| Johnny Knoxville ve tayfasının yapmış olduğu türlü şebeklikleri barındırmakta olan Jackass'ın ilk başlarda yadırganan fakat zaman içinde bir fenomene dönüşerek bir bakıma abzürd mizah anlayışına bile farklı bir soluk getiren; kollektif hafızamızda ise apayrı bir konuma sahip olan programın oyununun çıkacak olması çeşitli çevrelerce nasıl karşılanır bilemem. Şahsi görüşüm Knoxville ve yandaşlarının çeşitli dallarda yapacağı, türlü sululukların bir oyuna indirgenecek olmasının ticari açıdan iyi fakat beklenti açısından kötü bir sonuç doğuracağıdır.
 Daha önce de çok yönlü oyunlara rastlamıştık ki bunların başında yine bu örneğin en önemli temsilcilerinden biri olarak Larry serisinin geldiğini söyleyebiliriz. Oyunun aslen bir ana senaryo değil de bir ana fikir üzerine kurulduğu bu tarz oyunların amacı sadece ve sadece türlü geyiklerle oyuncunun iyi vakit geçirmesini sağlamaktır. Anlayacağını üzere bu oyunlarda grafik ya da kurgu gibi öğeler de fazla önemsenmez. Ortaya çıkan mizah olgusu ise; kimi oyuncular tarafından tatmin edici bulunurken; kimi oyuncular tarafından (-ki aslen bu oyuncular oyunun amacını fazla bilmeden oyunu edinen kesime dahildirler) yerin dibine sokulur. Zira genel oyun inceleme kriterleri göz önünde bulundurulduğunda bu oyunların 100 puan üzerinden hesaplanan notları çok ender olarak 70 puanı bulmakta - veya geçmekte-dir. Gelelim Jackass: The Game'ın bu tür dahilindeki anlam ve önemine. Programın eski bir takipçisi olarak, oyunun yeterince tatmin edici olmadığını söyleyerek başlamak istiyorum. Öncelikle yaratıcılık konusunda bizlere pek fazla şey vermeyen bir oyun Jackass... Özellikle de programdaki uçuk fikirler göz önüne alındığında, oyun bir noktadan sonra oldukça monoton bir hal alıyor diyebiliriz. Buradaki düşüncemin kesinlikle işin ticari kısmı hakkında düşündüklerimle bir alakası yok! Hatta oyunu tamamen bu bakış açısından muaf bir şekilde değerlendirmeye çalıştığımı söyleyebilirim. Jackass söz konusu olduğunda karşımıza nasıl bir oyun çıkabileceğinden az çok haberimiz olsa da ortaya çıkan manzara -onlarca farklı oyun çeşidini barındırmasına rağmen- oldukça sıradan diyebilirim.  Oyunun kendi içerisinde çok farklı türler barındırdığını söylemiştim. Bu türler ilk başta oyun severler için oldukça eğlenceli gelebilir. Zira oyun haddinden fazla uzun sürmemesine rağmen mantıken sürekli benzer şeyleri tekrarlamak oyuncuları -Jackass fanatikleri olsalar dahi- sıkabilir diye düşünmekteyim.  Gelelim oyun içerisindeki bölümlere. Oyunun yarış başlığı altına ekleyebileceğimiz türleri oldukça hareketli; özellikle Steve-o, onun bir kar topu kümesi içerisinde, kayak merkezinin tepesinden aşağı yuvarlanması ve önüne ne gelirse ezip geçmesi, B.Hills sokaklarında yapılan alış-veriş sepeti yarışı, Çok katlı bir binanın tepesinde vuku bulan çarpışan otolar, Golf arabasıyla etrafı dağıttığımız saha yarışı vs vs... Başlarda oyuncuları saracak olan bu bölümlerin daha sonra benzerlerinin piyasaya çıkacak olması işin iyice suyunu çıkarıyor. Öncelikle yine bir dağdan aşağı kartopu olarak değil de sandıklar üzerinde inerek yarışıyor olmamız, San Fransisco bayırlarında yuvarlak çöp tenekesi ile aşağı salınmamız, benzer bayırda snowboard yarışına girmemiz vs vs; oyunun kendini epey tekrarlayacağını gösteriyor bizlere... Ne yazık ki oyunun en kötü bölümleri, fikir olarak en yaratıcı görünen bölümleri... Bunların başında tuşlara zamanında basmaktan ibaret olan Party Boy'u dans ettirmek gibi abuk bir bölüm de mevcut. Ekran görüntüleriniz izlerken oldukça meraklandığımız "Paintball Shoot" bölümü de oldukça yüzeysel ve sığ olmuş diyebilirim. Wee Man'in kafasına vurmak sureti ile oyuna koyulmuş bölüm ise; oyunun resmen apır sapır bir hal almasını sağlamış diyebilirim. Johnny Knoxville’e dövme yapmak, doğru kombinasyonları zamanına yapmak üzerine kurulu olan, çok katlı bir binanın tepesinden kendimizi fütursuzca salıvermek, don lastiğinden yapılmış bir mancınıkla kendimizi sokağın diğer tarafına fırlatmak, kumluk bir bayırdan kendimizi öylece salıverip aşağı kadar yuvarlanmak, yumurta yutup daha sonra kaba kusmak... gibi bölümler de oyunumuzda mevcut bulunmakta. Bu bakımdan çeşitlilik konusunda üzerine düşen vazifeyi bir nebze de olsa yerine getirmiş olduğunu düşünmekteyiz zira asıl hayal kırıklığı bölümlerin tekdüze bir hal almaya başlamasından sonra meydana geliyor. Jackass'ın bir oyun olarak bize sunduklarını Flatout, bonus oyunlarında karşımıza çıkartmıştı. Hatta grafik motorunun bile aynısı olduğunu dipnot olarak geçmekte fayda var. Hatırlayacak olursanız Flatout oyunundaki bonus görevlerde adamımıza yapmadığımızı bırakmıyorduk. Kendisi araba rampasından uçarak uzun atlama yapabiliyor, Yine araba camından fırlayarak dart oku görevi üstlenebiliyordu. Hatta Flatout gibi bir oyunun bonus görevleri arasında yer almasına rağmen, kısıtlı olmasına karşın yaratıcı olduğunu söylemeden geçmemiz ayıp olur... Jackass: The Game'in durumu ise Flatout daki bu kombinasyona biraz daha esneklik ve çeşitlilik getirmiş olmasından ibaret. Tabii başlı başına bir oyun olduğunu hesaba katacak olursak bu esnekliğin ve çeşitliliğin bir noktadan sonra tıkanması ve başka bir noktaya çakılması kadar doğal bir şey olamaz.  Oyunun içeriği hakkında fikir sahibi olabilmek için Jackass'ın ne olduğunu ve tabii ki 1-2 bölümünü izlemiş olmak yeterli. Fakat Larry serisindeki herhangi bir oyunu oynamış birinin karşısına ne gibi şeyler çıkacağını tahmin etmesi için kahin olmasına kesinlikle gerek yok. Diğer bir yandan Jackass'in oldukça sürreal bir kimliğe bürünmüş olduğunu da söylemeden edemeyeceğim... Oyundaki karakterlerimiz, programdakilerden çok daha imkansız görevler yerine getirmekteler. Tabii bunlar dışında üzerimize köpek dışkısı yağarken şemsiyeyi doğru yerde tutmaya çalışmak gibi son derece "masum" ve " zararsız" bölümlerin de varlığını söylemek gerek. Konsept anlamında Jackass'da var olan hemen hemen her detay oyunda da mevcut. Karakterlerin hepsi yine kendilerine has kostümleri ile oyunda yerlerini almış vaziyetteler. Bunun yanı sıra programın en sevilen bölümleri oyuna aktarılmaya çalışılmış. Karakterlerin kullanmış olduğu belli başlı replikler bile oyuna olduğu gibi aktarılmış. Bütün bunlara rağmen "Jackass'i oyun yapmak bu kadar gerekli miydi?" sorusunu sormadan da edemiyoruz haliyle. Sözün özü önümüzdeki oyun, örneklerine fazlaca rastladığımız bir oyun. Kendi içerisindeki çeşitlemelere rağmen bazı oyuncuları sıkacak. Hatta biraz daha ileri gidip, oyundaki bazı bölümlerin belli yaş sınırının altına hitap ettiğini de üzülerek söyleyebilirim... Bütün bu özelliklerine rağmen Jackass tayfasının yüzü suyu hürmetine oynanabilecek bir oyun Jackass: The Game. Oyunun etiketine bakarak yaratıcı bir şeyler arayan arkadaşlar ne olur ne olmaz bir kere daha düşünsünler... |