Resident Evil gibi bir oyundan bahsederken açılışı yapmakta epeyce zorlanıyorum. Zira öyle bir açılış yapmak istiyorum ki, okuyan kişi oyunun hakikaten klasik olduğunu anlasın. Lâkin yazıyı açmamdaki yeteneğimi(!) görmüş olduğunuz. Gerçi önemli olan açılış değil, içeriği bence. Değil mi?
Resident Evil 1995 yılında bir Capcom çalışanı olan Shinji Mikami tarafından yaratıldı. Mikami, fantastik fikirler üretebilen bir kişiydi ve Resident Evil'ın ne kadar karmaşık, sürprizlerle dolu olabileceğini gösterdi. Çok basit bir senaryonun üzerine kurulu gibi gözükse de temeli çok derin olan bir oyundur Resident Evil . 1996 yılında Playstation One'a çıktığında Alone in the Dark klonu olarak görülmüş, lâkin oyunu çok fazla kurcalayanlar ve bu türe hayran olanlar Alone in the Dark'dan da iyi görmüştür bu oyunu. Karakterleri ve o karakterlerin nasıl ayakta kaldıklarını görünce herkes bu karakterlere, hata "kahramanları" benimsemişti. Shinji Mikami oyun dünyasını sarsan bir oyun yapmıştı.
Konu:
Oyun baştan sona Racoon Forest'da, Spencer Konağı'nda geçmektedir. Spencer Konağı'nda yapılan gizli deneyler sonucunda Tyrantvirus (T - Vırus) bulunur. Bu virüs sonucunda insanlar zombi denilen yaratıklara dönüşmeye başlarlar. Konakta yaşanılan garip olaylar sonucunda da " S.T.A.R.S " timi konağı araştırmaya gönderilir. S.T.A.R.S'ın Bravo timi ormana vardıklarında helikopter'leri düşer ve Alpha timi onları kurtarmaya gelir. Lâkin Alpha timi ormanda bir sürprizle karşılaşır ve Cerberus (zombi köpekler) adındaki yaratıklar tarafından kovalanırlar ve Spencer konağına sığınırlar. Oyundaki amaç Chris Redfield ve Jill Valentine karakterlerinden birini seçip hayatta kalmaya çalışmaktır.
Oyundaki en büyük amaç hayatta kalmaktır. Resident Evil'ın türünün Survivol - Horror olduğunu düşünürsek gayet normal. Chris Redfield ile nispeten daha zor olan oynanış, Jill Valentine ile kolaylaşır. Oyunda hayatta kalmanın zorlukları lanse edildiği için nispeten zor bir oynanış sunmaktadır. Mermi sıkıntısı ve Health sıkıntısı bunların başında gelir. Diğer bir yandan kafa patlamak için koyulan bulmacalar da saatleri çalmaktaydı. Oyunda sadece renkli bantlar ile kayıt yapılabiliyordu ve nadir çıkan bu kartlar yüzünden kayıtları doğru zamanda yapmak önemliydi.
Fazlasıyla silah bulunan oyunda Beretta, Shotgun, Magnum, roketatar, bıçak, flashbang, el bombaları, alev silahları vb.. bir çok silahı kullanabiliyorduk.
Oyunda hayatta kalmanın yanında derin senaryoyu da inceliyorduk. Odalardan veya salonlardan bulduğumuz dosyalar ile hikaye hakkında bilgiler toplayabiliyorduk. Oyunda Alpha timinin lideri olan Albert Wesker'ın da neler planladığını öğreniyorduk, böylece oyunda ihanet duygusunu da tatmış oluyorduk. Aynı zamanda arkadaşlığın da nasıl bir duygu olduğunu bir oyunda bu kadar açık şekilde görüyorduk. Mesela Barry Burton karakterinin sürekli Jill Valentine'i (yani seçebileceğimiz karakterlerden biri) kurtarması sonucunda ona minnettar kalıyorduk (ben onun oyunun sonunda bize ihanet edeceğini düşünüyordum lâkin Mikami ustanın "iyiler mutlaka kazanır" anlayışı da burada ortaya çıkıyor).
Resident Evil , bize Survivor Horror tarzının doğuşunu göstermişti. Playstation One'ın ticari açıdan da en üstün oyunu olmuştu. Bir efsanenin başlangıcıydı.
Sonra Director's Cut versiyonu geldi, sonra Remake. Director's Cut'da bazı sahnelerin yerinin değiştirilmesi ve şiddet oranının birazcık daha azaltılması dışında bir yenilik olmadı. Remake versiyonunda da yepyeni grafikler, konudaki bazı değişiklikler ve bulmacaların nispeten zorlaşması dışında fazla yenilik bulunmuyordu. Remake versiyonu Gamecube dışında başka bir platforma çıkmadı.
Çok uzun zamanda geçti üzerinden lâkin hala bir efsane ve bir türün yaratıcısı, bir başyapıt. Resident Evil şu ana kadar oyun sektörüne çok fazla şey kazandırdı ve kazandırmaya devam ediyor. Resident Evil 4'de de gördük RE5'de de görüceğiz. Oyun dünyasının da şu sıralar durgun olduğunu düşünürsek şu klasiği bir kez daha oynamakta bir sakınca yok aslında. İyi oyunlar. Farewell. :)
|