| Komutanım; Az önce üsse iki ağır füze geldi. Yaralı çok. Belli ki, az kişiler ve çok hızlı hareket ediyorlar. Radarlarımıza kayıt ulaşamıyor şu anda. Neredeler, kimler; bilgimiz yok, tespit edemiyoruz. Sadece durup, meydana gelecek saldırılara karşı koyma çabasındayız. Cephane az, durum çok vahim. Komutanım, şimdi de arka taraftan mermilerle saldırıyorlar bize. Gece görüşü kapalı olduğundan görüş alanı sıfıra indi. Bir dakika, arkamdan bir çıtırtı... - Asker ölür, Phsyco ve Aztec ağaçların arasında kaybolur. Crysis’in Senaryosu Filipin yakınında küçük bir adada insanlık öncesi bulgular elde etmek için kazılar yapıyorlardı. Hükümet ve istihbarat ile bağlantı çeşitli nedenlerden dolayı kesilince Kuzey Kore Halk Ordusu adaya kontrol amacıyla gönderildiler. Özel Kuvvetler, bu girişime karşılık niteliğinde gizli bir şekilde bir grup askeri adaya soktu. Fakat durum çok kötüydü, adada bir şeyler fena halde ters gidiyordu ve bu gidişatın temel nedeninin Koreliler olmadığı apaçık ortadaydı. Oyuna başladığımız an, bir nakliye uçağının içerisindeyiz. Özel Kuvvetler askeri olarak adaya intikal edilmek üzere komutandan son bilgileri alıp paraşütümüzü kontrol ettikten sonra kendimizi boşluğa bırakıyoruz. Nano Technology FPS’lerde, ki bu durum günümüz oyunları için de geçerli, bir mantığa dayandırılamamış tedavi yöntemleri mevcut. Hangimiz makinelerden ek can almadık, hangimiz sağlık paketlerinin üzerinden geçmedik ve tekrar sorarım ki hangimiz iki dakikacılığına gizli bir noktada siper almış durarak canımızı full emedik. Artık isyan bağırışlarımızı duyar gibi oluyorum, sağ olsun Crytek bu bağırışlara uzaklardan kulak verebilmiş ve Crysis karakterlerine süper bir mantıkla beraber nano teknoloji ürünü kostümler giydirmiş. Nano Suit, karakterimizin metabolizmasına girip etki eden milimetrik robotlar sayesinde olağandışı güçleri dışa vuruyor.
Büyük olasılıkla gelecek yıllardaki teknolojiyle birlikte bütünleştirilip kullanılacak olan nano teknolojiyi artık oyun içerisinde bol bol kullanmamız gerekecek. İşte oyunun dinamiklere getirdiği artılardan biri de bu. Nano teknolojiyle üretilmiş kostümleri oyun içerisinde kullandığımız zaman, karakterimiz dört ana dalda istediğimiz zaman uzman duruma gelebilecek. Maksimum Güç seçeneğini aktifleştirdiğimiz zaman, yumruklarımızla rakibi metrelerce uçurup, bir tankı yerden kaldırabilecek kadar güçleniyoruz. Maksimum Hız’da zırhımız inanılmaz derecede hafifliyor ve biz de çok iyi bir kısa mesafe koşucusuna dönüşüyoruz. Maksimum Zırh’da ağır bir kostüme sahip oluyoruz ama bununla birlikte de gelen kurşunlar sadece kıvılcımlar çıkararak üzerimizden geri dönüyor. Pelerin özelliğini kullandığımız zaman ise belli bir süre aralığında görünmez olup etrafı kolaçan etme zamanı kazanabiliyoruz. Nano Suit’in özellikleriyle bütünleşen ve FPS açısından bakarsak daha önce neredeyse hiç rastlamadığımız bir yenilik ile karşı karşıya kalıyoruz. Crysis’te, çatışmanın ağırlığına ve düşmanın tecrübesine göre istediğimiz anda silahımızı modifiye edebiliyoruz. Değişik seçenekleri aynı çatı altında toplamış bu modifiye bölümü. En basitinden örnek vermek gerekiyorsa, silahımıza dürbün, lazer veya susturucu ekleyebiliyoruz. Bu modifiye işleminin yarattığı etkiye dayanarak silahımızın kullanım açıları ve işlevleri çeşitlilik göstermeye başlıyor. Ağır çatışma altında başımızı siperden çıkaramıyorken silahımızdan gönderdiğimiz küçük bir füze düşmanın dikkatini dağıtıyor ve biz de karşı cepheyi ateş açarak kontrol altında tutabiliyoruz. Veyahut mağara içerisini silahımızın küçük fenerini açarak tarayabiliyor, hava karardığında lazeri ve gece görüşünü kullanarak da görüş mesafemizi arttırabiliyor ve hedefe kilitlenmeyi daha ustaca ve kolayca gerçekleştirebiliyoruz. Bu iki seçeneği birleştirirsek, her türlü hava koşulunda ve ortamda lehimize oluşan müthiş bir “taktik esneklik” fark edebiliyoruz. Artık tecrübe, bu seçenekleri doğru ve gerekli olan zamanda kullanabilme ustalığına dayanıyor biz de ister istemez ortada hem aksiyon dolu, hem de eğlenceli bir oynayış görüyoruz. Çevre Etkileşimi de Ne Oluyor? Bu güzelim oynanışa etki eden diğer bir unsur ise çevre etkileşimi. Çevre etkileşimi, özünde yapay zekanın gerçek hayat ile uyumluluğu. Crysis’te, geniş bir yelpazede toplanan çevre etkileşimi sayesinde artık her türlü araç duruma göre çevreye ya uyum sağlayacak ya da zarar verecek. Örneğin; Crysis, kurşunlardan etkilenen ağaçların yapraklarının havada uçuşunu, metal bir plaka ile oluşan sürtünme olayı sonucunda meydana gelen kıvılcımları, bir bozuka ile gönderdiğimiz füzenin bir kulübeye isabetiyle patlak veren yıkımı gözler önüne seren bir yapım.
Oluşturulan Kaliteli Yapay Zeka Crysis gibi bir oyunda yapay zekanın kötü olabileceği düşüncesi pek akla yatmıyor. Öyle ki, çatışma sırasında düşmanlarımız çok güzel taktik geliştirebiliyorlar. Hele ki en zor seviye olan Delta’da kapsamlı bir çatışmaya girdiyseniz ve düşmanları analiz etmeyip sağlam bir plan geliştirmemişseniz, siperden kımıldamanız çok zor hale geliyor. Bu noktadan da ancak bazı şaşırtmacalarla ve serbestçe savurduğunuz el bombalarıyla kurtulabiliyorsunuz. Fakat şunu da eklemem gerekir ki, hafif silahlara susturucu taktığınız zaman, atış sırasında küçük bir noksanlık meydana geliyor. Kurşunun düşmana ulaşıp ulaşmadığını tam olarak anlayamıyorsunuz ama oyun sırasında ve o atmosferin içerisinde bu noksanlığı da fark etmeniz açıkça söylemek gerekirse güç. Bu yapay zekanın yanında, sürüş modundan da bahsetmemek büyük eksiklik yaratırdı. Oyun içerisinde çatışmaya giderken veya çekilirken, personel taşıma aracı, tank hız motoru, VTOL gibi araçlar kullanabiliyoruz. Bu geniş araç seçenekleri de tartışmasız çok kaliteli detaylar olarak oynanışa ve bununla birlikte oyuna da olumlu yönde yansıyor. Crysis’in Multiplayer ve Save Seçenekleri FarCry’ın sıkıcı ve hantal multiplayer oyunundan ders almışa benzeyen Crytek, bu sefer harika seçenekler sunmuş biz oyunculara. Instant Action ve Deathmatch seçenekleri, single-player mod, yani tek kişilik bölümler için. Fakat maalesef belirtmem gerekir ki, Team Deathmatch seçeneği alınmamış multiplayer’a. Çok kişilik oyun içinse Power Struggle modu geliştirilmiş, ki bu mod “taktik savaş” özelliklerini sonuna kadar içinde barındıran bir bölüm. Stratejik zekâ gerektiren bu bölümde düşmana karşılık olarak Nano Suit’inizden ve silah modifiye seçeneklerinden sonuna kadar yararlanmalısınız. Bu sayede puanlarınızı katlayarak yeni silahları, ekipmanları ve araçları kullanılabilir duruma getirebiliyorsunuz. Fakat bu taktik desteğe karşılık bu modda yine kan gövdeyi götürüyor ve bu işleme 32 kişiye kadar desteklenen online ek ile katılabiliyorsunuz. İsterseniz 16’şar iki takım oluşturup birbirinize saldırabiliyor, isterseniz de 32 arkadaş karşı tarafa hücum edebiliyorsunuz. Kısacası, multiplayer eski hantallığından ve tekdüzeliğinden kurtulup eğlenceli bir şekilde karşımıza çıkıyor Crysis’te. Oyun içerisinde insanı sevindiren bir başka yenilik, Save&Load seçeneğinin daha hızlandırılmış olması. Özellikle Delta bölümünde sık sık kullanmanız gerektiğini düşündüğüm bu bölümde artık uzun süreli yükleme ekranlarıyla karşılaşmayacağız. Birkaç saniye içerisinde oyunun oynanmış kısmını belleğe atıp aksiyona kaldığımız yerden dahil olabileceğiz. Grafikler ve Sesler Nasıl? Crysis, hem grafiksel, hem de ses yönünden tam olarak bir şölen. İnanın ki, Crysis’teki grafikleri başka çok az oyunda gördük. FPS yönünden bakarsak, hızlı çatışmalara her zaman uyum sağlayan ve hiçbir zaman geri kalmayan grafikler görüyoruz oyunda. Hele ki, patlama ve silah efektleri film niteliği taşıyor bana göre. Detaylara da göz gezdirirsek, silah modifiyesi sırasında arka planın netliği kaybetmesi, hangi ortamda olursak olalım her zaman arkada görülen dağların ve ağaçların görüntüsünün kalitesi, insanı büyülemeye yetiyor da artıyor bile. Sesler de bambaşka bir konu haliyle. Ziya Kürküt, İpek Tuzcuoğlu ve Bahtiyar Engin gibi ünlü tiyatro ve ses sanatçılarının çalışmalarıyla seslendirmeleriyle yoğrulmuş oyun, “ses” başlığı altında bize unutulmaz dakikalar vaat ediyor. Oyun sırasında oluşan o yoğun aksiyonla birlikte sesler de insanı gerçekten etkiliyor. Kapanış Perdesi Crysis gibi büyük kapsamlı bir oyunu mutlaka denemenizi öneriyorum. Tüm dünya çapında verilen puan ortalaması 95 olan bu oyunun Türkçe versiyonunu ve indirimini kaçırmamanızı söylemekle yetiniyorum ve hemen yarın cafeye gidip oynayacağım Crysis’imi dört gözle beklemeye başlıyorum. Bol çarpışmalı, bol kurşunlu, bol barut kokulu günler dilerim... Saygılar, Mutlu Yıllar... |