| Dizisi ile milyonları ekranlara bağlamayı başarmış, aldığı ödüllerle kalitesini kanıtlamış olan LOST dizisinin 4.sezon bölümlerini merakla beklerken oyununda aynı zamanlarda piyasaya sürülerek lost fanları mutlu etmeye çalışan yapımcılar bunu başarabildiler mi? Genellikle filmlerden ve dizilerden uyarlanan oyunlar (istisnalar kaideyi bozmaz) bekleneni veremediler. Ama işin içinde lost ismi geçiyorsa diziyi seyredenler durdu ve şöyle dediler: - Lost'uda mahfetmemeliler...
 Başlangıç olarak oyunun konusunun diziyle paralel geliştiğini söyleyelim. Dizinin 1. sezonundan başlıyoruz diyebiliriz. Oceans firmasının uçağının bilinmeyen bir sebeple ıssız bir adaya düşmesi ile gerçekleşen olaylar, aslında adanın ıssız olmadığını mistik güçlerin adaya hakim olduğunu ve bunların yanında orada yaşayan ve others (diğerleri) olarak adlandırılan bir grup insanın bu olaylarla ne gibi ilişkilerinin olduğunu çözmekle uğraşıcağız diyebiliriz.
Giriş videosunu büyük bir zevkle seyrettikten sonra ormanın içersinde gözlerimizi açıyoruz. Hemen belirmek isterim oyunda dizide olan hiç bir karakter ile oynamıyoruz. Karakterimiz dizi ile ilgisi olmayan hatta hiç bir bölümde gözükmeyen bir yolcu. Uçak kazası sırasında kafasıyla yere kafa atmak suretiyle hafızasını yitirmiş bulunuyor. Kim olduğunu, nereden geldiğini ve şu anda nerede olduğunu daha bilmiyor. Bu sırada devreye biz giriyoruz ve kahramanımızın kim olduğunu bulmaya çalışıyoruz.
KAYIP Lost: The Game üçüncü kişi kamerasından oynadığımız bir oyun. Örnek vermek gerekirse Kyne and Linch kamera sistemine oldukça benziyor. Oyunun türüne gelince action/adventure denilebilir ama adventure kısmı action kısmına göre oldukça ağır basıyor. Oyunda diziden tanıdığımız john loche, sayit, jack, desmond, sun, hurley vb. karakterle etkileşim kurabiliyoruz. Yanlarına gidip sorular sormak yolu ile bir taraftan hafızamızı yerine getirmeye çalışıyoruz. Hafızamız ise belirli kelimeleri duyduğumuzda geçmişte yaşadığımız olayları hatırlamamız ile gerçekleşiyor. Bu olaylara diziyi izleyenlerin bildiği üzere flashback olarak adlandırılmış. Oyunun her bölümünde bir kez olarak geçmişe dönüp o anı yaşıyoruz ve fotoğraf makinesi ile hatırladığımız kareyi yakalamaya çalışıyoruz. Kameramızın ise zoom ve focus ayarı var bu ayarları doğru yapıp doğru anda fotomuzu çekersek geçmişimizden bir parça bulabiliyoruz.
Dizideki her karakterin bir mesleği ve özelliği var buda oyuna yansıtılmış durumda misal olarak mekanik ile ilgili bir problem olduğu daha önce ordu görev almış telsiz ve vb elektrik işlerinde uzman olan sayit’e gidip yardım alabiliyoruz. Oyunda fazla çatışmaya girmediğimizden dolayı enerji sistemi diye bir şey bulunmuyor. Bunun yanında karanlık mağaralarda aydınlanma ihtiyacımız için lamba silahımız için kurşun gibi envanterlerimizi takas yolu ile elde ediyoruz. Takas yapacağımız şeyler ise su, ormandan topladığımız meyveler ve konserveler gibi şeylerden oluşuyor.  BİLMECE BULDURMACA DAM ÜSTÜNDE KAYDIRMACA Oyunumuzda genellikle karşılaştığımız bilmeceler elektrik ve bilgisayarı harekete geçirmek için kurulmuş olan IQ testlerinden ibaret. Özellikle IQ testleri oldukça zevkli ve güzel elinizde kağıt ve kalemle bilmeceleri çözmeye çalışacağınızdan eminim. Bu testlerde bize belirli kombinasyonlarda rakamlar, harfler veriliyor ve son rakamın veya harfin yerine konulmasını bizden istiyor. Bizde kombinasyonu çözmeye çalışıyoruz. Bu bilmeceler tabi ki oyunun görünen yüzü aslına bakılacak olursa oyunun her anında bizi zekamızı kullanmaya zorluyor. Ormanın içersinde iken kaybolmamak için beynimizi zorlarken diğer taraftan ise ormanda devriye gezen (diziyi izleyenlerin yakından tanıdığı) black smoke ile karşılaşmamak için etrafı kollamamız isteniyor. Unutmadan belirmek istiyorum, oyunda checkpoint sistemi kullanılıyor. Yani istediğimiz zaman kaydetme olanağımız kesinlikle yok ama checkpointler düzgün olarak yerleştirilmiş ve hiç kaydetme isteği duymadan devam edebiliyoruz. Oyunun en çok hoşuma giden tarafı ise her bölümde geçen bölümleri hatırlatması. Dizide de olduğu gibi bölüm başlarında lost ta geçen bölümler diyerek ufak bir hatırlatma yapıyor, bence çok iyi düşünülmüş bir özellik. Kendinizi gerçekten diziyi seyrediyor gibi hissediyorsunuz.  Ayrıca oynadığımız bölümler dizi ile çakışmıyor ve bir mantıksızlık bulunmuyor, Dizide gerçekleşen olaylardan önce yada sonra orada bulunuyoruz. Örnek vermek gerekirse dizinin ilk bölümünde pilotun camı kırarak dışarıya alınmasından sonra gittiğimizde kabin camı kırılmış ve etrafa camlar saçılmış olarak buluyoruz. GRAFİKLERDE KAYIP YOK Oyunun çıkmadan önce izlediğimiz videolarında grafik kalitesinin iyi olduğunu tahmin etmiştim. Oyun çıktı ve yanılmadığımı gördüm. Lost: The Game grafik olarak gerçekten üst seviyede gölge oyunları mükemmel kullanılmış, karakter modellemeleri tek kelime ile mükemmel oyun içersinde kötü olarak modellenmiş diyebileceğimiz hiç bir karakter bulunmuyor. Koşarken yaptığımız hareketler yere düştüğümüzde acele edip toparlanmamız güzel yansıtılmış. BlackSmoke ise neredeyse dizi ile aynı dışardan seyreden birisi kesinlikle diziden bir görüntü sanacaktır. Ormanda ilerlerken yaprakların ayağınıza sürtünerek yerinden oynamaları ve atmosfer bizi içine çekiyor. SESLERDE KAYIP YOK FAZLASI VAR Oyunda kullanılan müzikler ve sesler diziden alınma ve tanıdığımız sesler. Ama yapımcılar bu sesleri o kadar iyi kullanmışlar ki, ormanda ilerlerken çalan müzikler yaprakların hışırtısı, özellikle blacksmoke tan saklanır ve kaçarken çalan müziklerde gerim gerim geriliyorsunuz. Karakterlerin seslendirilmelerinin bazıları orijinal seslendirmeyken bazıları ise (1 yada 2 tanesi) gerçeğe yakın sesler kullanılmış. Sonuç olarak Lost: Via Domus grafik ve özellikle sesleri ile geçer not alıyor. Şimdiye kadar hep iyi yönlerini yazdık ama bu Lost’un hiç mi kayıp yanı yok tabi ki var. Oyunun sistem gereksinimleri oldukça fazla. Bazı yerlerde oyunun grafik motorundan kaynaklanan hatalar bulunuyor. Bunlar karakterimizin bir yere çakılıp kalması gibi şeyler. Oyunun kısa olması da bir eksi olarak görülebilir. Oyunda bulunan karakterle oynayamama bence bir eksi ama yapımcıların politikaların biri diye düşünüyorum, eğer oyundaki karakterlerle oynasaydık oyunun senaryosu bize hiç bir yenilik sunmayacaktı diye düşünüyorum.  LOST: VIA DOMUS BİR KAYIP MI? Lost: The Game kesinlikle bir kayıp değil özellikler grafikleri ve sesleri ile göz dolduruyor. Bilmeceleri düşündürücü insanı akıl oyunlarına zorluyor. Son zamanlarda başında düşündüğüm nadir oyunlardan birisi. Diziyi seyredenlerin kesinlikle oynaması gerekiyor. Bir solukta bitmesi Lost’a yakışır sonu ile bu senenin oynanabilir oyunları arasına adını yazdırmayı hak ediyor. Oyunu tavsiye ettiklerimiz: Lost fanları, Adventure sevenler, grafik seslere önem verenler, Adventure sevmem ama lost severim diyenlerin bile oynaması gerekiyor. Oyunu tavsiye etmediklerimiz: Ben lost da seyretmedim oyununuda oynamam diyenler, Adventure la hayatta işim olmaz bırak hayatı ölsem oynamam diyenler, kısa oyunlardan haz etmeyenler oyundan uzak sursunlar.. Oyunsuz kalmayın... |