EA Games'i bilmeyen yoktur. Her sene en çok oyunu piyasaya süren ve bu oyunların bir kısmı vasat, bir kısmı iyi ve geriye kalan çok küçük bir kısımda mükemmeldir. Son zamanlarda EA de büyük bir gelişme var. Birçok oyun stüdyosunu kapatıyor. Bu nasıl gelişme olacak ki? Diyorsunuz herhalde. Az önce de söylediğim gibi vasat oyun çıkaran grupları çok. EA de bu grupları kapatıyor. Şimdi daha az oyun ama daha çok klasik oyun gelecek. Dead Space hangi kategoride mi? Yazıyı okumaya başlayın.
OSU adlı oyun incelemem de bahsettiğim gibi, son zamanlarda sürekli korku oyunları oynuyorum. Her ne kadar OSU beni neşelendirse de fazla uzun sürmedi. Sanırım yapım böyle. Ben korku oyunlarını oynamalıyım. Son dönemde piyasaya çıkan çok fazla korku oyunu yok. Dead Space'i de çok büyük bir merakla beklemiyordum açıkçası. Hatta patlayacağını düşünüyordum ama öyle olmadı. Aksine oyuna bayıldım.

Dead Space adından da anlaşılacağı gibi uzayda geçen bir oyun. Hikayemizin geçtiği yer ve zaman tam olarak bilinmiyor. Tek bilinen Dünya'da bulunan kaynakların tüketildiği ve bu kaynakların uzayda bulunduğu. USG Ishimura adlı gemi minerallerini toplamış ve bu mineralleri Dünyaya geri götürürken yolda kalmıştır. Ayrıca kahramanımız Isaac'in sevgilisinden gemide garip olaylar olduğuna dair bir mesaj gelmiştir. Bunun üzerine küçük bir grup Ishimura'ya gönderilir ve olaylar başlar. Olaylar başlar başlamasına da oyunu bitirdiğiniz zaman bile ne oldu şimdi diyebilirsiniz. Yani hikaye biraz havada kalmış. Anlatılmayan ve burada söylersem sürprizi kaçacağı bir sürü olay var. Tabi bu olaylar ve oyunun sonu ikinci oyunun geleceğinin bir işareti.
USG Ishimura gemisine yaklaşırken otomatik pilot devreye sokuluyor. Nedeni bilinmeyen bir sebepten dolayı gemi kontrolden çıkıyor ve Ishimura'ya çarpıyor. Zar zor kurtulan mürettebatımız ile birlikte Ishimuraya adımımızı atıyoruz. Etrafta kimsenin olmayışı, yerlerin, duvarların kanlarla kaplı olması, bu gemide garip olaylar olduğunu gösteriyor. Etraftan gelen yaratık ve çığlık sesleri ile oyuna yeni başlamanıza rağmen ödünüz kopuyor. Cesaretinizi toplayıp devam ediyorsunuz. En sonunda olan oluyor ve yaratıklar sahneye çıkıyor. Mürettebattan biri öldükten sonra var gücümüzle oradan uzaklaşıyoruz ve kendimizi asansörün içine atıyoruz. Buradan sonraki heyecanı ve gerilimi anlatmıyorum. Mutlaka yaşamanız gereken bir an.

Gördüğünüz gibi daha neyin ne olduğunu anlayamadan, kendimizi aksiyonun içinde buluyoruz. Asansörden çıkınca küçük bir odaya geliyoruz. Bu oda da oyunun kontrollerini rahat rahat öğreniyoruz. Isaac bir asker olmadığı için kombo vari hareketler yapamıyor ama bu demek değil ki Isaac güçsüz. Aksine Isaac kodumu oturtan bir mühendis. Aynı zamanda kaçması gerektiği zamanda üstüne düşeni çok iyi yapıyor. Yeni nesil oyunların çoğunda sağlık barı, cephane, harita gibi unsurlar gözümüze sokulmuyor. Dead Space ise bu rahatlığı biraz daha ileriye götürüyor.
Sağlık barımız sırtımızdaki çubuklardan oluşuyor. Eğer sağlığımız fazla düşerse, Isaac koşmakta hattaha yürümekte oldukça zorlanıyor. Etraftan bulduğumuz sağlık paketleri ile canımızı tekrar doldurabiliyoruz. Cephanemiz ise silahımızın üzerinde yazıyor. Sadece sağlık barımız ve cephane değil, haritamız, çantamız, görevlerimiz ve diğer her şey oyunu hiç duraksatmadan önümüzde beliriyor.
Oyun TPS kamerasını kullandığından, ekranın sağ tarafı boş kalıyor. Bu boşluğu da hologram şeklinde haritanız veya çantanız dolduruyor. Fakat bu sistem bazen öyle bir çuvallıyor ki anlatamam. Nereye gideceğinizi buluncaya kadar haritayı alt üst ediyorsunuz ama sinir bozucu kamera yüzünden yine hiç bir şey anlamıyorsunuz. Yinede oyun bu sistem sayesinde hiç duraksamıyor ve sürekli olarak size gerilim altında olduğunuzu hatırlatıyor.

Gelelim oyundaki yaratıklarımıza. Oyunda 14 farklı Necromorph umuz var. Necromorph oyunda yaratıklara verilen isim. Bu virüsün etkileri canlıyı tamamen çılgına çeviriyor. Ayrıca fiziksel olarak da değişime uğratıyor. Kollar ve bacaklardan pençeler çıkıyor, ölü kişileri canlandırabiliyor. Yaratıklar en başlarda sizi zorlasa da ilerledikçe alışıyorsunuz. Demek isterdim ama maalesef böyle olmuyor. Her bölümde farklı bir yaratık ile karşılaştığınızdan hiç bir zaman rahat edemiyorsunuz. Özellikle kendini yenileyebilen bir yaratık var ki tam bir baş belası. Öldürmek için mutlaka özel bir yol bulmanız gerekiyor. Diğer yaratıklarında bu yaratıktan aşağı kalır yanı olmasa da içlerinden en siniri kesinlikle bu yaratık.
Yapay zeka olarak bir yaratık ne kadar akıllı olabilir deseniz de bu yaratıklar zaman zaman çok akıllı olabiliyor. Örneğin bir meydanda kapalı kaldınız ve sadece bir kapı açık. Kendinizi hemen oraya atıyorsunuz. Yaratıklar kapıyı açamadıklarından kendinizi rahat hissediyorsunuz. Tam o sırada arkanızdaki duvar kırılıyor yada havalandırma borusundan bir yaratık geliyor. Bu durumda oyunun başından kalkıp bir dakika ara veriyor yada mouse'ı elinizden düşürüyorsunuz. Ayrıca yaratıkları mutlaka eklemlerinden veya zayıf yerlerinden vurmalısınız. Yoksa asla ölmüyorlar. Ayrıca bazen yaratıklar üzerinize atlıyor. Böyle durumlarda sürekli olarak E tuşuna basmamız gerekiyor. Yaratıktan kurtulabilirseniz küçük bir animasyon gösterisiyle, Isaac yaratığı paramparça ediyor. Kurtulamazsanız yaratık sizi paramparça ediyor. Oyun da 12 farklı yaratık olduğunu söylemiştim. Bu yaratıkların her birine tek tek ölüp animasyonları izlemelisiniz. Ölmek bile insana keyif veriyor Dead Space de.
Tabi yaratıklar bu kadar korkunç ve sinir bozucu olunca sizin elinizde de sağlam silahlar olması gerekiyor. Oyunda bir çok farklı silah bulunuyor. Bu silahların çoğu madencilik ile ilgili silahlar olsa da yaratıklar üzerinde de oldukça kullanışlılar. Oyun da silah olarak: taramalı tüfek, patlayan mermisi bulunan bir silah, alev püskürtme silahı gibi silahlar mevcut. Fakat içlerinden en güzel olanı kesinlikle testere. Oyun atmosfer ve yapı olarak zaten Doom'a inanılmaz derecede benziyor. Bir de silahların arasına testere girince, 2 oyun arasındaki fark iyice artıyor. Tabi testere birebir aynı değil. Dead Space de bulunan testere, yaklaşık olarak 1-1.5 m ileri gidebiliyor. Havada uçan bir testere gibi yani. Silahlarla ilgili son olarak, her silahın 2 farklı kullanım tarzı var. Örneğin taramalı tüfeği dağınık mermiler atarak kullanabilir yada tek bir bölgeye odaklayabilirsiniz. Veya silahı enlemesine yada diklemesine de kullanabilirsiniz.
Bu kadar silah ve testere muhabbeti yeter. Sıra geldi büyülerimize. İlk büyümüz herhangi bir cismi yavaşlatabilme özelliği. Bu büyü sadece savaşlarda değil, birçok bulmacayı çözmek içinde gerekiyor. Evet oyun da bilmece de var. Özellikle son bölümlere doğru bilmece sayısı bayağı artıyor ki bu da oyunu saf aksiyon oyunu olmaktan kurtarıyor. Böylece oyun hiç bir zaman monotonlaşmıyor. Neyse konumuza geri dönelim ve ikinci büyümüzden bahsedelim. İkinci büyümüz Telekinesis . Çoğu oyunda moda olan bu büyü , Dead Spacede de birçok işe yarıyor. Örneğin yer çekimi olmayan bir odaya girdiğiniz zaman havadaki cisimleri kendinize çekebiliyorsunuz. Daha da büyük çaplı düşünürsek etraftaki cisimlerle kendinize siper bile yapabilirsiniz. Ne büyümüz ne de mermimiz kaldı. Böyle bir durumda ya kaçacağız yada yaratıklara sağlam vuruşlar yapacağız. Isaac'in kodumu oturtan biri olduğunu söylemiştim. Yaratıklara 3-4 kere vurduktan sonra genelde kafaları kopuyor ve yere düşüyorlar. Maalesef yaratıkları öldürmek için kafa koparmak yeterli değil. Yere düşen yaratığı iyice ezmek gerekiyor. Boşluk tuşuna bastığımız zaman Isaac yere sağlam bir tekme atıyor ve son hamleyi yapmış oluyor.
Silahlarınızı, sağlık paketlerini, cephaneleri ve daha birçok parçayı çantanıza yerleştirmeniz mümkün değil. Bu yüzden oyunda bir Store var. Store'a giderek üstünüzdeki önemli şeyleri sağlama alabilir, işe yaramayanları satabilir, cephane, sağlık gibi ekipmanlar alabilirsiniz. Tabi bu işlemleri bedavaya yapmıyorsunuz. Oyun da para birimi olarak Credits var. Bu creditsler sayesinde kendinize yeni bir zırh, yeni bri silah yada sağlık paketi vs alabiliyorsunuz. Dead Space bunlarla sınırlı kalmayıp bir de upgrade sistemi bulunduruyor. Aldığınız silahları, zırhı ve büyülerin hepsini upgrade edebiliyorsunuz. Fakat upgrade credits ile yapılmıyor. Para yerine sizden Node adı verilen özel parçalar isteniyor. Her bölümde ortalama 2 tane olan bu Node'ları aynı zamanda Store'dan 10.000 credits karşılığında alabiliyorsunuz. Ayrıca bu Node'lar sadece Upgrade için değil, kilitli kapıları açmak içinde kullanılabiliyor.

Oyundaki bulmacaları kolay, orta ve zor şeklinde üçe ayırabiliriz. Kolay bulmacalar genellikle bir kapıyı yavaşlatıp oradan rahatça geçmek yada bir nesneyi tamir etmek gibi basit şeyler. Orta derecede ise devreye 2 ana unsur giriyor. Birincisi oksijensizlik. Oyunun bazı bölümlerinde O2 olmayan yerlere çıkmamız gerekiyor. O2'nin olmadığı yerlerde Isaac yere zımbalanmış gibi yürüyor. Bu yürüyüş de oyuna ayrı bir gerçekçilik katıyor. Ayrıca zırhınızı ne kadar çok güçlendirirseniz, o kadar çok O2 depolayabiliyorsunuz. Yine yetmezse küçük O2 paketleriyle, O2'nizi terkrar yukarıya çıkarabiliyorsunuz. İkinci ana unsur ise Zero-G Gravity. Zero-G Gravity yerçekimi olmayan alanlarda oluyor. Bu alanlarda yön kavramınız iyice şaşıyor. Her yer çevreyle etkileşimli hale geliyor. Ve yere sağlam bir şekilde inebilirseniz, küçük bir baş dönmesi yaşıyorsunuz. Bu 2 ana unsur oyunun uzayda geçtiğini ve başınızın hiç bir zaman beladan kurtulmayacağını çok iyi yaşatıyor. Son olarak büyük bulmacalarda ise tüm özelliklerimizi kullanıyoruz. Telekinesis ile parçaların yerlerini değiştiriyoruz, O2'siz alandan kurtulmaya çalışıyoruz, Zero-G Gravity ile ulaşamayacağımız yerlere ulaşıyoruz, patlatmamız yada tamir etmemiz gereken cihaz'a ulaşıyoruz vs.
Grafiksel olarak Dead Space hem çok iyi görünüyor hem de mükemmel bir optimizasyonu var. Özellikle karakter modellemeleri çok iyi yapılmış. Kan gövdeyi götürüyor. Düşmanlarınızın her yeri parçalanıyor. Fakat çevreyle etkileşimin olmayışı biraz kötü olmuş. Küçük patlayan tüpler dışında çevrede kullanabileceğimiz neredeyse hiç bir şey yok. Bir de ara sıra oyunun yarattığı çevre etkileşimleri olabiliyor ama günümüzde daha iyi bir çevre etkileşimi yapılabilirdi. Son zamanlarda çıkan next-gen oyunları oynayamayanlar Dead Space'i mutlaka denemeliler. Bu kadar güzel grafiği, bu kadar iyi optimizasyonla veren başka oyun tanımıyorum.

Sesler ise oyun da sizi korkutan en büyük etken. Etraftan gelen yaratık sesleri, çığlıklar, üzerine bastığınız şişe'nin yuvarlanırken çıkardığı o ses ve daha birçok şey ödünüzü patlatıyor. Oyunu özellikle kulaklıkla oynamalısınız. Bazen korkup oyundan çıkma ihtimaliniz var. Şahsen bir kere yaşadım bu anı. Ayrıca gece oynarsanız korku iki katına çıkıyor diyebilirim. Dead Space'in sadece sesleri değil müzikleri de kesinlikle muhteşem. Fakat oyun sırasında çalan bir müzik yok. Fakat oyunun fragmanlarını izlediyseniz, çalan müziklerin sizi mest ettiğine eminim. Zaten oyun sırasında müzik çalsaydı kesinlikle bu kadar korkmaz, aksine rahatlardık.
Artık yazımın sonlarına geliyorum . Dead Space ile ilgili anlatılacak o kadar çok detay var ki yaz yaz bitmiyor. Örneğin bu paragrafı, son paragraf olarak ayarlamıştım ama şimdi aklıma oyunu bitirdiğimizde açılan ek kıyafet geldi. Xbox 360 ve PS3 için indirilebilir kıyafetler bulunmakta. PC de ise oyunun sonunda açılan kıyafet dışında ek bir kıyafet yok maalesef. Bir de aklıma oyunun animesi geldi. Henüz bende izlemedim ama en yakın zamanda izleyeceğim. İzleyen herkesten olumlu yorumlar alıyorum. Ayrıca oyunun konusunu anlamamıza yardımcı oluyordur eminim. Henüz izlememiş olsam da herkese tavsiye ediyorum bu animeyi. Pişman olursanız gelir döversiniz artık.

Yazımın başında EA'in bir sürü oyun çıkardığında ve bu oyunların gruplara ayrıldığından bahsetmiştim. Yazımı okudunuz.. Zaman zaman sapıtan kamera açıları ve havada kalan konu dışında, oyunda hiç eksi yok. EA'den beklenmeyecek derecede büyük bir başarı. Son zamanlarda oyun yapan gruplarını kapattığını düşünürsek, EA oyunlarında ciddi gelişmeler olacağı açık. Sonuç olarak Dead Space'i herkese tavsiye ediyorum ve bu oyuna KLASİK liği yakıştırıyorum. Oyun tarihinde mutlaka oynanması gereken bir yapım. Özellikle aranızda benim gibi korku oyunlarına meraklı olanlar varsa bu oyunu mutlaka oynamalılar. Genel olarak ani korkutmalar olsa da gerilim de elden hiç düşmüyor.
Artılar ve Eksiler
+Mükemmel atmosfer
+Mükemmel sesler
+Mükemmel grafikler
+Mükemmel optimizasyon
+Gerilim'in hiç elden düşmemesi
+Ani korkutma sahneleri gerçekten çok çok iyi
-Hikaye'nin biraz havada kalması
-Zaman zaman sinir bozan kamera açıları |