BİR DÖNEMİN PLATFORM EFSANESİ
Saatim tam 2:15'i gösterirken, internette Sir Daniel'a ait bir duvar kağıdını görmüş olmam bu yazıyı yazmama vesile olmuştur... Evet arkadaşlar bir şeyler yazmak böyle bir şeydir. Bir bakarsınız hiç olmadık yerden bir ilham perisi çıkıverir ve en olmadık zamanda en olmadık -gibi gözüken- işler yapmanızı sağlayabilir...
MediEvil'ı internette aradığımızda ne yazınki karşımıza pek bir içerik çıkmıyor. Başlı başına bir platform efsanesi olarak anılan bu müthiş oyunun havasının sönmesi -ya da zorla söndürülmesi- akla ne kadar yatkın orası meçhul. Zira PSX dönemini dolu dolu yaşamış dönemin oyunlarını yemiş bitirmiş kesim için, oyun dünyasının en renkli ve nispeten en üretken olduğu o yıllardan günümüze pek az oyun gelebildi. Gelenlerin de yine pek azı orijinalliğini yitirmemek konusunda ayak diretti. MediEvil büyük bir ihtimalle bu dejenerasyon içinde sönüp gitmemek adına en çok mücadele veren oyun oldu. Kendisini en son PSP'de gördük fakat dürüst olmak gerekirse Sir Daniel'ın PSP çıkartması da gereken patırtıyı kopartmaya yetmedi. Eee madem internette arattığımız vakit Medi Evil adına fazla bilgiye ulaşamıyoruz o halde bu ilk de yine bizden olsun diyerek yazıma girişiyorum...
TEK GÖZÜ KALMIŞ KAHRAMAN: SİR DANIEL
Sir Daniel Fortesque'yu ... Aslına bakacak olursanız belli bir yaş sınırının altındaki pek çok oyun sever için anlamı olmayan bir isim kendisi. Platform'un altın çağını yaşamış bizler için ise alternatif bir fantastik ikon diyebiliriz. PC lerde Croc, Spyro ve Rayman gibi ucubelerin krallığı devraldığı platform konseptine, konsolların verdiği en okkalı cevap olan Medi Evil'ın baş karakteri kendisi. Aslına bakacak olursanız büyük ölçüde Tim Burton'un gotizminden nasibini almış son derece eğlenceli ve bir o kadar da çatlak bir oyun. Maksimum oyun süresinin yanı sıra birbirinden renkli ve farklı mekanlarda vuku bulan onlarca farklı macera ve her biri birbirinden garip yoldaşlar ve düşmanlar ile tam bir fantastik şölen diyebiliriz Medi Evil için... Günümüzde hala ismen MediEval: Total War ile karıştırılıyor olsa da bu kendisine yapılan en büyük haksızlık diye düşünüyorum.
Gelelim Efsanenin başlangıcına... Her şey bunan yaklaşık yüz yıl önce vuku bulmuş devasa bir savaş ile başlamıştır. Sir Daniel mevcut savaşın önde gelen liderlerinden biridir. Açgözlü büyücü Zarok ve güçlerine karşı yürütülen bu savaşta Sir Daniel gözünden vurulur. Tabii ne hikmetse kendisi yaşamını yitirir. Savaş sonrasında Zarok da özgür halklar için - geçici bir süreliğine de olsa- tehdit olmaktan vazgeçer. Aradan geçen yıllar sonrasında kötü büyücü Zarok ordularını yeniden hazırlayarak dünyadaki halklar için yeniden tehlikeli bir düşmana dönüşür. Zarok'un bu dönüşü karşısına eski düşmanı Sir Daniel Fortesque'yu yeniden çıkartacaktır. Lakin Sir Dan'ın eskisi kadar formda(!) olduğunu söyleyemeyiz. Kendisi necromantik büyü sayesinde hayata döndürülmüş döküntü bir cesetten ibaret de olsa asillikten ve asaletinden hiç bir şey kaybetmemiştir. Hizmetkarlarının ruhlarını bu güç sayesinde tutsak eden Zarok'a karşı mücadele ederek bütün ruhları özgür bırakmak artık yegane amacımız olmuştur.
Konu itibarı ile Medi Evil sizlere basit gelebilir. Eee diğer taraftan ilk oyunun piyasaya sürülmesinden bu yana on yıla yakın bir sürenin geçmiş olduğunu da göz ardı etmemek gerekiyor. Tabii Medi Evil'ı diğer platform oyunlarının arasından çekip çıkartıp o türün tahtına yerleştirme sebebimiz de sadece konusunda barındırdığı unsurlardan kaynaklanmıyor elbette. Oyundaki Tim Burton etkileniminden az önce bahsetmiştim. Sadece karakter modellemeleri ve mekan tasarımları değil; içeriğinde barındırmış olduğu kara mizah öğeleri de oyuna Burtonesk bir hava katıyor desek zerre kadar abartmış olmayız. Cesetler, kurt adamlar, kara büyüler, simya ilmi, gotizm gibi unsurlara bir tarafta saygı duruşunda bulunurken; diğer taraftan bu özelliklerle dalgasını geçmesini bilen ve elindeki malzemeyi, oyunun başından sonuna kadar yerinde ve ölçülü olarak kullanabilen bir oyun aynı zamanda.
HER ANLAMDA AMACA ULAŞABİLMEK!
Yukarıda saymış olduğum özellikler zaten başlı başına bir platform oyununu baştacı yapabilmek için yeterli. Hele ki dönemin oyunlarının çeşitlilik açısından günümüze oranla oldukça geniş bir yelpazede olduğunu düşünürsek, zaten özgün olmayan oyunların "tutunamayanlar" arasına gireceklerini bilmek için kahin olmaya gerek yok. Diğer taraftan Medi Evil'in belki de en can alıcı özelliklerinden biri de oldukça ince zeka ürünü bilmeceleri hiç kuşkusuz. Tabi oyunlardaki bilmece dozunun her oyunsever üzerinde aynı etkiyi yaratmadığı da bilinen bir gerçek. Bu konuda aslında oyunseverlere hak veriyorum nitekim amacı strest atmak olan bir oyunseverin, tıkır tıkır işleyen bir oyunun atmosferini bu tarz bilmecelerin baltaladığını düşünmelerinde aslında anormal hiç bir durum yok. Medi Evil bünyesindeki o meşhur bilmecelerin de aslına bakacak olursanız her bünyeye gittiğini söylemek doğru kaçmaz. Her şeye ramen Medi Evil daki bilmeceler üzerinde epey kafa patlatışmış ve ince esprileri de bünyesinde barındıran bilmeceler aslında. Bu açıdan başlarda aksiyon dozu yüksek bir şekilde ilerleyen oyun, daha sonraki bölümlerde bir beyin fırtınasına dönüşebiliyor.
NEDEN TOZLU RAFLARIN ARASINDA KALDI?
Gelelim Medi Evil gibi bir klasiğin günümüzde neden hak ettiği değeri bulamadığına. Dönemdaşı olan Metal Gear Solid, Tekken vs gibi farklı türlerdeki oyunlar çağ atlamış ve kendilerini her geçen gün biraz daha yenileyerek karşımıza çıkan efsaneler yerine Medi Evil'ın etkisi azalarak sürmüştür. Şöyle ki ilkinden neredeyse hiç bir eksiği olmayan Medi Evil 2 nedense beklenen ilgiyi görememiştir. Tabi bunda, Medi Evil'a doymuş olan oyun sever sayısının fazlalığının da etkisi büyüktür. Şahsi fikrim oyunu oynayan kişinin en azından 1-2 senelik platform oyunu ihtiyacı giderilmiş oluyor diyebilirim.
Sir Daniel'ı bir kere daha sahnede görmek için ise; Medievil Resurrection deneyimini yaşamak gerekiyor. PSP platformuna indirgenmiş olduğu halde kendisinde eski Medi Evil içeriğini bulabilmek mümkün... bu durumda Medievil Resurrection oyunun asıl ruhuna sonuna kadar sadık kalmış diyebiliriz - her ne kadar beklenen rağbetten mahrum kalmış olsa da...
EFSANE DEYİP DE GEÇMEMEK LAZIM!
Yazıyı yazmamdaki kişisel münasebeti esgeçmek olmaz. PSX çağını dolu dolu yaşamış ve en beğendiğim oyunlarla bu konsol sayesinde tanışmış biri olarak Medi Evil'ın yeri bambaşkadır benim için. Biraz da bu sebeple buruk bir yazı yazma gereksinimi duydum. Zamanında yere göğe sığdırılamayan bir oyun hakkında neredeyse hiç bir yerde hiç bir içerik bulamamak açıkçası sinirimi bozdu. Bir kibrit yakayım istedim ben de ve naçizane bir yazı ile sadece ana hatlarıyla bir Medi Evil efsanesini paylaşmak istedim. Elbette kendisinden saatlerce bahsedilecek denli çetrefilli bir içeriği olduğunu söylemek doğru kaçmaz. Yine de Sir Daniel lafı geçtiğinde arada bir iki kelam edilmiş olmasının gerektiğini düşündüm. SDF'nin anısını yaşatalım... Unutmayalım unutturmayalım... Çürümüş de olsa saygıda kusur etmeyelim...
Saygılarımla :)
|