Uzun süredir haberdar olamadığımız bir yapım Haze, ertelene ertelene bu günlere kadar geldi. Oysa resmi olarak duyuruluşundan yaklaşık olarak 2 yıl geçti. Fakat oyun piyasasının pek de canlı olmadığı malum yaz aylarında bizi bir süre daha oyalayacak yeni bilgiler elimize ulaştı. Ben de zaman kaybetmeden bunları sizlerle paylaşayım istedim. Yazıda Timesplitters yapımcısı Free Radical Design’ın yenilikçi bir firma olduğunu da aklınızın bir köşesine yazmanızı öneririm, çünkü bahsettiğim özellikleri büyük ihtimalle oyunu oynarken oldukça değişmiş bir şekilde göreceğiz. Mental Asker, Çelik Bir Sarı Maske Oyunumuzun senaryosunu kısaca bir özetlemek gerekirse; MENTAL adındaki bir firma, NATO’ya benzer bir sistemle ülkeleri hızlıca kendine üye etmektedir, yoksa kendisinin uzman olduğu biyolojik ve askeri konularda ülke yönetimine dayatmalarda bulunmaktadır. Aynı zamanda firma iç huzuru sağlamak amacıyla güvenlik konusunda önlemler alıp ara vermeden asilerle çatışma içerisine girmektedir, askerlerine ise kendi ismini verir.
 Tam bu noktada, bir mental asker olarak devreye biz giriyoruz, adımız ise Shane Carpenter. Shane, 2023 yılında doğan ve annesini talihsiz bir kaza da kaybeden bir genç. Diğer arkadaşları gibi o da bir süper asker olsa da bu bahsedilen mental ordusu pek bir varlık gösteremiyor silahlı çatışmalarda. Bunun üzerine firma Nectar adlı bir madde üretip özel iğneler aracılığıyla askerlerin vücutlarına bu bileşeni enjekte ediyor. İşte o andan itibaren de Crysis vaari bir sisteme tanıklık ediyoruz, bu madde askerlerin gücünü birbirinden farklı dört tane kola ayırıyor. Bu yetenekleri ne zaman kullanacağınız tümüyle size bırakılmış ve taktik esneklik bakımından şüphesiz büyük bir avantaja sahip oluyorsunuz. Bir bakalım isterseniz bu dört ayrı yeteneğe... Focus: Bu özellik ile sadece tek bir hedefe konsantre olup onun üstüne yağunlaşıyorsunuz. Bu sayede belirlediğiniz hedefe daha etkili ve daha keskin nişan alabiliyorsunuz. Melee Blast: Hatırlarsınız belki, San Andreas süper güç adlı bir şifre vardı. Onun yeni nesil oynanışa birebir uygulandığını düşünün. Bu özellik de yakın dövüş sırasında rakibi birkaç yumrukla dağıtmanıza ve onu metrelerce uçurmanıza yardımcı oluyor. Perception: Gözünüzü birkaç dakikalık termal kameraya dönüştüren perception yeteneğinizi, oyunda ağır ateş altında siper almışken kullanıyorsunuz. Diğer cisimlerin rengi solarken duvarların arkasında düşmanlarınız sarı renge dönüştüğünden rahatlıkla kimin nerede gizlendiğini görebiliyor ve buna göre kendinize bir taktiksel sistem geliştirebiliyorsunuz. Foresight: Geleceği görüş sistemi oldukça işinize yarıyor. Düşmanınızın size karşı hangi silahı kullanacağın ya da yakın dövüşte hangi hamleyi yapacağını görüp hemen oradan kaçabiliyor veya rakibin suratına hemen yumruğu geçirebiliyorsunuz.  Her Şeyin Fazlası Zarar Yukarıda bahsettiğim özellikleri sadece vücudunuzda Nectar’ın bulunduğu zamanlarda kullanabiliyorsunuz. Eğer Nectar kullandığınız bu süreç uzarsa ekranınız bulanıklaşıyor ve hiçbir şey görmeden delice etrafa kurşun saçıyorsunuz. Aynı durum yüksek doz uygulanan bir asker için de geçerli. Gerçek sanal ayırt etmeden etrafa sıkılan bu kurşunlar düşmanlarınızı öldürdüğü kadar dostların da öbür dünyayı boylamasına sebebiyet veriyor. Görüntü Kalitesi Maksimum İzlediğim trailerlardan görüntünün tam da PS3 kalitesine uygun olduğunu düşünmeye başladım. Hasar verdiğiniz binalardan yükselen dumanlardan, elektronik silahlarda cephane miktarının silahın arka tarafında gözükmesine ve Nectar’ı fazla kullandığınız zaman ekrandaki blur efektine kadar her detay bana göre dört dörtlük hazırlanmış, hepsinin üstünde grafikerlerin alın teri ve yoğun uğraşları var. Bir de grafikler oynanışa da yansıyınca, doyumsuz bir görsel zevk damağımızda mükemmel bir tar bırakıyor.  Kapanış Perdesi Genel olarak her shooter oyununda bulunan deathmatch, team deathmatch gibi klasik kapışma türlerini hatırlatmama lüzum yok sanırım, bundan ziyade eğer oyunu almak için bahane arıyorsanız elinizi vicdanınıza koyup birkaç trailer izlemeniz yeterli olacaktır. Haze’in yeni nesil platformlara ve PC’ye geleceğini, oyunun belki de şu sıralar siz bu yazının sonunu okurken batı ülkelerinden yurdumuz piyasasına yavaş yavaş girdiğini hatırlatarak yazımı bitiriyorum. İyi oyunlar, saygılar... |