| LeBron, topu almıştı. Başını kaldırıp süreye baktı, on-dokuz-sekiz.. durmaksızın azalıyordu. Bir yanıltmaca ile rakibini ekarte edip çembere yöneldi. Onun için küçük bir sıçrayıştı, oysa soğukkanlılıkla yoğrulmuş o sıçrayış, binlerce taraftarın kalp atışıydı. Havada süzülerek topu çembere bıraktı. Şimdi herkes topun fileleri yalamasına bakıyordu. İşte tecrübe ve yetenek konuşuyordu; bu, gerçeğin son saniyesi, sanalın NBA 2K serisiydi. Hoş geldin Tekrar Ekranlara Paşam Bildiğimiz üzere, futbol gibi sanal basket de artık kulvarlara ayrılmış durumda. Bu iki kulvardan birinde Live, diğerinde ise 2K var haliyle. Hep bir baskı içinde yapımcılar, çünkü en ufak hatalar onları rekabetten alıkoyuyor. Böylece biz de kafa kafaya bir yarış arasında kalıyoruz. Sanal basketin devlerinden biri de bahsettiğim üzere 2K serisi. 2006'dan kalan heyecanı sürüklemek amacıyla yapılan NBA 2K8 ile karşı karşıyayız şu anda. İsterseniz, “Hoş geldin 2K paşam” diyerek saygımızı dile getirdikten sonra, oyunumuz nasılmış, artıları-eksileri nelermiş, görüp öğrenmeye başlayalım. Tecrübe Olduğu Kadar, Moral de Önemlidir İlk olarak fizik modellemelerinden ve gerçekçilikten söze girelim. NBA 2K7'de hatırlarsanız birkaç küçük eksik mevcuttu. Örneğin bazen topun istikrarsız bir biçimde elimizden çıktığını görebiliyorduk. Fakat bu yeni versiyonda, abartmadan söylemek gerekirse kendinizi gerçek bir NBA maçında oynuyormuş gibi hissedebiliyorsunuz. Fakat değinmek isterim ki, oyuncuların kasları ve fizikleri gerçeğe uyumlu olduğu kadar, maalesef birkaç küçük detay da koparılıp alınmış bizim basketbolculardan. Artık, oyuncuların terlerinin akışını göremiyoruz. Bunun yerine, yapımcılar biraz daha formaya özen göstermiş gibi geldi bana. Formanın buruşması, maç sırasında dalgalanması tartışmasız daha da gerçekçi yapılmış. Oyunda gerçekçiliğe paralel yönde hazırlanmış bir diğer yenilik ise moral durumu. Maça başlamadan önce, oyuncuların önceki maça veya antrenman performanslarına göre moral seviyeleri değişkenlik gösterebiliyor ve sıradaki maçta morali düşükse kötü, iyi ise yüksek istatistikli bir oyun ortaya koyuyor. Birkaç Tuş ile Yapılamayacak Hareket Yoktur Geçen yıla oranla oynanış basite indirgenmiş durumda. Sadece analoglar ile havada 360 derece dönerek harikalar yaratabilir, yanıltmacalar ile adam eksiltip kendinize boş alanlar oluşturabilirsiniz rahatlıkla.  Oynanış ile ilgili diğer değinmek istediğim yenilik, moral ile birlikte oyuncuların ellerinin sıcaklığı. Yani, şut pozisyonlarına göre oyuncunuzun ısınabilme durumu. Şut attıkça oyuncunuzun altındaki bölme kırmızılaşmaya, kaçırdıkça da mavileşmeye başlıyor. Bu nedenle bomboş alanlardan rahat şutları kaçırabilecek, ya da birkaç kişiyi seri hareketlerle ardınızda bırakıp şovunuzu smaç ile noktalayabileceksiniz. Oynanabilirlik Ne Alemde? 2K7 ile tavana vurmuş oynanabilirlik, gereksiz gibi gözükse de geliştirilince oyuna pozitif yönde etki etmiş. Bu yeni versiyonda oyun yavaşlatılmış, uzaktan şutlar-top çalma-blok koyma zorlaştırılmış, oyuncuların hata payları yükseltilmiş. Artık oyuncular top sektirirken topu kaybedebiliyor, blok koymaya çalışırken daha çok faul yapabiliyor. Bu nedenle dikkatli ve temkinli bir şekilde hareket etmek de önem kazanıyor. Sprite ile Alemlere Akma Zamanı NBA Live serisine 2005 yılı itibariyle eklenen All-Star Weekend uygulanması, 2K8'te mevcut değil. Fakat bunun yerine, yapımcılar sokakta çeşitli geceler düzenlemişler. Örneğin yıldız oyuncularla karma yapıp sokakta maç yapabiliyor, smaç turnuvalarına katılabiliyor, üçlük yarışmasına dahil olabiliyoruz. Â Dikkatimi çeken detaylardan biri üçlük yarışmalarında eğer sayı yapamazsak takım arkadaşımız topu çöpe fırlatıyor. Smaçta ise önümüze kolilerden tutun da modifiyeli arabalara kadar her türlü engeli koyup zıplama tekniğimizi sınayabiliyoruz. Bu özellikleri de göz önünde tutarsak insan All-Star Weekend�i açıkçası aramıyor. Küçük Yükleme Ekranları ve Detaylar 2K7�de, maçımız başlarken hatırlarsanız şehrin üzerine bir ışık süzmesi düşüyor, dolaşıyor ve stadımızı bulunca maçımıza başlıyorduk. Bu yıl, yükleme sahnelerinde NBA tarihi hakkında soruları cevaplayabiliyoruz. Bu sayede hem vaktin nasıl geçtiğini anlamıyor, hem de NBA hakkında bilgimizi görebiliyoruz. Maç sırasında veya öncesinde takım maskotumuzun hareketlerini seyrediyor, ponpon kızlarımızın danslarını izleyebiliyoruz. Bu detaylar da gerçek bir maç havası veriyor insana. Ayrıca, maç sonlarında hem maç istatistiklerini görebiliyor, hem de maç boyunca yapılan en güzel 3 hareketi izleyebiliyoruz. Bu da eğer maçı kazandıysak zevkimizi perçinliyor haliyle. Grafikler ve Seslerin Gerçekçiliği Gelelim grafiklere. Grafikler, geçen seneye göre hem tutarlı bir yol izlemiş, hem de büyük ölçüde geliştirilmiş. Maç boyunca parkeden yansımalar, oyun sırasında ya da molalarda ekrana gelen animasyonlar, ponpon kızların ve maskotların dansları, taraftarların kartonluktan sıyrılmış bir şekilde hareketleri, grafikleri hep pozitif yönde etkiliyor. Sesler ise aynı kalitesini yine sürdürüyor. Taraftarların bağrışmaları, yeri geldiğinde “shoot”veya “MVP” diye bağırmaları, çemberin sallanma sesi vb, tekrar söylüyorum; insanı inanılmaz derecede havaya sokuyor. Sanki topu kendiniz sürüyormuşsunuz gibi hissedebiliyorsunuz. Son Saniye Sözleri İncelemede oyunu detaylı bir şekilde anlatmaya çalıştım sizlere, ama mutlak tavsiyem oyunu alıp oynamanız yönündedir. Eğer Live serisinden bıkmışsanız ve yeni bir kan arıyorsanız, geç kalmadan bu sokak hareketleriyle yoğrulmuş NBA maçlarını kaçırmayıp denemenizi öneririm. Bol sayılı, bol smaçlı, bol şovlu maçlar dilerim… Saygılar… |