Efsane sonunda bir kez daha karşımızda demek, kısa ve öz bir giriş olur. Nedeni, içinde bir sürü kavram bulundurmasıdır belki, belki de efsane olarak tanımladığımız varlığın bir geri dönüş yapmasıdır. Bu “efsane”ye NBA kelimesini iliştirmekle bambaşka bir güzellik edilir kimilerine göre. Bu nedenle artık ekranlarımıza konuk olacak Gilbert Arenas ve saz ekibini karşılamanın haklı gururunu yaşıyoruz. Buyurunuz efendim, şerefler verdiniz.. “Fazla Sivrilme, Yüksek Yerlere Yıldırım Düşer” Oyunumuzun incelemesine nereden ve nasıl başlayacağımı bilemezken, ortaya ister istemez karışık bir durum çıkıyor. Nereden baksak yepyeni gördüğümüz özelliklerle değişmeyen klasikler var oyunumuzun içinde. Bu nedenle, her işte bir hayır vardır diyerek ben de yeniliklerden söze başlıyorum.  İlk olarak, her oyuncunun ayrı atış tiplerinden bahsedeyim. Bu yeni özellikte atış çeşitliliği arttırılmak istenilmiş. Top bizdeyken, takımımızın her üyesinin farklı şut tiplerini fark edebilmek için kendimizi fazla zorlamamız gerekmiyor açıkçası. Böylece kendimizi gerçek bir maçın içinde bulabiliyoruz. İkinci bir yenilik ise, oyun içerisinde Hot Spots olarak adlandırılmakta. Hot Spots özelliği, bize maç sırasında sayı yüzdesini yükseklerde tutmamızda yardımcı oluyor. Platforma göre değişen belirlenmiş tuşlara bastığımızda, üçlük çizgilerini aşarak dip çizgiye ilerleyen bölmelerle karşılaşıyoruz; renk renk, capcanlı. Kırmızı bölme oyuncumuzun şut isabetinin yüksek olduğu alanları, sarı bölme orta düzeyde isabet alanlarını, mavi ise kötü çekilen şut alanlarını göstermekte. Hot Spots seçeneğini son saniye basketlerinde de ayrıca kullanırsanız, size daha faydalı olacağını belirtmek isterim. Çünkü her zaman bu yeniliği kullanırsanız, maçın zevki içten içe kayboluyor.  Değinmek istediğim bir başka konu, top hâkimiyetinizin daha gerçekçi bir hâl almış olması. Nash gibi bir asist ustasıyla yaptığınız tüm şaşırtmacaların ve “fake”lerin, fazlasıyla karşılığını alıyoruz. Bu da bize boşluk yaratma ve ardından basket şansları sunuyor. Kullanışlı bir gelişme olduğunu da bu nedenle eklemek isterim. Dünya Kupası�nda Meksika Dalgası NBA Live 08, içine koca bir dünya kupası sığdırabilmiş bir yapım. FIBA World Championship olarak adlandırılan dünya kupası, 8 takım içeriyor. Bu takımları ABD, Almanya, Arjantin, Çin, Fransa, İtalya, İspanya ve Yunanistan şeklinde sıralayabiliriz. Gerçeği söylemek gerekirse, insanı eğlendirse de pek fazla tatmin etmiyor bu sanal dünya kupası. Bunun başlıca nedenleri ise tabii ki geldiğimiz gibi çeyrek finallere dalmamız ve fazla takım seçeneğimizin olmaması. Birçok başarılı takımı kenarda bekleten Electronic Arts çalışmış, vakit ayırmış, hiç yoktan iyidir. Bu nedenle ayrıca teşekkürleri iletiyorum. Online Ligler; Online Maçlar Fifa�ya paralel olarak eklenen online ligler de bahsedilesi bir konu haliyle. Online ligler sayesinde, gerçek NBA maçlarını aynı tarihte sanal ortama aktarılmış şekliyle oynayabiliyoruz, daha doğrusu oynayabileceğiz. Şurada sezonun başlamasına hazırlık maçlarıyla adım adım yaklaşılırken, biz de bu yeniliğin getireceği değişiklikleri merak etmekten kendimizi alamıyoruz.  Quick Pick ve Scenario Play Bu iki yeni özellik de zamanımızı geçirebilmemiz için tasarlanmış modlar. Quick Pick seçeneğinde takımlarımızı seçtikten sonra NBA tarihindeki istediğimiz 10 oyuncuyu maç süresi içerisinde kadromuza dahil edebiliyoruz. 10 kişinin beşini maça sürdüğümüzü düşünürsek, takım seçmenin de doğal olarak mantıklı bir tarafı kalmıyor. Scenario Play ise NBA tarihinde unutamadığımız bir anı tekrarlamamızda bize destek çıkıyor. Örneğin Derek Fisher�ın 4 salisede attığı unutulmaz basketini biz de sayıya çevirmek için uğraşabiliyoruz. Bu yeni oyun modlarının haricinde, All-Star Weekend, Dynasty Mode, My NBA Live, Create Player ( ki çeşit daha da arttırılmış, dövme çeşitliliği geliştirilmiş ve ayakkabı modelleri yenilenmiş- uğramanızı ayrıca tavsiye ederim ) bölümleri hali hazırda gezilmek üzere kapılarını aralamış bizi bekliyorlar. Küçük Detaylar, Grafik, Ses ve Talihsiz Seyirciler! Oyun esnasında loading sahnelerinde firma, paşa gönlümüz sıkılmasın diye bize NBA hakkında birkaç ufak soru hazırlamış. Bu soruları cevaplarken test havasına bürünüp yükleme sahnelerine dalıp gitmiyorsunuz. Bu nedenle biraz kafayı dağıtmak için denenmesi gerektiğini düşünüyorum. Live serisinde her zaman seyircilere ve kameramanlara üzülmüşümdür. Nedeni ise karton olarak kalmalarıdır. Şakayı bir kenara bırakırsak, izleyenler bir türlü iki boyuttan kurtulamamıştı. Bu geçmiş zamandaydı, ama bu durum şimdi de böyle. Üstelik PS3 kalitesinde bile durum farklı olmayınca, insanı illallah dedirtiyor. Grafikler ve sesleri de yüzeysel bir şekilde geçersek ( grafikler konusunda bu taraftarlar hariç ), başarılı olduklarını söyleyebilirim. Molalarda oyuncunun yüzünden akan terlere kadar tüm detayları görebiliyoruz. Ek olarak, her ne kadar bu taraftarlar hâlâ karton olsa da onlardan da yüksek tezahüratlar da duymak mümkün. EA da içten içe gülmemekte zorlanıyorum, adamlar bir şekilde eksiklerinin üstünü örtüyorlar. Faul atışlarında ise rakip taraftarın hareketleri zor olsa da dikkatinizi dağıtıyor. Bu nedenle de isabeti tutturamıyorsunuz ve moraliniz de bir hayli düşüyor. Ses bakımından gerçekten soundtrack parçalarına bayıldım diyebilirdim. İnsanı oyun ile bütünleştiren, gerek rap, gerek rock parçaları var oyunda.  Kapanış Sözleri Perde yavaş yavaş kapanırken tekrar belirtmek isterim ki oyunu mutlaka denemelisiniz. 2K8 & Live savaşının yaşandığı günümüzde, arcade - simülasyon karışımı bir oyunu tatmak sizi toparlayacaktır. Bol oyunlu ve bol sayılı günler dilerim.. Saygılar.. |