Metal Gear Solid 1
Fan'ı olduğunuz bir oyunu anlatmak çok zor değildir. Oyunu öve öve bitiremezsiniz. Birisi en ufak bir laf söylese anında onu haksız çıkarmaya çalışırsınız. Tek kötü kelime bile ettirmezsiniz. Ben de MGS fanıyım. Ben de bu oyuna laf söyletmem ama objektif olmak zorundayım. Ayrıca MGS bir oyun değildir. Hayır, bir filmde değildir. MGS anlatılmaz, yaşanır. Şimdi neden bu adam MGS'yi bu kadar övüyor. Kesin fan'ı olduğu için diyebilirsiniz ama yazıyı sonuna kadar okuyun, daha sonrada gidip oyunu oynayın. Siz de artık bir MGS fanısınız =).
Öncelikle oyunun yapımcısı dahiyane Hideo Kojima'nın geçmişinden bahsetmek istiyorum. Kojima 1987 yılında Konami ile çalışmaya başladı. Tabi o zamanki sistemler şimdiki gibi süper değildi. Bir ekranda en fazla 4-5 nesne anca durabiliyordu. Kojimadan bir aksiyon oyunu istendi. Kojima düşündü ve klasik aksiyon oyunları yerine bir stealth action oyunu yapmaya karar verdi. (Kojimaya SA oyunlarını yarattığı için ödül verildi. Ayrıca Guiness rekorlar kitabınada girdi.) Muhteşem senaryosu ile oyun piyasaya sürüldüve bir sürü hayranı oluşmuştu bile. Kojima büyük bir efsane yaptığından haberdar değildi tabi.

Kojima'nın hikayesinden kısaca bahsettikten sonra sıra geldi oyun'un hikayesine. 2005 yılında Solid Snake Alaska da bulunan Metal Gear adlı nükleer bir projeyi durdurmak için görevlendirilmiştir ama işler bu kadar basit değildir. Teroristler Darpa'nın ve Amerika'nın başkanlarını kaçırmışlardır. Snake'in diğer görevide başkanları kurtarmaktır. Teroristlerin lideri ise Snake'in klon kardeşi Liquid Snake'den başkası değildir. Hikaye o kadar karışık ki anlatması bile çok zor. Oyun'un hikayesini anlayabilmeniz için iyi seviyede İngilizce'ye ihtiyacınız var. Eğer benim için hikaye önemli değil, ben oynanışa bakıyorum derseniz oyun'un %75'ini kaçırıyorsunuz demek. Zaten insanı MGS fan'ı yapan duyguda hikayeden kaynaklanıyor. Gerçekten anlatamıyorum. Oynayıp anlamanız lazım.
Hikayeyi anlatmayı beceremediğim için oynanışa geçiyorum :D. Oyun PS1 koluna göre tasarlanmasına rağmen PC'ye çok iyi port edilmiş. Kontroller gayet rahat. Belirli silahlar dışında fps moduna geçip ateş edebiliyorsunuz. ( Diğer silahlar direk fps kamerasında oluyor zaten.) FPS moduna geçmeden de ateş edebilirsiniz ama hedefi vurmak çok daha zor olur. Snake'in yapabildiği haraketler ne yazık ki kısıtlı. Duvarlara yaslanıp, kafanızı çıkarabilir, dört yöne sıçrayabilir, herhangi bir yere yaslanırken eğilebilir (fakat yüreyemezsiniz :D) vs vs. Haraketlerimizin kısıtlı olması dışında diğer bir sorunda kamera açısı. Kojima Resident Evil benzeri bir kamera kullanmayı tercih etmiş. Bu kameranın kötü tarafı ise etrafınızı iyi görememeniz. Sürekli fps kamerasına geçip etrafı gözetlemek hem zor hem de oyun'u yavaşlatıyor. Oyunda 2 çeşit çanta diyebiliceğimiz bölmeler var. Bir çanta sadece silah taşırken diğer çantada can, radar gibi ekipmanlar taşıyor. Silahlara bakacak olursak bayağı çok zilahımız var. Öncelikle Snake'in en önemli silahlarından Socom. Bu silah'ın ucundaki iğne düşmanlarınız kanına karışıyor ve onları bayıltıyor. Vurduğunuz yere göre asker'in bayılma süreside değişiyor. Asker'i kafasından vurursanız anında yıkılıyor ama bacağından vurursanız etrafa bakıp 'ha-ho' gibi sesler çıkarıyor ve daha geç bayılıyor. Diğer silahlar ise: Nikita, Sniper, 45'lik, AK 45, Colt vs vs. Anlayacağınız silah listesi oldukça doyurucu ve bol. Sıra geldi ekipmanlara. Silahlar gibi ekipman sayımız da çok. Başta oyun boyunca kullanacağımız radar, canımızı dolduran ration, gece görüş gözlüğü, mayın tespit edicisi vs vs bir sürü ekipmanımız var. Aynen silahlar gibi ekipman listemiz de doyurucu ve bol. Codec adlı küçük bir cihazımızada ayrıca deyinmek istiyorum. Bu cihazı Mei Ling bulmuştur. Snake'in kulağına taktığı bir alıcıdır. Bu sayede Snake kapalı alanda olmasına rağmen üstü ile rahatça kontak kurabilmektedir. Yine ayrıca değinmek istediğim bir ekipmanda sigaramız. Evet, doğru duydunuz sigara. Snake sigarayı çok sever bunuda burdan belirteyim :D ama çok sevdiği için yanında taşımıyor elbette. Görünmeyen lazerleri bilirsiniz herhalde. Üzerine temas ettiğiniz anda alarm çalar. İşte Snake de bu lazerlere değmemek için yakıyor sigarasını. Sigara dumanı sayesinde lazerler'in haraketlerini görebiliyorsunuz ve lazerlerden kaçabiliyorsunuz. Snake sigara içtikçe canıda azalıyor ve sigara'nın buradan sağlığa zararlı olduğunu tekrar hatırlatıyorum.

Yapay zeka'danda bahsedelim. Kojima düşmanları elinden geldiğince akıllı yapmış. Öncelikle sürekli olarak yardımlaşma ve belirli yerlere sahipler. Bir askeri bayılttınız diyelim. Diğer asker bayılan askerin yanına gelip, iki tekme atıyor ve onu ayıltıyor. Ayrıca etrafta güvenlik kameraları da mevcut. Güvenlik kameralarını Chaf Grenade atarak bir süreliğine etkisiz hale getirebilirsiniz. Askerlere yada kameralara görünürseniz; askerler Alert moduna geçiyor ve sizi buldukları anda haklıyorlar. Alert durumu bittikten sonra bir süre yardımcı ekipler durmaya devam ediyor ve sizi arıyorlar. Yardımcı ekip de gittikten sonra o bölgenin askerleri sizi aramaya devam ediyor ve yine sizi bulamazlarsa, eski halinize geliyorsunuz. Sonuç olarak sürekli çatışmadan kaçmalı ve görünmeden ilerlemelisiniz.
Oyun'un hikayeden sonra en önemli özelliği ara videoları. Hideo Kojima hep film yönetmeni olmak istemiş ama oyun sektörüne girmiş bir kere. Bu demek değil ki oyun da film gibi olmayacak. Oyun'un yarısı ara videolardan oluşmakta. Videoların hiç birinde asla sıkılmıyorsunuz. Zaten çoğunda aksiyon tavan yapıyor. Hattaha fantastikliğe de kaçabiliyor. Ara sıra da konuşmalar ve oyun hakkında bilgiler'in olduğu ara sahnelerde çıkıyor tabi.
Hikaye'nin bu kadar başarılı olması'nın bir sürü sebebi var ama bunlardan en önemlisi karakterlerin muhteşem bir şekilde düzenlenmiş olması. Karşınıza çıkan her Boss'un farklı hikayeleri var ve her biride acıklı. Oyun boyunca 3-4 kez ağlamanız mümkün. Şahsen benim gözümden yaş geldi. Kısaca karakteleri tanıtalım bir de.
Solid Snake

Oyundaki ana karakterimiz Solid Snake, Big Boss'un son klonu. Ama bu tamamen apayrı bir konu. Hiç girmeyelim içinden çıkamayız. Snake ayrıca eski bir Foxhound üyesidir. Zanzibar olayından sonra evine çekilen Snake bu görevle yeniden dönmüştür. (Zanzibar olayına da hiç girmeyelim :D)
Liquid Snake

Oyundaki ana Boss. Big Boss'un ilk klonu. Snake'den ve babasından nefret eder. Çünkü kendisine kötü genler'in Solid Snake'e ise iyi genlerin verildiğini düşünmektedir.(Haksızda değil hani :D)
Roy Campbell

Oyunda bizi yönlendiren komutanımız.
Revolver Ocelot

Adından da anlaşılacağı gibi bir Revolver ustasıdır. Revolver'a silahtan çok çocuğu gibi bakar ve silahı kullanmak da ustadır. Liquid'in sağ koludur.
Meryl Silverburgh

Roy Campbell'in kızıdır ama roy Snake'e onun amcası olduğunu söyler.
Mei Ling

Oyunda kullandığımız radar ve codec'i bulan kişidir. Çin asıllıdır.
Naomi Hunter

Sağlık görevlimizdir ayrıca genler ve gen terapisi konusunda uzmandır.
Master Miller

Tam adı McDonnel Benedict Millerdır. Hayatta kalma teknikleri konusunda uzmandır.
Hal Emmerich (Otacon)

ArmsTech şirketinde çalışan bir mühendis olan Metal Gear REX'in tasarımcısı Hal Emmerich, Shadow Moses'a yapılan terörist saldırı sonucu rehin düşmüştür. Görev sırasında Snake ile tanışan Otacon ile Snake'in uzun süren bir arkadaşlığı olacaktır. (Metal Gear Rex'i yazı sonunda açıklayacağım)
Psycho Mantis

Gerçek bir pisişik güce sahiptir. Askerlerin beyinlerini yıkamıştır. Bu sayede askerlere emir verebilir.
Cyborg Ninja

Aslında Snake'in eski bir dostu aynı zamanda eski bir düşmanıdır. Vücudundaki parçalar tekrardan birleştirilmiştir ve robot halindedir. Ölmeden önceki Ninja özelliklerini korumaktadır.
Vulcan Raven

Alaska yerlisidir. Aynı zamanda bir shamandır. Vücudu çok güçlüdür ve soğuğa karşı dayanıklıdır.
Sniper Wolf

Adından da anlaşılacağı gibi usta bir Sniper'dır. Aynı zamanda Wolf olarak da anılır. Irak da savaş alanının ortsaında büyümüştür.
Grafikler zamanı için mükemmeldir. PS1'in en iyi grafikli oyunlarındandır. Hideo Kojima PS1'in nimetlerini sonuna kadar kullanmış resmen. Fakat PC için aynısını söyliyemem. Daha iyi bir port yapılabilirdi ps1' göre. Yine de onca karakterin detayı ve değişik mekanları kullanarak çok çok iyi bir iş çıkartmış Hideo. Bu kadar eski bir oyun için grafiklerden daha fazla bahsetmek mümkün değil ne yazık ki.
MGS'nin bir diğer bombası ise müzikleridir. Harry Gregson Williams tarafından yazılan müzikler gerçekten tarihe geçecek kadar güzeldir. Hele oyunu oynayıp bitirdiyseniz, MGS'nin müzikleri size büyük anlam ifade eder. Her gün hiç bıkmadan dinlersiniz. Bu yazıyı yazarken de arkada MGS çalıyor ve ben yine delleniyorum. :D Sesler ise müzikler kadar bomba olmasada çok kaliteliler. Snake'i seslendiren David Hayter'i çoğunuz duymuşsunuzdur zaten. Sadece o değil diğer tüm karakterlerin sesleri çok başarılı bir şekilde kaydedilmiş. Aynı zamanda silah, araç ve üzerinde dolaştığınız mekanlarda çok iyi seslendirilmiş.
Yavaş yavaş sonuca gelmem gerek. MGS kesinlikle ama kesinlikle oynanması gereken bir yapıt. Bu tarif edemediğim şeyi bir şekilde oynayın. Oyun da denmez film de denmez. Tarif edilemez. Hikayesi Hollywood filmlerinden bile mükemmel. Müzikleri de aynen öyle. Karakterlerin her biri ayrı bir şekilde aklınızda kalıyor. Finlimi şöyle bitirmek istiyorum; BAŞKA HANGİ TANIMLANAMAZ ŞEY SİZİ GÖZ YAŞLARINA BOĞAR ? bu soruyu oyunu oynadıktan sonra HİÇ BİR ŞEY diyerek cevaplayacağınıza eminim =).
'+'lar ve '-'ler
+Muhteşem hikaye
+Muhteşem Müzikler
+Muhteşem TANIMLANAMAYAN MGS
-Kamera açıları
-Hraketlerimizin kısıtlı olması
Grafik %100
Ses %100
Oynanış %90
Hikaye %100
Genel %95
|