Xbox için yapılmış olan sayısız oyunun içinde “tactical shooters” (Tom Clancy’s Rainbow Six ve Ghost Recon gibi) “action shooters” (halo ve halo2 gibi) ve tüylerinizi ürperterek , kanınızı donduran , konsolunuzun başında çığlıklar atmanıza sebep olan “shooter” oyunları (doom3 gibi) baş sıraları çeker. Peki bu market bu kadar shooter oyunu içinde yeni bir FPS ye gerçekten ihtiyaç duyuyor muydu? Yapımcıların yeni fikirleri tükenmiş miydi? Görünen o ki , “Direct Action Games” benim gibi düşünmüyor ki , kendi taktiksel first-person shooter oyunlarını Combat: Task Force 121 ismiyle yayınladılar.
OYNANIŞ: Oyunun genel hikayesi , daha öncede zaman zaman bazı fps lerde kullanıldığı gibi. Oyuncular , seçkin üyelerden oluşmuş ve Navy Seals, Green Berets, Army Rangers, ve Marine Corps Recon personelleri şekliyle tanımlanmış olan , Task Force 121 takımından bir karakteri canlandıracaklar. Marksistler bir isyan başlatarak müttefik asker birlikleri toplamaya başlarlar. Bu daha sonraları askeri bir darbeye dönüşecektir. Siz , bir Task Force üyesi olarak , bunun kötü bir şekilde sonuçlanacağını öncesinden anlayıp , oyunumuzdaki on bölümden yola çıkarak bu eylemin gerçekleşmemesini sağlamaya çalışacaksınız. Yolculuğunuz boyunca , teröristlerin saldırılarına karşılık verecek ve kendiniz ile birlikte çok sayıda masum rehineyi de korumaya çalışacaksınız.
Gördüğünüz gibi hikayede orijinal olan hiçbir şey bulunmuyor. Sanki daha önce seyrettiğiniz bir filmi değişik sanatçıların canlandırması ile tekrar izlemeniz gibi bir şey bu :) Fakat benim Combat Task Force 121 de gördüğüm en büyük eksikliklerden birisi , ortamın hiçbir şekilde etkileşiminin olmaması. Oyun yapımcıları ,bu gibi ayrıntılardan çok , sinsice karşı tarafa sızıp hırsızlık yapmanızı sağlamaya önem vermişler. (Fakat bunu yapmak için bile sınırlı sayıda aracınız var) Mesela oyuncular bir koridorda lambalara ateş edip ortamı karartamıyorlar. (böyle oyunlarda olmazsa olmaz bir özellik bence) Bölümlerde ki hiçbir şey , rezil bir şekilde:) , birbirinden etkilenmiyor. Birçok bölüm sadece düşmanı indirdiğiniz aksiyonlardan ibaret. Fakat bu bölümlerde bile , yapmaya ihtiyaç duyduğunuz sinsice hareketlere , gereken önem verilmemiş.
Oyundaki on bölüm içinde , oyuncuların nesnel görevleri yerine getirdikleri bölümlerin sayısı oldukça az. Bu oyunun ömrünü kısaltmış gibi geldi bana. Çünkü yapmanız gerekenler çok bariz: karşınıza çıkan tüm düşmanlarınızı elinizdeki silahlarla vuruyor , tüm rehineleri kurtarıyor ve bunları tekrarlıyorsunuz. Buda bir müddet sonra sıkılmanıza neden oluyor. Ara sıra meydana gelen değişik özel görevlerinizde var , ama yeterlinin yanına bile yaklaşamıyor :)
Oyundaki düşmanlarınız FPS oyunlarında görülenlerin en kötüsü olmasa da , en iyisiyle arasında fersahlar var. Oyuncular çok ender olarak düşman askerleri tarafından çevreleniyor. Fakat böyle durumlarda düşmanlarınız duvar yada başka bir şey arkasında saklanıp siper alacak kadar akıllı değiller. Üstelik silahlarını doldururlarken bile karşınızda öylece duruyorlar. (aman dur kendimi koruyayım silahımda mermi kalmadı demek yok yani :)) Ayrıca bu kadar kötü olan düşmanlardan bulmanızda sizin şansınıza kalmış. Demek istediğim oyunun 10 bölümü içinde çok az düşman var. (ilk 10 dakikalık oyunum sırasında ya 3 yada 4 tane düşman askerine rastladım)
Oyuncunun bakış açısından yaşanan oyun içi çarpışmalar çok da kötü değiller. (yarı kötüler :D ) Silahlarınızın hepsi sırtınızdaki çantanızda paketlenmiş şekilde ve iyi denebilecek bir çeşitliliğe sahip. Oyunun bölümlerinde ilerledikçe , el bombaları (grandes) , tabanca (pistol) , çifte (shotgun) , bıçak (knife) uzun menzilli pusu silahı (sniper rifle) , bazuka (grande launcher) ve makineli tüfek (machine gun) gibi çeşitli silahları kullanabilme şansınız olacak. Düşmanlarınızın nerelerinden vurduğunuz oyunda önemli. Örneğin bir düşmanı indirmenin en kolay yolu bir head shot (kafasından vurma) yapmak. Eğer düşmanlarınızın boynundan aşağısına isabet ettirirseniz yaşamaya devam ediyorlar.
Single-player modunu kolaylıkla bitirdikten sonra , ki hiç şüphesiz bir çok oyuncu da bu şekilde bitirebilecekler , çok etkili bir Multiplayer moduna geçiyorum. Oyuncular 4 kişiye kadar offline olarak kafa kafaya çarpışabildikleri gibi , 16 kişiye kadar da online şekilde savaşabiliyorlar. Ayrıca 13 farklı haritadan istediğinizi seçme şansınız da var. Burada çeşitli oyun tipleri ile karşılaşıyorsunuz. Geleneksel deathmatch , king of the hill , capture the flag ,VIP escort ve last man standing. Xbox Live desteği olmayan kullanıcılar için , offline oynanabilecek “bots” (bilgisayarın kontrol ettiği düşmanlar) mevcut , fakat sadece deathmatch modunda oynanabiliyor. Multiplayer maçları , yeni hiçbir şey olmasa da , şaşırtıcı bir şekilde eğlenceli olmuş. Single player modundaki donukluğu Multiplayer modu kapatıyor.

OYUNUN KONTROLLERİ (Xbox versiyonu için)
İnsan böyle bir oyunda bu kadar net ve düzgün kontroller görünce gerçekten şaşırıyor. Asıl oyun bir çok sorun içeriyor olsa da , kontroller kesinlikle onlardan birisi değil. Temel düzen şöyle ; ▪
sol thumbstick – hareket etme▪
sağ thumbstick – nişan alma / zoom▪
D-pad – bıçak çıkartma (yukarı), patlayıcıları fırlatma (aşağı) , ana silah(sol) ,
mermiler (sağ)▪
sol trigger – silahınızı sabitliyorsunuz▪
sağ trigger – ateş▪
A tuşu – aksiyon tuşu▪
B tuşu – sürünme▪
X tuşu – silahınızı doldurursunuz▪
Y tuşu – zıplama

GRAFİKLER
Combat Task Force 121 dünyadaki grafik ortalamasına yaklaşmış diyebilirim. Çok kötü grafiklere sahip yada bozuk ve tekdüze olmasa da , her bölümü oynarken , “peaahhhh” “öğünkk” şeklinde sesler çıkartmayı başardı bana grafikler. Oyuncular çok büyük ortamları keşfetme şansına sahipler. Fakat defalarca aynı şeyleri görebiliyorsunuz. Buda bir zaman sonra çok sıkıcı oluyor. Olaylar shantytowns (gecekondu bölgeleri) , jungles (ormanlar) , oilrigs (petrol kulesi) , refinery plants (fabrikalar) ve remote island (uzak adalar) da geçiyor.
Bu çok çeşitli ortamlar , gayet tekdüze gözüküyor ve çok açık bir biçimde daha fazla renk ve detay gerektiriyor. İç mekanlar , dış mekanlara nazaran biraz daha derli toplu biraz daha güzel. Ancak onlarda inanılmaz derecede az. Tüm oyun boyunca hiç ortamlara hayran kalmadım yada çevreden büyülenmedim diyebilirim.
Oyunda silahların dizaynı gerçekten iyi. Her silah olması gereken gibi (en azından benim askeri bilgilerim düzeyinde) Silahınızı yeniden doldurma ve kaldırma animasyonları hoş. Karakter modellemeleri temiz fakat , düşmanlarınızın çeşitliliği biraz daha arttırılmalıymış gibi görünüyor.
Oyundaki diğer her şey yazımın başında söylediğim aynı donukluğu hissettiriyor. Her şey olması gerektiği gibi görünüyor fakat , daha çok detay eklemek , özellikle ortamlara ve çevreye çok daha fazla eklemek , gerekiyor bence. (bilemiyorum beklide türünün diğer oyunlarındaki başarıyı yakalayamayan hatta yanına bile yaklaşamayan bir oyun olduğu için beni bu kadar rahatsız etti) Tıknaz kenarlar , donuk dokular ve karşı konulamaz derecede bunaltıcı bir donukluk , sanki oyunun ilk türüymüş havası veriyor insana.
 SESLER
Olay Combat: Task Force 121 in sesler olarak bizlere neler vaat ettiğine gelince ; diyebilirim ki , ortada kaldım :) Bir yandan , oyunda çok mükemmel silah sesleri efektleri , patlamalar ve bazı müthiş ambiyans sesleri insana yeterli geliyor. Fakat , diğer yandan , sanki yapımcılar bir casusluk/aksiyon filmindeki sesleri alıp çabuk surette oyuna koymuş gibi geliyor.
Oyuna yeni başlayacaklar için iyi taraflarından bakalım :) Silahlarımızın sesleri harika. Minik bir tabancadan en ağır silahlara kadar her şeyin efekti gayet başarılı ve hepsi gerçeğine çok uygun. (hele birde 5+1 ses sistemine sahipseniz , o zaman daha iyi anlayacaksınız ne demek istediğimi) Ayrıca her bölüm farklı ses efektleri barındırıyor. (fabrikada aslan kükremesi duysaydım gerçekten oyunu pencereden atardım :) )
Oyundaki müzikler de gayet başarılılar. Tüm müziklerden ayrı birer zevk duyacaksınız. Ama biraz titrek ve çok saçma :) (atmosfere hiç uymamış yani) Örneğin , petrol kulesinde gezinirken ve bir anahtar ararken , birden savaşa giriyormuşum gibi hareketli ve heyecanlı müzikler başlıyor. Peki buradaki problem ne diyorsunuz? O ortamda tamamen yalnızım ve sadece minik bir odada bir anahtar arıyorum.
SON SÖZ
Taktik shooter oyunları arayan oyuncular için denenebilecek bir oyun diyebilirim. Ama yinede oyundan fazla bir şey beklenilmesi taraftarı değilim. Çünkü beklentilerinizi kesinlikle karşılamayacak bir oyun. 20 dolarlık fiyatı ile belki alınıp denenebilir. GRAFİKLER
Combat Task Force 121 dünyadaki grafik ortalamasına yaklaşmış diyebilirim. Çok kötü grafiklere sahip yada bozuk ve tekdüze olmasa da , her bölümü oynarken , “peaahhhh” “öğünkk” şeklinde sesler çıkartmayı başardı bana grafikler. Oyuncular çok büyük ortamları keşfetme şansına sahipler. Fakat defalarca aynı şeyleri görebiliyorsunuz. Buda bir zaman sonra çok sıkıcı oluyor. Olaylar shantytowns (gecekondu bölgeleri) , jungles (ormanlar) , oilrigs (petrol kulesi) , refinery plants (fabrikalar) ve remote island (uzak adalar) da geçiyor.
Bu çok çeşitli ortamlar , gayet tekdüze gözüküyor ve çok açık bir biçimde daha fazla renk ve detay gerektiriyor. İç mekanlar , dış mekanlara nazaran biraz daha derli toplu biraz daha güzel. Ancak onlarda inanılmaz derecede az. Tüm oyun boyunca hiç ortamlara hayran kalmadım yada çevreden büyülenmedim diyebilirim.
Oyunda silahların dizaynı gerçekten iyi. Her silah olması gereken gibi (en azından benim askeri bilgilerim düzeyinde) Silahınızı yeniden doldurma ve kaldırma animasyonları hoş. Karakter modellemeleri temiz fakat , düşmanlarınızın çeşitliliği biraz daha arttırılmalıymış gibi görünüyor.
Oyundaki diğer her şey yazımın başında söylediğim aynı donukluğu hissettiriyor. Her şey olması gerektiği gibi görünüyor fakat , daha çok detay eklemek , özellikle ortamlara ve çevreye çok daha fazla eklemek , gerekiyor bence. (bilemiyorum beklide türünün diğer oyunlarındaki başarıyı yakalayamayan hatta yanına bile yaklaşamayan bir oyun olduğu için beni bu kadar rahatsız etti) Tıknaz kenarlar , donuk dokular ve karşı konulamaz derecede bunaltıcı bir donukluk , sanki oyunun ilk türüymüş havası veriyor insana.
 SESLER
Olay Combat: Task Force 121 in sesler olarak bizlere neler vaat ettiğine gelince ; diyebilirim ki , ortada kaldım :) Bir yandan , oyunda çok mükemmel silah sesleri efektleri , patlamalar ve bazı müthiş ambiyans sesleri insana yeterli geliyor. Fakat , diğer yandan , sanki yapımcılar bir casusluk/aksiyon filmindeki sesleri alıp çabuk surette oyuna koymuş gibi geliyor.
Oyuna yeni başlayacaklar için iyi taraflarından bakalım :) Silahlarımızın sesleri harika. Minik bir tabancadan en ağır silahlara kadar her şeyin efekti gayet başarılı ve hepsi gerçeğine çok uygun. (hele birde 5+1 ses sistemine sahipseniz , o zaman daha iyi anlayacaksınız ne demek istediğimi) Ayrıca her bölüm farklı ses efektleri barındırıyor. (fabrikada aslan kükremesi duysaydım gerçekten oyunu pencereden atardım :) )
Oyundaki müzikler de gayet başarılılar. Tüm müziklerden ayrı birer zevk duyacaksınız. Ama biraz titrek ve çok saçma :) (atmosfere hiç uymamış yani) Örneğin , petrol kulesinde gezinirken ve bir anahtar ararken , birden savaşa giriyormuşum gibi hareketli ve heyecanlı müzikler başlıyor. Peki buradaki problem ne diyorsunuz? O ortamda tamamen yalnızım ve sadece minik bir odada bir anahtar arıyorum.
SON SÖZ
Taktik shooter oyunları arayan oyuncular için denenebilecek bir oyun diyebilirim. Ama yinede oyundan fazla bir şey beklenilmesi taraftarı değilim. Çünkü beklentilerinizi kesinlikle karşılamayacak bir oyun. 20 dolarlık fiyatı ile belki alınıp denenebilir. |
|