Önümüzdeki aylarda raflardaki yerini alacak olan Legendary'de , kendimizi dünyaya saldıran yaratıklara karşı mücadele verirken bulacağız. Artık insan ırkı, son mücadelesini verirken, Pandora'nın Kutusundan çıkan bu garip ve güçlü yaratıkların alt edilebilmesi için insanoğlunun son umunu canlandıracağız. Öyle bir savaş olacak ki, birçok uluslar arası şehirde geçecek bir savaş… Öyle bir kavga olacak ki, modern silahların, bu mitolojik yaratıklara karşı çok fazla etkili olmadığı bir kavga… Öyle bir oyun ki, birinci tekil şahıs kamerasından oynanan bir FPS ama, minetorlar ve kurt adamlar gibi mitolojik yaratıklara karşı olunan bir oyun… Tüm bunları bir yana bırakın ve Spark Unlimited firması yetkililerinin yapmış olduğu şu açıklamaya bir göz atın; “ Legendary , yeni nesil konsolların neden yeni nesil olduklarını gösterecek bir oyun olacak” tüyler ürpertici ve çok büyük bir iddia değil mi?

Herşey Gerçek Boyutlarında Modellenmiş
Bahsettikleri şey acaba devasa poligon sayıları mı? Yoksa doku efektleri mi? Görsel öğeler mi yoksa sesler mi? Hayır bunların hiçbirisi değil iddialı oldukları şey. Oyunun ölçeğinden bahsediyorlar. Oyunun geçeceği şehirler gerçeği ile birebir modellenmiş ve boyut ve yüzey alanı olarak da bire bir ölçeğe sahip imiş. Örneğin Gryphonlar (ki kendileri aslan başlı kartal gövdeli bir çeşit yaratık olur) gökyüzünden yere çakılırken, havada çark ediyor olsalar bile, bizim kontrol ettiğimiz karakterden çok daha hızlı bir şekilde yere çakılacakmış. (büyük kütleye büyük yer çekimi kuvveti) Yada New York şehrindeki gökdelenlerin büyüklüklerinin gerçek büyüklükleri olacağını ve oyundaki her bir detayın ölçeklendirme oranının gerçeğe uygun yapılacağını söyleyen yetkililer, şahsen benim ilgimi bir hayli çekmeyi başardılar. Hepsiden ötesi, zaten muhteşem işler başarabilen Unreal 3 Engine oyun motorunu, kendi oyunları için modifiye edip geliştirdiklerini ve inanılmaz bir draw distance değerine sahip olacağımızı söyleyince hepten iştahım kabardı. Öyle ki, o yüksek gökdelenlerin üzerine çıkıp şehre baktığımızda, gerçek bir insanın gözleri ne kadar uzağı görebiliyorsa, ufuktaki kıpırdanmaları ne kadar algılayabiliyorsa, oyunda da aynı hissi yaşayabilecekmişiz.
Oyunun Konusu
Charles Deckard , zamanın en gözde sanat hırsızlarındandır. Bu unvan ona boşuna verilmemiştir. Gerçekten işinde çok başarılıdır fakat tek kusuru merakıdır. Daha önce keşfedilmemiş olan bir kutuyu çalmak için kiralanan Charles, kutuyu ele geçirdikten sonra merakına yenik düşerek bu köyte kutunun neden bu kadar değerli olduğunu anlamak ister ve kutuyu açar. Ne var ki, elindekinin efsanevi Pandora'nın Kutusu olduğunu bilememektedir. Kutuyu açar açmaz işler garipleşecektir. Kutunun içinden yükselen bir şeylerin olduğunu hisseden Charles , aniden elinde bir garipliklerin olduğunu fark edecektir. “the Signet” işareti elinde parlamaktadır. O an içinde bulunduğu müzede çılgın sarsıntılar meydana gelir ve yer yarılır. Müzeyi ayakta tutan dev kolonlar birer kürdan gibi kırılmaya başlar. Çığlıklar, haykırışlar, koşuşturmacalar …. Tam bir kaos yaşanmaktadır.
Charles dışarı çıktığında bir sürpriz ile karşılaşacaktır. Depremin tam merkezinde olduğunu düşünür çünkü önünde devasa bir oyun bulunmaktadır. Fakat gerçek, Charles'ın düşündüğünden biraz daha farklıdır. Bir müddet sonra, o büyük oyuktan mistik ve mitolojik yaratıklar çıkmaya başlayacaktır. Birkaç dakika içerisinde New York tamamıyla felaket şehri olmuştur. Yaratıklar önlerine ne geçerse yakıp yıkmaktadırlar. Bu büyük yıkımın ardındaki neden olarak Charles kendisini ve merakını görmektedir ve her şeyin normale dönebilmesi için elinden ne geliyorsa yapmaya hazırdır.

Ne Kadar Öldür, O Kadar Kazan
Oyunun konusu basit gibi görünse de, daha doğrusu bilindik bir efsanenin değişik bir yorumu gibi görünse de, bence enteresan bir düşünce olmuş. Özellikle senaryoyu anlatırken arada bir cümlede üstü kapalı değindiğim “the Signet” olayının oyunun oynanışına etki edecek olması işi daha da ilginçleştirecek gibi görünüyor. Şöyle ki; elimizdeki bu iz, Pandora'nın Kutusu ile doğrudan alakalı. Kutuyu hissedebilmemizi ve ona daha çabuk bir şekilde yaklaşabilmemizi sağlayacak. Dahası, oyundaki mistik yaratıkları öldürdüğümüzde, onların enerjilerini ve güçlerini kazanabilmemizi sağlayacakmış. Yaratıklardan topladığımız enerjiler, sağlığımızı yenilemek adına kullanılabileceği gibi, “Animus Pulse” denilen ve güçlü saldırılar yapabileceğimiz hareketler için bu enerjileri biriktirebilecekmişiz de. Yani anlayacağımız, oyun boyunca karşımıza çıkacak olan mistik yaratıkları ve düşman askerlerini öldürerek, sağlık, enerji, silah gibi ihtiyaçlarımızı karşılayacağız.
Düşman askerleri dediğimde şaşırmış olmalısınız. Evet Legendary dünyasında, birbirleri ile ideolojik olarak zıt iki grup bulunmakta. “ the Black Order ” ve “ the Council of 98 ”. Oyun boyunca, biz Council tarafında savaşacağız. Yani bu demek oluyor ki, oyunun büyük bir bölümünde bir takım halinde savaşacağız. Fakat bu her zaman iyi bir özellik gibi görünmesin size. Eğer takım arkadaşlarınızdan birisi bir kurt adam tarafından ısırılırsa, haliyle o da bir kurt adam olacak ve size saldırmaya başlayacak. Bu durumda takım arkadaşlarınızı da çok iyi gözlemlemeniz gerekecek. Buda demek oluyor ki, genellikle askerler ve yaratıklar arasında oluşan bir çapraz ateş şeklinde geçecek oyunumuz.

Yapay Zeka Muazzam
Oyunun yapay zekasına değinmeden geçemeyeceğim. Gördüğüm videolardan edindiğim izlenime göre, inanılmaz başarılı bir AI bulunmakta Legendary'de. Öyle ki, elinize çok güçlü bir silah alıp yaratıkların üstüne atılmanız hiçbir işe yaramayacak. Sizin ateş gücünüze göre çok başarılı şekilde siper alıyorlar. Aynı zamanda yanınıza yavaş yavaş yaklaşıyorlar. Hal böyle olunca, elinizde ne kadar güçlü bir silah bulunduğu hiç önemli olmuyor. Tabii sağlam bir stratejiniz yoksa. “Yapay zeka konusunun bu kadar başarılı olmasının ardındaki temel etken olarak, çok araştırma ve çok fazla çaba sarf etme geliyor” diyor yapım ekibi yetkilileri. Oyunun tam sürümünde neler göreceğiz çok merak ediyorum.
Oyunda karşımızda çok fazla sayıda mistik yaratık olacak. Örneğin, gryphon lar (daha önce ne olduğunu açıklamıştım), werewolve lar(bildiğiniz kurt adamlar), harpy ler(yarı kadın yarı kuş garip acımasız bir yaratık), fire drake ler (ağzından ateş püskürtebilen bir çeşit kuş.. daha çok ejder e benziyor) ve tabii minotaur lar (ne olduğunu herkes bilir ama.. kafası insan gövdesi at olan yaratık) bunlardan bazıları. Tabii birde bu denli güçlü mistik ve mitolojik yaratıkların olabildiğince zeki olduğunu düşünün. Sadece kendi güçleri ile saldırmakla kalmıyorlar, çevre ile etkileşimleri inanılmaz derecede kuvvetli. Herhangi bir şeyi saldırı aracı olarak kullanabiliyorlar. Örneğin gryphon lar, arabaları kaldırarak üzerimize fırlatabiliyorlar. Yada warewolve lar hızlarını kullanarak yanımıza çok süratli bir biçimde yaklaşarak bizi dilim dilim edebiliyorlar. Anlayacağımız oyun gerçekten çok zor olacak.
Görsellik
Oyunun her şeyi beni çok etkiledi diyebilirim. Görsel öğeler çok başarılı bir şekilde kullanılmışlar. Poligon manyaklığı olmasa da, doku efektleri oldukça başarılı. Hele ki o mistik yaratıkların modellenmesi oldukça başarılı söylenecek söz yok. Dahası, oyun içindeki animasyonların başarısı beni kendisine aşık etti diyebilirim. Anlayacağınız görsel öğeler tamamen tatmin edici olmuş (olacak).

Kapanış
Legendary, 30 Eylül 2008 tarihinde PC, PS3 ve XBOX 360 platformları için çıkacak olan sıra dışı bir FPS oyunu. Oyun dünyasına kazandırdıkları, özellikle mistik yaratıkların yapay zekası ve oynanış özellikleri, bu oyunu oynamaya değer kılıyor. Gönül rahatlığı ile söyleyebilirim ki, Spark Unlimited firması ödevini çok iyi yapmış ve zamanlarını gerçek bir oyun hazırlayabilmek için kullanmışlar. Oyunun tam sürümünü sabırsızlıkla ve büyük heyecanla beklemekteyim…
Bu oyun ile ilgili daha fazla bilgi için www.oyunlideri.com sitesinin takipçisi kalın…
Bol oyunlu günler dilerim...

|