| Bir Büyük Savaş, Bir Büyük Başkaldırış Dünyanın belki de gelmiş geçmiş en büyük ve hasarlı savaşı 2. Dünya Savaşı’dır. Birçok “savaş” oyunu üretmeye meraklı olan firma da hep bu olayları konu alır. Her ne kadar Call of Duty artık yüzünü geleceğe çevirdiyse de, tam aksine Medal of Honor da sırtını çevirmiştir geleceğe, o 2. Dünya Savaşı’nı sanal ortamda sürdürmektedir. Siz de bir 2. Dünya Savaşı meraklısıysanız ve Call of Duty 2’nin tadı damağınızda kalmışsa, Airborne kapılarını kurşunlarla sizlere aralıyor... Karakterimiz Boyd Travers Oyunda canlandıracağımız karakterimiz Boyd Travers adlı bir er. Bu kişinin Almanca’sı çok iyi derecede ve rütbesi “er” olsa da birlikleri komuta edip savaşa hazırlama yetkisine sahip. Nazi kamplarından sonra küçük çatışmalardan hafif sıyrıklarla kurtulan Travers, komutanı tarafından keşfedilip ana orduya alınıyor. 
Bu ana orduya karşın Amerika’dan ve İngiltere’den gönüllüler toplanıp hazırlanma aşamasına giriyorlar. İngilizlerin ana hedefi şehri kuşatmak ve daha sonra insanları esir almak. Neyse, daha sonra iki ordu arasında çatışma başlayınca, artık Travers kendini sizin marifetli ellerinize bırakıyor. Göklerde Beni Taşı, Değerli Paraşütüm 2. Dünya Savaşı’nı konu alan filmlerde mutlaka bir karede paraşütle havadan sizlere yaklaşan düşmanlar görmüşsünüzdür. Airborne, adından da anlaşılacağı gibi çatışmaların genellikle havada gerçekleşeceği bir oyun. Bu sayede havada çeşitli yeteneklere sahip oluyorsunuz. Artık paraşütümüzün kontrolü tam olarak elinizde değil. Hava koşullarına göre paraşütünüz ile canlı olarak karaya inemeyebiliyorsunuz. Yine de kontroller daha da geliştirilerek sunulmuş, daha doğrusu sunulacak, Electronic Arts böyle demekte. Oyunda sadece paraşüt yok tabii ki. Uçak detayları da unutulmamış. Eğer hava birliğiniz zor durumda kalırsa bizzat kendiniz uçağı yönetme yetkisine sahipsiniz. Uçakla yapabileceğiniz en kârlı ataklar tabii ki altınızdaki şehri ( kendi şehrinizin olmamasına dikkat edin.. ) ve düşman uçaklarını bombalamak. Bombalayacağınız uçakları da itinayla seçiniz ki kendi hava kuvvetlerinize zarar gelmesin... Grafiklerden ve Seslerden de Bahsedelim Oyunun grafiklerinden açalım konuyu ilk önce. Grafiklere “olağanüstü” dememiz hafif bir abartı olsa da kötülemek de yanlış olacaktır. Kaliteli ortam detaylarına diyecek yok ama silahlar hakkında eksikler var. PS3 teknolojinin gerisinde kalan silah ile el bütünleşmesi, grafiklerin en dip noktası haline gelmiş. Killzone 2 ve Haze oyunlarındaki silah detaylarına bakarsak, MoH’un bayağı bir geride olduğunu fark ediyoruz. Biraz da güzel haberler verelim. Oyundaki binaların %80’lik kısmına ağır hasar verebilmemiz mümkün. Bu da 2. Dünya Savaşı havasını daha rahat solumamıza yardımcı oluyor. Trailer’dan ses kalitesini tam anlamasak da işin içinde EA olunca kalitesiz müziklerin ve seslerin olacağını hiç zannetmiyorum. Hem yukarıda dediğim gibi binalara hasar verebilmeye artı ortama uygun sesler gerekiyor. Bu nedenle sesler hakkında kaygının yersiz olduğunu düşünüyorum. 
Son Sözler Girişte dediğim gibi hâlâ Call of Duty 2’nin tadı damağınızdaysa, size çok güzel bir deneyim olacağını düşünüyorum. Hatırlatmakta fayda görüyorum, oyunumuz 4 Eylül 2007 tarihinde XBOX 360, Kasım ayında ise PS3, 28 Ağustos'ta PC platformuna çıkacak. 2. Dünya Savaşı’nın hep sanal ortamda kalıp gerçeğe yansımaması dileğimle... Saygılarımla... |