| Günümüzde çok popüler olmasa da vahşi bati filmlerinin tarihteki yeri büyüktür. Her ne kadar klişe konular içerse de Amerikan sinemasının bu ürünü tüm dünyada yankı uyandırmıştır. Hatta İtalyanlarda Amerikan sinemasına özenip ‘For a few dollars more’ ve ‘the good , the bad, the ugly’ gibi vahşi batı filmlerine imza atarak 60’lı yıllara damgasını vuran bu filmlere olan ilgisini göstermişti. Oyun dünyasına nedense çok az uyarlanan vahşi batı, aslında günümüzde 2. dünya savaşı ve mars’a çıkıp savaşmak gibi artık sıkan konulardan çok daha yaratıcı sayılır. Bugüne kadar çıkan vahşi batı oyunlarının sayısı, maalesef bir elin parmaklarının sayısını geçemiyor. Desperados gibi efsane sayılabilecek bir oyundan sonra, vahşi batı oyunlarının sayısında patlama yaşanacağını sanmış olsam da, maalesef çok yanılmışım. Sağlam bir FPS beklerken karşıma çıkan, gerek senaryosundaki akıcılık ile gerekse de türüne güzel bir örnek oluşu bakımından beni son derece tatmin eden Call of Juarez, beklediğimize deydiğinin bir kanıtı...
 Film Gibi Bir vahşi batı oyunundan beklenebilecek şeylerin başında senaryosu gelir. Yapımcılarda bunu bildikleri için son derece akıcı bir senaryo ile karşımızdalar. Evinde üvey babası yüzünden pek huzuru olmayan Billy, üvey babasıyla girdiği şiddetli bir tartışma yüzünden asi bir tavır göstererek evden kaçmış, uzak diyarlara gitmiştir. Aradan yıllar geçmiş, Billy evini özlemiştir ve kasabaya dönme kararı almıştır. Fakat aksilikler daha kasabaya adım atar atmaz başlar. Şerifle zıtlaşır ve ona karşı herkesin bakışları değişmiştir. Burada yaşamanın eskisi kadar kolay olmayacağını anlamaya başlamıştır Billy. Sıcak bir çorba içip, yol yorgunluğunu atmak için evine giden Billy, evindeki manzarayı görünce şok olur. Annesi ve abisi yerde ölü yatmaktadır. Tam o sırada içeriye giren üvey baba, onları Billy’nin öldürdüğünü düşünür. Tam bir kabusun içinde olan Billy telaşa kapılır. O sırada duvarda yazan ‘Call of Juarez’ yazısını gören Billy, annesinin ona küçükken verdiği küçük hediyenin aslında hazineyi açmak için gerekli bir anahtar olduğunu anlar. Ray (Billy’nin üvey babası), Billy’nin peşine düşer. Billy bir yandan Ray’den kaçar bir yandan da hazineyi aramaya çıkar. İşte macera böyle başlar...
Hanım Koş Tüfeğimi Getir Call of Juarez oynanabilirlik bakımından da senaryoda olduğu kadar iyi. Bir fps’de bulunabilecek tüm özellikleri barındırıyor. Silah sayısı çok fazla olmasa da, eski silahları kullanmak gerçekten ayrı bir keyif. Tüfek, pompalı tüfek, kırbaç, ilginç birkaç patlayıcı kullandığımız silahlar arasında. Silahlarla ilgili önemli bir detayda, bir silahı alıp çok uzun süre kullanamıyoruz. Zira silahlar eski olduğu için haddinden fazla ısınıp bizi yarı yolda bırakabiliyor. İndiana Jones kadar da iyi kırbaç kullanabildiğimizi söylemeden edemeyeceğim, çünkü kırbacında oyundaki önemi hayli fazla. Uzaktaki bir hedefe nişan almakta zorlandığımız zaman, X’ e basarak (yani tek gözümüzü ) hedefi daha yakından görüp, daha isabetli atışlar yapabiliyoruz. Oyunu 2 karakterle oynuyoruz. Birisi Billy diğeride Billy’nin üvey babası Ray. İki karakterin kullandıkları silahlar ve uzmanlık alanları farklılık gösteriyor. Ray, Billy’e göre daha iyi silah kullanıyor daha isabetli atışlar yapıyor. Billy genelde kaçtığı için, daha hızlı silah çekiyor ve iyi tekme atıyor. Ayrıca daha iyi zıplama, tutunma vs. özelliklere sahip. Ray’ in Billy’i kovalaması da oyuna müthiş yansıtılmış. Başlarda biraz Ray biraz Billy pek bir şey anlaşılmasa da, oyunda ilerledikçe bu kovalamaca müthiş bir heyecan kazanıyor.
Oyunun bir diğer artısı da multiplayer seçeneğinin bulunması. Çok eğlenceli modları sayesinde arkadaşlarınızla gerçekten iyi vakit geçirmenizi sağlıyor, hem de bir kovboy edasıyla. 4 ayrı multiplayer modu bulunuyor, bunlar: Deathmatch: Seçilen haritada herkesin birbirine saldırması. Bildiğimiz takımsız savaş. GoldRush: Altın toplayarak zafere ulaşılan mod. Haritanın çeşitli yerlerine gizlenmiş altın külçelerini alarak üstünlük sağlıyoruz. Robery: Bilinen bayrak kapmaca modunun western’e uyarlanmış hali. Skirmish: Team deathmatch Farklı silahlara ve özelliklere sahip Sniper, Rifleman, Gunslinger ve Miner multiplayer modunda seçilebilen karakterler. Detayların Önemi Oyunda çevreye çok önem verilmiş. Atmosferi tamamlayan en önemli unsurlardan biri olan mekanlar güzel çizilmiş, çiftlikler, ormanlar kasabanın içi, multiplayer haritaları çok iyi. Karakter modellemeleri fena sayılmaz. Birçok farklı yüz görmek mümkün. Senaryoya bağlı olarak gösterilen ara videolarda çok başarılı. Bazı patlama efektleri dışında her şey çok başarılı sayılır. Ayrıca oyunu oynayabilmek için pixel shader 2.0 destekli bir ekran kartınızın olması gerekiyor. Oyunun sistem gereksinimleri şu şekilde: Windows 2000/XP, P4 IV 2.2 GHz ya da Athlon 2400+, 512 MB RAM, Geforce 6600, ATi 9800 ve üzeri, 2 GB HDD Alanı, DirectX 9.0c Kim var orada??? Oyundaki atmosferin çok iyi olduğundan bahsetmiştik. Müziklerde atmosferi tamamlayan son unsur olarak çok iyi denebilir. Bazı görevlerin kritik yerlerinde bir anda yükselerek bizi germeyi iyi biliyor. Seslendirmeler karakterlere tam oturmuş. Hepsi birer ‘Erol Taş’ havasında.
Sözün Özü Nadir çıkan vahşi batı konulu oyunlardan biri olarak Call of Juarez bize eğlenmeyi garanti ediyor. Çok güzel yakalanmış o batı havası, tüm oyun boyunca eksilmeksizin sürüyor. Senaryosu ile, grafikleri ile de muhteşem bir oyun. Fps’de farklı soluklar arayanlar için biçilmiş kaftan. Bol oyunlu günler dilerim... |