Uzun zamandır beklediğimiz oyunlar en sonunda gelmeye başladı. Far Cry 2, Crysis Warhead, Spore, Dead Space ve daha bir sürü klasik olacak oyun şuan piyasada. Fakat benim beklediğim oyun, bu oyunların hiç biri değil. Öncelikle bu oyunu beklememin en önemli sebebi, kadronun Türk olması. Türk oyun sektörünün gelişimini bir çok kez okuduğunuzu düşündüğüm için bu konuya girmeyeceğim. Bu oyunu benim için özel yapan bir diğer sebepse, oyunu daha önceden oynamış olmam. “Nasıl yani ?'' dediğinizi duyar gibiyim. Hemen açıklayayım: Mount And Blade piyasaya yeni çıktı ama piyasaya çıkmadan önce birçok beta sürümü internete sunuldu. Ben de meraklanarak oyunu denedim ve çok beğendim. Her çıkan yeni versiyonu cıvığını çıkarana dek oynadım. Ve şimdi elimde 1.00 sürümünü tutuyorum. Ben daha ne isterim ?

Oyunu yüklerken büyük bir heyecan içerisindeydim. Acaba son çıkan versiyondan sonra neler değişmişti? Bu sorunun cevabını sadece oyunu yükledikten sonra alabilecektim. Ve büyük bekleyişim sona erdi. Oyunu yükledim ve hemen başladım. New Game dedikten sonra, daha önceki versiyonlarda da bulunan bir takım soruları cevapladım. Bu sorular, baban ne iş yapıyordu, büyüdüğünde nerede çalıştın, eşkıya olmaktaki amacın ne? gibi basit sorular. Bu sorulardan da anlayacağınız üzere oyun RPG öğeleri içeren bir oyun. Hatta rpg öğeleri içeren değil rpg-aksiyon karışımı bir oyun. Neyse konuyu fazla dağıtmadan devam edeyim. Evet karakterimin geçmişi ve geleceği hakkındaki soruları yanıtladıktan sonra sıra geldi nasıl bir adam ile oynayacağıma. Bu ekran en az Sims 2 kadar detaylı. Burun, kulak, ağız, yanaklar vs adamınızın her yerini istediğiniz gibi yapabilirsiniz. Ben saç sakal birbirine girmiş, orta yaşlarda ve barbara benzeyen bir karakter yarattım. Ve hala oyuna başlayamadım. Bu seferde karakterinizin hangi silahlar üzerinde uzlaşacağını, pazarlama, tutsak alma, ilk yardım gibi özelliklerini seçmeniz gerekiyor. Son olarak adınızı giriyorsunuz ve en sonunda oyundasınız.
Boyutu ne kadar bilmiyorum ama bayağı büyük bir haritanın ortasında oyuna başlıyoruz. Çeşitli renklere ayrılmış ülkeler var. Bu ülkelerin her biriyle dost olabilirsiniz. Lord larından görevler alabilirsiniz veya tek birine odaklanarak diğerlerine savaş açabilirsiniz. Köyler yıkabilir, ileride kale yıkacak kadar güçlü olabilirsiniz. Şehirler ve köyler sadece yıkmak ve yağmalamak için değil tabi ki. Tavernaya giderek asker alabilir, buraya gelen herkese içki ısmarlayabilirsiniz. Para kazanmak için arena da savaşlara kazanabilirsiniz. Tüccarlar ile alışveriş de bulunabilirsiniz. Gördüğünüz gibi yapacak çok şeyiniz var. Fakat bir süre sonra hep aynı şeyleri yapmak insanı sıkıyor.

Peki bu oyunda senaryo yok mu? Evet, maalesef senaryo yok. Sadece Lordlar dan yan görevler alarak ilerleyebiliyorsunuz. Gerçi oyuna başlamadan önce size amacınız nedir? diye soruluyor ama bize sürekli görev veren kimse yok. Gelelim savaş sistemine. Öncelikle hangi dalda uzman olacağınızı belirlemeniz gerekiyor. Uzmanlık alanları tek elle kullanılan silahlar, çift elle kullanılan silahlar, okçuluk, crossbowculuk, mızrakçılık ve son olarak fırlatıcılık şeklinde altıya ayrılıyor. Kılıç kullanırken sol tuş saldırı, sağ tuşda savunma görevini üstleniyor. W, A, S, D tuşları ile de vuracağınız yönü belirliyorsunuz. Okçu olmak ise biraz daha zor. Sabit bir ibre yerine siz oku beklettikçe büyüyen bir ibre var. Yani karakteriniz uzun süre ok tutamıyor. Bu da oyuna önemli bir gerçekçilik katıyor.
Grafikler günümüz oyunlarına göre inanılmaz basit kalıyor. Bunun 2 nedeni var. Birincisi oyunu yapan firma henüz yeni ve ellerinde çok para bulunmuyor. İkincisi ise çok büyük alanlarda savaş yapmanız. Kafayı grafiklerle bozmuş biri değilseniz zaten sorun yok demektir. Maalesef sesler de grafikler gibi başarılı değil. Savaş sırasında çıkan kılıç çarpışmaları, düşmana vurduğunuz zaman gelen sesler başarılı değil maalesef. Oyun içi sesler başarılı olamasa da müzikler kesinlikle çok güzel. Duruma göre sizi dinlendiriyor yada gaza getiriyor.

Sonuç olarak Mount And Blade gerçekten çok başarılı bir yapım. Orta Çağ ruhunu bu kadar güzel yaşatabilecek bir oyun yok. Grafik ve sesler daha iyi olabilirdi tabi ki. Ama firmanın elinde bütçe olmayınca olmuyor. Bir süre sonra oyunun kendini tekrar etmesi de başka kötü bir yön. Ayrıca oyuna multiplayer eklenseydi kesinlikle dehşet bir oyun olurdu. Ama tüm bu eksikliklere rağmen Mount And Blade kesinlikle denenmesi gereken bir yapım. Şuan ki oyun bolluğunda kendine yer edinmesi gerçekten çok zor olacak. Ayrıca Türkiye de satışa çıkmamış olması satışları etkileyecek başka kötü bir etken.
Artılar
+Orta Çağ ruhunu çok iyi yansıtıyor
+Koca bir dünya ve yapacak bir sürü şey
+Güzel savaş sistemi
+Müzikler
Eksiler
-Grafikler ve sesler zayıf
-Bir süre sonra kendini tekrar etmesi
-Türkiye de piyasaya çıkmamış olması
-Multiplayer'ın olmaması |