| İHTİYAÇLARIMIZ DAHA FAZLA ARTACAK!!! Çocukluk dönemi boyunca bana eşlik etmiş, ortaokul, lise hayatımda var olmuş ve üniversite hayatımda da yakamı bırakmayan bazı oyunlar var. Bu oyunların bir kısmının aslen delisi sayılmasam da; çıkan her yeni oyunda kısa bir zaman yolculuğu etmek zorunda kalırım. Bu gayri ihtiyari bir durum olsa da, karşımdaki o oyun ne olursa olsun bana keyif verir... Need For Speed serisini de rahatlıkla bu kategoriye koyabilirim. Piyasaya çıkan her oyununu bitirdikten sonra; "bir daha kafama tabanca dayasalar NFS oynamam Yeter! Bıktım!" diyerek kendimi telkin etsem de; her seferinde NFS ailesinin yeni bir üyesi raflarda yerini alınca üzerine atlamadan edemem. Son dönemde son derece dişli rakiplere kavuşsa da (Burnout, Flatout, Midnight Club... gibi) her daim en çok satan, en çok sevilen kısaca en popüler olmayı başaran seri NFS serisidir. Son yıllarda piyasaya sürülen ve her biri kendinden önceki oyunu katlayan NFS oyunlarına rağmen artık bir kesimin - haklı olarak- bu popülariteden canı sıkılmış vaziyette. Yarış tutkunları için ise hava hoş! Özellikle son yıllarda EA Games için yapılan en büyük eleştirilerden biri "piyasayı iyiden iyiye tekelleştirdikleri" konusunda yapılıyor. İyi oyun arayan oyuncuların doğal olarak fazla irdelemek istedikleri bir konu değil bu. Sonuç itibarı ile iyi yapılmış kaliteli bir oyunun bahsi geçen "tek elden" çıkıp çıkmaması oyuncu için fazla bir önem taşımıyor. Need For Speed gibi türün yapıtaşı haline gelmiş seriler kendilerini var eden ticari kaygı; gerçekten her oyunu bir yıla yakın bir süre bekleyen hayranlarının beklentilerini ciddiye alarak karşılamaya da çalışıyor.
 Gelelim serinin son halkası olan Pro Street'e... Başlangıçta konsolları sallayan bir seri olan NFS için gerçek potansiyelini Underground ile keşfettiğini belirtebiliriz. Zira o döneme kadar oyunun adını dahi duymamış kimseler bile ziyadesi ile internet cafeleri doldurarak bu deneyimi yaşadılar. Undergroun 2'de de aynı tutumu sergilemeleri, neticede oyunun başında salt eğlenceli vakit geçirmek isteyenleri tatmin etti fakat yenilik arayanların burun kıvırmalarına mahal vermiş oldu. Most Wanted'ın getirmiş olduğu yenilik; klasik underground sosu üzerine biraz Hot Pursuit çok çok az da GTA sentezi dışında kalan bir şeydi: Artık arabalarımız modellemeler yerine orijinallerinin birebir lazer tasarım yöntemi ile detaylandırılmasıydı. Öyle ki kullandığımız araba bir model değil; gerçeğin ta kendisiydi! Carbon'da bir adım daha ileri götürülen bu teknik, Pro Street'de tam kıvamını bulmuş. Ortaya grafik anlamda tatmin noktası tepelerde seyreden bir oyun çıkmış. Zaten bir NFS oyununun öncelikli özelliklerinden biri, hiç kuşkusuz grafik detayları ve göze hoş gelen çevre tasarımlarıdır. Bu gelenek Pro Street'te de bozulmamış. Fakat fizik açısından oyuna getirilen yenilikler uzun zaman önce EA Games'in oyuna sokması gereken yenilikler diyebiliriz.  MAKSİMUM DETAY... MAKSİMUM HIZ... MİNİMUM PROBLEM... Grafiklerden tam anlamıyla nasiplenebilmek için epey dişli bir sisteme sahip olmanız gerektiği sanırım söylememe gerek yok. Fizik açıdan oyuna biraz daha yüklemesi genel anlamda oyun yapısını tamamlasa da; PC lerimizi öksürtüp aksırtacak dereceye varabilecek kasılmalara da mahal verebiliyor. Tabii optimum ayarlarda yaşanan bir Pro Street deneyiminin de sizlere gereken hazzı vereceğinden şüphem yok. Peki nedir bu fizik yenilikleri? Yıllardan beri beklediğimiz, özgün halini önce Burnout, daha sonra Flatout'da gördüğümüz hasar modellemeleri tabii ki! Hasar modellemesinin olmaması ve düz duvara çivileme çarptıktan sonra akabinde hemen kendimizi toparlayıp, hiç bir şey olmamış gibi yola devam etmemiz hatta kısa bir süre sonra yeniden lider olabilmemiz gibi, pratikte hoşumuza giden ama aslen can sıkan anlayış, bu oyunda yavaş yavaş terk edilmiş gibi gözüküyor. EA Games her ne kadar "sonunda biz de hasar modellemesi ekledik ahanda buyrun!" dercesine aylar evvel hasar modellemesi ile ilgili videoları yayınladığında; bunun zaten olması gereken bir yenilik adı altında oyunda yer almasını sıradan bulmuştuk. Fakat ilginç bir biçimde hasar şekli Burnout'daki gibi asimetrik ve yer yer alakasız değil; oldukça yerinde kullanılmış. En az araba tasarımları kadar hasar modellemesinin de üzerinde epey emek sarf edilmiş fakat yine de bu konuda fazla "uçmamışlar". Zaten çok fazla vurdu-kırdı unsurunun oyunda yer almasının, küçük yaştaki oyun sever kitleyi oyundan soğutacağının farkında olacaklar ki bu detayı belli bir sınırda tutmayı uygun görmüşler. Oyun boyunca çok ağır hasarlar alamıyorsunuz ya da başka bir tabirle aldığınız hasarlar kesinlikle arabanızın performansına etki etmiyor, yine de bir yerinden tutulmuş ve hasar modellemeleri oyuna eklenmiş vaziyette. Diğer bir unsur ise hiç kuşkusuz tozlanmalar ve duman efektleri. Özellikle arabanız kalkış sırasında epey lastik yakıyor ve bazen arabanızın arka kısmı dumandan görünmeyebiliyor. EA'nın çevre etkileşimli fizik motoru ile böbürlenmesini sağlayacak kadar sağlam bir detay bu! Hemen hemen piyasaya çıkan NFS oyunları için benzer yorumlar yapmaktan nefret ediyorum fakat sanıyorum ki yine daha iyisi çıkana kadar grafik açıdan en iyisini NFS yapmış gibi gözüküyor. Özellikle toprak yollardaki tozlanma tam anlamıyla gözlere şenlik... Diğerleri ise hemen hemen her oyun severin tahmin edebileceği detaylardan oluşmakta. Çevre tasarımları yine her oyunda olduğu gibi muazzam! Detayların gözlerimizi kamaşması bir yana; gölgelemeler, parlamalar, yansımalar tam bir şölen havası estiriyor. Bunların yanına maksimum detay ile lazer tasarım yöntemi ile oluşturulmuş arabaları da eklersek grafik konusunda kat edilen yolu anımsatmış olabiliriz. EKMEK ASLANIN AÃZINDA! HİÇ BİRŞEY ESKİSİ KADAR KOLAY DEÃİL! Yukarıda bahsi geçen ve eski oyunlarda olmayan hasar modellemesinin yanı sıra artık öyle baştan savma bir oyun düzeninden de söz edemeyiz. Çünkü artık duvara tosladığınız gibi, hiçbir şey olmamışçasına yola devam ettiğiniz ve lideri yakaladığınız yarış günleri sona erdi! Artık karşımızda biraz daha zorlayıcı bir oyun var! Daha önceden yayınlanmış drift videolarında bunu görmüştük lakin birebir deneyimini yaşayınca tam anlamıyla kavramış olduk. Popüler bir oyundan radikal anlamda çok daha zor bir oyun beklemek yersiz, zaten NFS: Pro Street kendi kalıbı içerisinde sınırları biraz daha genişletmek dışında, kendine özgü olan yarış anlayışını çok fazla kurcalamamış, sadece tekdüzelikten kurtulmak adına basit - ama akıllıca- hamlelerde bulunmuş. Pro Street, Underground serilerinde başlanan sokak yarışı anlayışına artık iyiden iyiye el vermiş vaziyette. Dört oyundan beri süregelen sokak yarışı kültürü, bu oyun ile tam anlamıyla sinemasal bir çizgi yakalamış ve kalıbına oturmuş diyebiliriz. Sinemasal demişken: son hızla bir bayırdan uçtuğumuzda, son sürat ve sert bir şekilde bir araca çarptığımızda ya da ortalığı darmaduman ettiğimizde, serinin her oyununda olduğu gibi Pro Street'te de araya giren sinematik videolar, artık daha detaylı fakat yer yer daha uzun hale getirilmiş. Zaman zaman bu durum oyun ile aramızdaki etkileşimi baltalayabiliyor. BENİ BAŞTAN YARAT! Gelelim modifiye konusuna... Her çeşit modifiye seçeneğini yalamış yutmuş, hatta başka oyunlarda da bu durum karşısında kusacak vaziyete gelinmiş olsa da, yine pek çok oyuncunun NFS: PS'de aradığı başlıca özelliklerde biri... modifiye... Zamanında yazılan ön incelemelerde pek çok kişi, oyundan modifiye adına kayda değer şeyler beklememesi konusunda oyun severleri uyarsa da beklenenin üzerinde modifiye seçeneği bulunduğunu söyleyebiliriz. Komple modifiye seçeneği bir noktadan sonra tekel modifiye seçeneğini ezip geçse ve oyunu, kardeşlerinden fazla ötelere taşımasa bile, hayal kırıklığı yaratmayacağı kesin. Yapımcılar; daha fazla modifiye seçeneği ekleyip, göz boyayarak bu işten kolay kolay yakayı kurtaramayacaklarını anlamışlar ki bu seçeneği astronomik tutmamaya karar vermişler. Seçenekler, piyasadaki modifiye tabanlı oyunları yemiş, bitirmiş kişiler için bile son derece zengin ve göze hitap etmekte. Yaşattığı renk cümbüşü de cabası.
NASIL OYNARIM??? Öncelikli olarak yine konsollar için vücuda getirilmiş bir NFS ailesi mensubu ile karşı karşıyayız yine. Oyun hemen hemen her platformda boy gösterecek olsa da öncelik doğal olarak PS3 ve Xbox 360'da ki bu durumda PC kullanıcıları yere serilmiş vaziyetteler. Şu an için oyunun ne zaman PC lere damlayacağı konusunda net bir bilgi yok. Söz konusu grafik detaylarının da PC'de ne gibi kırpılmalara maruz kalacağı, ne gibi eksilmeler yaşayacağı ise şu an için bir muamma... Sözün özü, yeni bir yıl, yeni bir NFS. Hemen hemen her NFS oyunundaki beklentilerle eş değer büyüklükte bir beklenti ile yolları gözlenen, yarış oyunlarından tam anlamıyla haz etmeyenleri bile cezp eden, teknik anlamda yine kendini aşmış fakat pratik anlamda yine kendine potansiyel güçlü rakipler edinecek bir oyunla karşı karşıyayız. Fazla söze hacet yok...YARIŞ ZAMANI!!! |