| SAVAŞ DEVAM EDİYOR!!! Öncelikle gönül rahatlığı ile Call Of Duty'i türün lideri ilan edebiliriz. Kendisinin en büyük rakibi (ve aynı zamanda atası) olan Medal Of Honor'a göre daha çok elle tutulur yenilikler getirerek türün tacını kapmayı başarmıştır. 2003 yılından bu yana çıtasında durmak bilmeyen bir yükseliş vardır hatta artık adını duymaktan bıktığımı söylesem abes kaçmaz sanırım … Yıl içinde piyasaya sürülen Call Of Duty 3, PC kullanıcıları tarafından "adaletsizlik" ile suçlandı. Tabii kullanıcılara hak vermemek mümkün değil. Yeni oyun için kendilerini hazırlayan kullanıcılar, oyunun sadece konsollar için piyasaya sürüleceğini duyduklarında büyük hayal kırıklığına uğradılar. Özellikle PS3 için tam anlamıyla bir görsel şölen vaat eden bir oyun vücuda getirilmiş olmasına rağmen PC kullanıcıları avuçlarını yalamak zorunda kaldılar … Tabii bekleyiş bitmedi, "CoD3 PC de çıkmayacak ahali! boşuna heves etmeyin!" açıklamaları bile dindiremedi bu bekleyişi. Nitekim Activision'un kafasında başka tilkiler dönmekteydi. Call OF Duty 4 ile sağ gösterip sol vurmak gibi bir planı olduğundan Nisan ayına kadar haberimiz yoktu.  Her zamanki gibi önce söylentiler yayıldı, daha sonra bir buçuk dakikalık oyun içi videosu … Videonun sonrasında anladık artık. 2. Dünya savaşı nice oyuna konu oldu, savaşın pek çok kolu farklı oyunlarda anlatıldı. Sırada modern çağ savaşları vardı. En azından video bize daha modern silahlar gösteriyordu. Bu demek oluyor ki; büyük ölçüde Orta Doğu'daki tansiyonu konu edinecek bir CoD oyunu ile karşı karşıya olacağız. Her zamanki gibi yine birden fazla cephede savaşacağız. Bildiğiniz üzere CoD serisinin en önemli ve orijinal özelliği tek bir takıma bağlı kalmayıp, oyunun belli bölümlerinde savaştığımız cephenin hatta ülkenin değişiyor olmasıydı. Bu özellik dördüncü oyunda da korunmuş vaziyette. Bu oyunda kontrol edeceğimiz bilinen birimler; Amerikan kara komandosu, Amerikan deniz piyadesi ve kesin olmamakla birlikte İngiliz SAS komandosu. Açıkçası Call Of Duty'nin pusulasını biraz kaydırarak 2. Dünya Savaşı yerine; günümüze yakın tarihlerdeki savaşları konu alması, hayranları tarafından nasıl tepki görür bilemem fakat şahsi fikrim oyunun farklı bir hamurla mayalanmasının, kendisine çok daha leziz bir tat katacağıdır. Nitekim oyun tarihine baktığımızda (Çoklu oyun adına destekli Battlefield'i saymassak) modern çağ savaşlarını konu alan bir oyuna rastlayamayız. Bu açıdan Call Of Duty her zamankinden daha orijinal bir oyunla karşımıza çıkacak diye düşünüyorum. Activision bu tür savaşlara değinirken, gerçeklere ne kadar sadık kaldı ya da onları ne kadar çarptırdı bilinmez, fakat Orta Doğu'da (ve Körfez'de) cereyan eden savaşlarda bir Amerikan ya da İngiliz askerini kontrol edeceğimize göre çok da fazla objektiflik beklememeliyiz. 
4 KAT DAHA İYİ, 4 KAT DAHA GÜÇLÜ İncelediğim her oyunda grafik detaylarının alıp yürüdüğünden bahsetmek zorunda kalıyorum nitekim artık grafik detayının konuşturulmadığı oyunlar itibar görmüyor. Eee günümüz teknolojisi tabii "A oyunu detaylı B oyunu neden detaysız?" sorusu soruluyor akabinde. Geçtiğimiz sene Call Of Duty 3 ün detaylarına hayran kalmıştık hele ki videolarda gördüğümüz o meşhur kilise çanının patlama sahnesinin gerçekçiliğine hayran kalmayan bir kesim yoktur (PS3 için hazırlanan versiyondan bahsediyorum). Şahsen ben Fps türünün PC için yaratılmış olduğuna inanan kesimdenim. Dolayısıyla piyasaya sürülen bir FPS oyununun (ki bu FPS oyunu bir de Call Of Duty gibi PC de kendine belli bir kitle edinmişse) PC için piyasaya sürülmemiş olmasının ardında tam olarak akla mantığa uygun bir cevap bulabilmiş değilim. Ziyanı yok tabii Activision'ın CoD4 ile bu açığını kapatacağını düşünüyor olmam sadece "iyimserlikten" kaynaklanmıyor ne de olsa :) Lafı fazla uzatmadan grafiklere dönmek istiyorum. Grafikleri zaten tahmin edeceğinizden şüphem yok. Yine muhteşem iç ve dış mekan tasarımları, harika kaplamalar, göz okşayan görüntüler vs vs… Tabii salt grafik olarak düşünmek de yersiz tabii, zira Call Of Duty'i diğer oyunlardan ayıran en önemli özelliklerinden biri; hiç kuşkusuz çevre ile olan etkileşimimiz. İlk oyundan bu yana çevre ile olan etkileşimin gerçekçiliği diğer türdeşleri ile kesinlikle kıyas kabul etmez fakat üçüncü oyundan itibaren getirilen "çoklu iletişimin" resmen sınırları zorladığını söyleyebiliriz. Artık kendimizi iyiden iyiye savaş alanında hissediyor olmamızın yegane sebebi çoklu etkileşimin varlığı olsa gerek. Bu sayede bizi, diğerlerinden çok daha hareketli ve heyecanlı bir savaşın beklediğini söyleyebilirim. Far Cry'ın yapay zekaya getirmiş olduğu muazzam yenilikten Call Of Duty de sonuna kadar nasibini almış görünüyor. Far Cry'da (ve pek yakında Crysis'de) yapay zekanın ne kadar korkunç boyutlara ulaşabileceğini görmüştük. Artık karşımızda koridor boyunca, elimizdeki silahın büyüklüğüne bakmadan "saldım çayıra mevlam kayıra" hesabı koşa koşa gelen düşmanlar yok. Artık düşmanlarımız sürekli hareket halinde ve etrafımızdan dolaşıp bizi daha gafil avlamayı da ihmal etmiyorlar. İşte çevre etkileşiminin maksimum seviyede olduğu Call Of Duty 4'de de durum aynı olacak. Hele ki yakın çağ savaşları söz konusu olunca bu özellik sayesinde COD tadından yenmeyecek bir hal alacak.
Aksiyondan bahsedecek olursak. Tabii ki oyunumuzda adrenalini ritmik bir şekilde yükseltecek derecede aksiyon var! Yine tam anlamıyla savaş arenasında hissedeceğiz kendimizi. Özellikle konu günümüz sıcak savaşları olunca adrenalinin tavan yapacağından da şüphemiz olmayacaktır. Yer yer takım oyunu ile yakıp yıkacağız ; yer yer cengaverlik edeceğiz. Bildiğimiz Call Of Duty kalıplarında gezinirken, orijinal bir şeyler de bulabileceğimiz bir oyunla karşı karşıyayız. Bekleyelim ve görelim. . . |