekten oyun severlerin memnuniyeti için oluşturulmuş salt bir eğlence sektörü mü? Yoksa o kadar masum değil mi? Zira aslında önümüze sunulan ve her gün "daha yeni olduğu iddia edilerek tanıtılan" süspansiyonların aslen yıllar öncesinden tasarlanıp kapaklandığı da göz önüne alınacak olursa... Oyun dünyasındaki gelişim artık belli bir turnikenin düzeninden mi ibaret?
Ne Dersiniz???
|