 Yeni Bir Yüz, Tanıdık Bir Sima Hellgate: London ilk yayınlandığından beri herkeste bir merak uyandırmıştır ama oyunun yapımcısının Flagship isimli bilinmeyen ve ilk oyunu bu oyun olacak bir firma olduğunu görünce herkeste bir şüphe oluştu. Çünkü böyle yeni bir firmanın bu denli güzel gözüken bir oyunun altından kalkmasının zor olduğu düşünülüyordu. Ama o da nedir, oyunun yapımının baş sorumlusu Diablo gibi bir efsanenin yapımında yer alan Bill Roper, bu ismi duyunca ve diablo'nun akıllara kazınan sahneleri de akla gelince firma hakkında ki endişeler azaldı. Oyunu ilk kez 2005'in ortalarında bir televizyonda ki oyun programında video'su gösterilirken görmüştüm ve o zaman bu oyunu mutlaka çıktığında alıp oynamalıyım deyip defterime notumu almıştım. Oyunun videosu bu sene E3'de de gösterildi. Ve GameSpy'a göre de en iyi sekizinci E3 oyunu seçildi. Oyunun 2007'nin 3. çeyreğinde çıkacağı biliniyor, sabırsızlıkla bekliyoruz.  Cehennem Ağzı Açıldı Bir Kere Oyun isminden de anlaşılabildiği gibi Londra'da geçiyor ve şehri türlü türlü yaratıkla basıyor. Aranızda eski bir Cnbc-e dizisi olan 'Buffy The Vampire Slayer' dizisini izleyen varsa eğer hatırlıyorlardır ki orda da 'Cehennem Ağzı' diye tabir edilen bir yer vardı ve o açıldığında iblisler şehre gelmişti. Hellgate: London'da da nasıl olduğunu bilmemekle birlikte cehennemin kapılara dünyaya karşı açılıyor ve maceramız da böyle başlıyor. FPS - TPS - RPG Harmanlaması Oyun o kadar çeşitlilik gösterecek ki oyunda çok gelişmiş bir silah da kullanabileceğiz yeri geldiğinde bir baltamızda olabilecek. İşte bu silah çeşitliliği oyunu da doğal olarak etkileyecek. Hellgate: London'ın türü FPS olarak geçiyor ama oyun içinde TPS'ye de dönebilecek. En başta ekibin başında Diablo'dan tanıdığımız Bill Roper var demiştik işte o Bill Roper bu oyuna Diablo'dan bir özellik de getirecek. Şöyle ki Diablo'da bütün silahları yanımızda taşıyamazdık bir envanter tablomuz olurdu silahlarımızı da boylarına göre oraya dizerdik sığdığı kadarıyla, işte aynı özellik Hellgate: London'da da olacak. Bu adam başlığına RPG'de yazdı nedendir diyorsunuzdur işte onu da açıklamak için sıramız geldi. Oyunda karşımızda ki yaratıkları öldürdükçe puanımız ve seviyemiz gelişiyor böylece gittikçe zorlaşan yaratıklara karşı bizde zayıf kalmıyoruz. Öldürdüğümüz yaratıklardan çeşitli envanterler de düşecek oyun içinde bunları da eşya penceremize istersek dahil edebiliyoruz. Oyun Londra'nın her tarafında gelişeceği için her türlü envantere de ihtiyacımız olacak. Yeri geldiğinde lağım da yeri geldiğinde bir sokak arasında da avımızı arıyor bulabileceğiz kendimizi.  Grafikler Biraz Düşündürebilir Açıkçası oyunun videolarını izlediklerinde herkes mest oluyor ama bazı yerlerde doku kaplamalarının zayıflığı konuşuluyor ayrıca oyunda büyüler, silahlar, kılıçlar hep birlikte olduğu için hepsi karıştığında grafikler fazla abartılı da gelebilir. Oyunun bir COD4'de gördüğümüz kadar zaten grafiği olmasını bekleyemeyiz ama grafik konusunda ısrarca oyuncuları bu yönden biraz mutsuz edebilir. Hellgate: London zaten grafiği alınacak bir oyun değil, ki oyunun çıkışından sonra yapacağı sansasyonel etkiden grafikler çok küçük bir etki kalacaktır. Bu Oyunla Atmosfere Hazır Olun Oyunun mekanları, modellemelerinin ihtişamıyla atmosfere kapılıp gidecektir çoğu oyuncu Hellgate: London ile ama oyunda sesler de çok özenle hazırlanmış. En azından bizi atmosfere daha da adapte edebilecek, tüylerimizi ürpertebilecek (gece oynayınca daha çok) bir ambiyans ve seslere de sahip olacak, Hellgate: London yapımcıları ses konusunu da ihmal etmeyerek oyunlarına bir artı daha kazandırdılar çoğu eleştirmen tarafından.  Başta Şüpheler Şimdi İse Övgüler Oyunun yeni bir firma tarafından yapılacağı duyulunca bir şüphe olmuştu ama daha sonra Diablo ekibinden Bill Rooper'ın oyunun baş sorumlusu olduğu duyulup, videolar ve ekran görüntüleri piyasaya sürülünce oyun herkesin içinde bir heyecan uyandırdı. Çoğu kişi Hellgate'in başarılı olacağında hem fikir umarız oyun çıktıktan sonra da bu kadar övgüyle bahsedebiliriz oyundan. . . Saygılar
|