İlk olarak uzun bir süredir siteyle çok içli dışlı olamadığım için özür dilemek istiyorum. Henüz derslerin yoğunluğuna alışamadım. Ödevlerle de zaman geçince, insanın canı çok sıkılıyor. Geçen gün de arkadaş çağırdı evine, NBA 2K9'u almış. Proje yapmaya gitmiştim, tüm günü oyun oynayarak geçirdim. Hele PS3'teki tadı hâlâ damağımda. Yazı yazmaya aç bir kişi olarak, klavyemin başına kuruldum, Salı günü açılacak NBA sezonundan önce yazıyı yazayım dedim.
Neler Değişti, Neler Gitti?
Bir basketbol oyununun konusu olmayacağına göre, ben de yazıma son yıla göre değişen özellikleri açıklayarak başlayacağım. Gamepad i ilk olarak elime alıp arkadaşla maçı açtığımızda büyük bir hevesle Cleveland'ı seçtim. Karşımda Lakers vardı. Hakem topu havaya attı ve Gasol topu kaptı. İlk olarak gözüme çarpan nokta ( PS3 açısından konuşuyorum ) grafiklerin öyle çok da şaşalı bir değişim göstermediği idi. Biraz moralim bozulsa da Kobe'ye iyi bir savunma yapmam gerektiğini hatırladım ve şansıma olsa gerek hemen topu çaldım. West topu LeBron'a aktardı. Önüm bomboştu, ve bir anda seyirciler ayaklandılar. LeBron'un şovunu bekliyorlardı adeta. Neyse, iki adımımı attım ve topu ters olarak smaçladım. Seyirciler çılgına döndü, nasıl bağırıp çağırıyorlar şaşırdım vallahi. Kendimi gerçek bir maçta hissettim, sanki o smacı ben basmışım gibi. Neyse, o dikkat dağınıklığıyla adamları bomboş bırakmışım, aniden Kobe'den bir üçlük yedim. Seyirciler az önce nasıl ayağa kalktılarsa, şimdi de aynı şekilde oturdular. Sonuç olarak anlatmak istediğim seyircinin gerçekçiliği muhteşem, beni oldukça etkiledi doğrusu.

Bunun dışında birkaç crossover drilli daha eklenmiş oyuna. Yani demek istediğim rakibi geride bırakmak için birkaç hareket. Bu hareketler de doğal olarak yıldızların üzerinde yoğunlaşmış. Örneğin Allen Iverson ile artık çok daha rahat pas verip adam geçebileceğiniz gibi, LeBron'unu da artık daha fazla havada tutabiliyoruz, bu da havada dengesi bozulsa bile sayı yapmaya yarıyor. Pas ve şut fake leri de bildiğimiz şeyler zaten, yine alley-ooplarımızı yapabiliyor, oyuncularımızı çizgi üzerinde dizip çok hızlı bir şekilde top çevirebiliyoruz. Bu konuda herhangi bir artı yok maalesef.
Şutlardaki isabetler ise biraz daha gerçekçi bir hal almış. Önümüzde herhangi bir rakip oyuncu varsa şut atan oyuncumuzun konsantrasyonu iyice dağılıyor. Önü bomboş olduğu zaman eli de ısınmışsa, bu oyuncuyla rahatça skor yapabiliyorsunuz. Ki bu durum üst üste gerçekleşirse, yani sürekli bu oyuncuyu kullanırsanız cesurca içeriye girip üç kişinin üstünden sayı attığı bile oluyor. Kısacası her oyuncunun özel yeteneklerini ve moralini olumlu veya olumsuz bir şekilde kullanmak, uzayıp giden bir sayı serisi yapmak size kalmış.
Hatırlatmak istediğim bir diğer nokta oyunu sizin yönetebilme imkanınız. Game Sliders kısmından aklınıza gelebilecek her tür şeyi, üçlüklerin girme yüzdesinden boyalı alandaki karışıklıkta smaç vurabilme gücüne kadar oyuncuların her tür yeteneklerini elimizle geliştirip azaltabiliyoruz.

Sokaktaki Basketbol Fantezisi
Hiç 2K Sports bir oyun yapar da içine sokakla ilgili bir şey yerleştirmez mi? 2K9'da da Blacktop adlı bir menü tümüyle sokak basketboluna göre hazırlanmış. Bu bölümde ister 3-4 kişiyle 21 oynayın, ister smaç veya üçlük yarışmaları düzenleyin, isterseniz de smaç okulunda alıştırma yapın, size kalmış.
Takımınız Elinizin Altında
Her sene olduğu gibi bu sene de klasik sezon, playoff, menajerlik gibi özellikler unutulmamış. Playoff ve sezonu biliyoruz zaten, ayrı bir yeniliğe gerek yok. Ama doğrusunu söylemek gerekirse kendimizi artık tam olarak bir koç gibi hissetmek istiyoruz. Sağolsun, bu yıl 2K bizim bu isteğimizi gerçekleştiriyor.
İlk olarak yıl boyunca oynayacağımız maç sayısını belirliyoruz, sonra isterseniz draft ile uğraşıyorsunuz. Otomatik olarak maç dizilimi takvimde gösteriliyor ve bu takvime göre maç olmayan günlere antrenmanlar yerleştirebiliyorsunuz. Bu kez antrenman yelpazesi biraz daha açılmış, yani çok daha fazla seçeneğimiz bulunuyor. Örneğin, bir oyuncunun maç sırasında eksik gördüğünüz her şeyini yeterli düzeye getirmeniz şart ve bunu kolaylıkla yapabiliyorsunuz. İlk olarak oyun sizden idman türünü istiyor, bunu belirledikten sonra hangi oyuncu üzerinde yoğunlaşılacağını ve genel olarak oyuncularınızın ne kadar yorulmasını istediğinizi, yani idmanın zorluk derecesini seçiyorsunuz. Eski oyunlarda idmanlar otomatik bir şekilde yapılırdı, şimdi bu idmanları izleme şansına da sahibiz. Hatta istersek bu oyuncuları biz de çalıştırabiliyoruz. Böyle bir durumda oyuncuyu serbest atış çalıştırabileceğimiz gibi, sahanın belli noktalarına huniler koyarak aralarında topla slalom yapmasını da isteyebiliyoruz.

Grafikler ve Sesler
Yazımın başında grafiklerden pek hoşnut kalmadığımı dile getirmiştim, daha doğrusu herhangi bir gelişme olmadığını söylemiştim, ki şu anda bu kadar acımasız olmamam gerektiğinin farkına vardım. İlk olarak uyarayım; oyunun sadece PS3 versiyonunu deneyebildiğimden yorumlarım sadece bu konsolu kapsamakta. Neyse, 2K'nın her zaman rahatlıkla üstesinden geldiği parke ve oyuncuların fizik modellemeleri yine mükemmel derecede. Formaların hareket etmesi, size o kumaş dokusunu fazlasıyla hissettiriyor. Ve içinizden evet diyorsunuz, gavurların salonuna gitmeden kendi koltuğumda gerçek bir maç izliyorum.
Sesler konusuna da diyecek bir sözüm yok, seyircilerin bağrışmaları veya yuhalamaları, arada bir kulağınıza çalınan parkenin sürtünme sesleri, topun çembere çarptığında oluşan titreşim ve bunun gibi daha birçok şeyin üzerinde oldukça özenli bir şekilde tekrar göz gezdirilmiş.

Son Saniye Basketi
Son olarak, kendinizi bir basketbol sever, bir Kaan Kural olarak tanımlıyorsanız bu oyunu mutlaka denemelisiniz. Her ne kadar Live'daki gibi Türkiye Milli Takımı olmasa da, adı üstünde NBA'in gerçek ruhunu rahatlıkla içinizde hissedeceksiniz. Hatırlatmakta fayda görüyorum, bu sene oyun PC için de çıkıyor, konsoldan uzak duranlar da oyunun tadına rahatlıkla bakabilir.
İyi Oyunlar, İyi Basketler...
|