| Futbolla yatıp futbolla kalkan, fanatiklik göstergeleri olarak tribünlerde küfredip bıçak sallayan bir millet olarak; gençliğin tadını çıkarmak ve az da olsa durulmak için sokaklara hücum ettik. Eskiden bomboş yolları şimdi arabalar dolduruyor olsa bile, kenarda köşede hep bir yer bulduk, meşin yuvarlağın o gizemli büyüsünden kurtulamadık. Kimi zaman pencereden annemiz yemek diye çağırdı, kimi zamansa düşüp dizimizi kanattık. Eve geldiğimizde tozlu üstümüzle duşa girdiğimiz zaman, anlıyorduk ki futbolun tadı şike ve parayla değil, sokaklarda dostlukla yaşanırmış... Gelelim Oyunumuza Fifa Street, kimilerine göre kendini kanıtlamış olsa da, kimileri sanal ortamda sokak futbolunu anlamsız olarak görmekte. EA ise, anlaşılan bu çatışmaya takılmadan yeni jenerasyondan yararlanmak ve kendilerine kâr etmek amacıyla çalışmalara başlayıp sonlandırmış. Fakat bence, hiç de kötü olmamış bu hazırlık süreci. İsterseniz hemen serinin devam oyununa adım adım yaklaşalım, bakalım durun neymiş?  İlk olarak, bahsetmek istediğim konu futbolcularımızın vücut orantıları. Siz de birkaç oyun görüntüsüne göz attıysanız, bu değişikliğin farkına varmışsınızdır ki doğal olarak bu konuda tüm eleştiri okları EA’in üzerinde toplandı. Gelen cevapların çoğunluğu ise oyunun eğlence amaçlı olduğu idi. Bu açıklamalara boyun büküp oyunu beklemeye başladığımız andan beri kafalarda kalan tek soru işareti ise oyun içi oynanıştı. Oyunun ilk çıktığı günden itibaren bu oynanış yenilikleri de kendini hafiften su yüzüne çıkarmaya başlamıştı. Bu yenilikler yelpazesi içerisinde, ilk fark ettiğimiz nokta oyuncuların çeşitli bölümlere ayrılması olmuştu: Tricksters, içerisinde top cambazlarını ve çalım ustalarını bulunduruyor, bu futbolcular da oyun içerisinde bir nevi moral bozucu olarak görev alıyordu; rakibin beşiğini zorluyor, onunla alay edip yeteneklerini göstererek ekarte ediyordu. Nitekim, bu ustalar sokaklarda hızlarını da konuşturuyorlardı. Finishers, meşin yuvarlakla dans ederek topu filelerle buluşturan gençlerdi. Son dokunuşun ağırlığını ve sorumluluğunu üzerilerinde hissederler, takımın yükünü omuzlarında taşırlardı. Enforcers, defanstaki elemanlardı. Sert ve yapılı fizikleriyle rakip hücumun pas yollarına baskı yapıyor, kayarak rakibi biçiyor, topu tekrar alıp takım arkadaşlarıyla buluşturuyorlardı. Playmakers, adı üstünde ataklarımızın kurucularıydı. Aralara pas atar, forvetin depar atıp topla buluşmasını sağlardı. Duvar pasları ve ortalarda bir numaraydılar.  Bir Kombinasyonla Yüzlerce Hareket SixaxiS’ten en çok yararlanan oyunlardan biri olan Fifa Street 3’te, özellikle L2 ve R2 ile birlikte herhangi bir tuşla harika hareketler sergileyebilmemiz mümkün oluyor. Alışılmış Street serilerindeki gibi bu oyunda da sağ anologla rakip üzerinde birçok çalım deneyebiliyoruz. Üçgen tuşuyla da yeri geldiğinde topu sektirip, yeri geldiğinde diz kapağımızın arkasında ve ensemizde topu saklayabiliyoruz. “Gamebraker” sistemi ise ilk oyuna benzetilmiş durumda. Yine hareketler ve kombolar yaparak barımızı yavaş yavaş doldururken, bar tümüyle dolduğunda R1 tuşuna basarak gamebraker sistemine geçiş yapabiliyoruz. Fakat mutlaka değinilmesi gereken bir nokta var ki, serinin gerçekçiliğine yeni bir soluk getiriyor. Artık top bizdeyken (ki kontrolümüz altındaki oyuncu “tricksters” olsa bile) topu ayağımızda fazla tutarsak büyük bir ihtimalle rakibe büyük bir şans tanımış oluyoruz, yani topu kaybetmek an meselesi halini alıyor. Bu nedenle kısa paslaşmalarla, akrobatik hareketleri az kullanarak sonuca ulaşmaya çalışmanızı tavsiye ediyorum. Sokakta Milli Takımlar Mı? Maalesef oyunun ilk başında sadece milli takımlarla karşılaşıyoruz. Challange bölümündeki sokak takımları yendiğiniz takdirde ancak o zaman onları kullanıma hazır duruma getirebiliyor, kısaca unlock edebiliyorsunuz. Ki o sokak takımları da ünlü futbolcuların karmalarından oluşmakta. Bir de serinin önceki oyunlarından farklı olarak, Fifa Street 3’te bir takımdaki oyuncu sayısı beşe çıkarılmış. Fakat bu maalesef biraz sonra değineceğim oyunun dev eksikliklerimi deva olmuyor. Bin bir Türlü Eksiklik Alışıldık Street maç modlarına sadece “Headers and Volleys” eklenmiş, ki bu da belirlenen gol sayısına en az zamanda kafa ve vole golleriyle ulaşan takımı galip sayıyor. Ve bu mod dahil olmak üzere diğer modlar dışında sadece Challange modu var, ondan da yukarıda bahsetmiştim zaten. Bunun dışında ne bir karakter yaratma menüsü, ne bir kariyer şansı, ne bir turnuva imkanı ne yazık ki elimizde bulunmamakta. Oyun sadece bizleri online ve multiplayer yönden tatmin ediyor, onun dışında menülerde tam bir işkenceyle karşı karşıya kalıyoruz. Grafikler ve Sesler Electronic Arts’ın hakkını yemeyelim, grafikler tartışmasız firmanın usta olduğu konudur. Maç sırasındaki küçük animasyonlar dahil olmak üzere en küçük detaylara kadar özenle işlenmiş grafiklere şahit oluyoruz. Özellikle değişik sahalar ( ki bu sahalara gökdelenin tepesi ve geminin yan tarafı da dahil )insana oldukça keyifli dakikalar yaşatıyor. Sesler ise kendini menüde hissettiriyor. Hoş hip-hop tarzı müziklerle ve maç sırasındaki konuşmalarla kulaklarımızın pasını alan EA’i bu konuda da tebrik ettikten sonra incelememizin sonuna geliyoruz.  Kapanış Perdesi Sokak futbolunu seviyorsanız denemenizi öneriyorum fakat yazının başlarında bahsettiğim yenilikleri de fazla takılmamanızı, eksikleri de göz ardı etmemenizi umuyorum. Kısaca, sizi oyalayacak fakat hiç de abartılacak güzellikte, öyle ahım şahım bir oyun değil Fifa Street 3. Sokakların havasıyla, oyunla kalın... Saygılar... |