| Efsane Geri Dönüyor Evet, efsane sonunda geri döndü arkadaşlar. Revenge pek beğenilmese bile, Takedown oyunuyla emin adımlarla geldiğini göstermişti herkese EA. Bir bakımdan sözünü tuttu ve oyunu hiçbir erteleme yapmadan piyasaya sürdü. Buna rağmen güzel grafikleriyle, kolay oynanışıyla, mükemmel sesleri ile hepimizi kendisine çağırıyor sanki Burnout Dominator. Asfalt Ağlasın Lafı fazla uzatmadan oyunumuza geçelim. Artık neredeyse her konsol oyununda sorulan kaydetme seçeneklerinden kendinize uygun olanını tercih ettikten sonra, ana menüyle baş başa kalıyorsunuz. Ana menü eski oyunlara göre daha da sadeleştirilmiş durumda. Dört bölüm var, bunlar World Tour, Record Breaker, Multiplayer ve Driver Details.

World Tour: Bu bölüm kariyer yapıp profesyonelleşmek için ideal. EA, karışıklık olmasın diye artık arabaları çeşitli seriler halinde gruplandırmış. Klasiklerden son modellere kadar tüm araba çeşitlerini bu serilerde bulabilirsiniz. Neyse, ilk başta klasiklerle kariyerinize başlıyorsunuz. Her araba grubunun ortalama 10-15 tane yarışı var ve siz de bir sonraki yarışa geçmek için altın, gümüş ya da bronz madalya kazanmalısınız. Aynı şekilde, üstünde araba simgesi olan yarışlarda arabayı kazanmak için istenilen dereceyi yapabilirseniz, onu kullanılabilir duruma getirebiliyorsunuz. Bu sayede o seri içinde o arabayı istediğiniz yarışta sürebilme imkânına sahip oluyorsunuz. Ve tüm arabaları açarsanız, o araba grubunun Dominator kısmında daha hızlı yarışlarla devam edebiliyorsunuz kariyerinize. Record Breaker: Adı üstünde, rekorlarınızı geliştirebileceğiniz bölüm. İstediğiniz yarış türüyle istediğiniz pistte yarışabiliyor, derecelerinizi öğrenebiliyorsunuz. Bu bölümü ayrıca antrenman şeklinde de kullanabilirsiniz. Multiplayer: İster iki kişilik, isterseniz de dört kişilik ufak turnuvalar düzenlemenize yarıyor bu bölüm. Bölüm içerisinde tüm arabalar, yollar ve kestirmeler ( Signature Shortcuts ) açık durumda. Bu da demek oluyor ki uzun süreli bir eğlence sizleri bekliyor. Driver Details: Burada, yaptığınız dereceleri ve bu sayede kazandığınız puanları, oyunun kaçta kaçını bitirdiğinizi, unvan kısmının neresinde bulunduğunuzu öğrenebilir, profilinizde çeşitli değişiklikler yapabilirsiniz. Klasikleşmiş Yarış Türleri Burnout’ta klasikleşmiş olan yarış türlerini, tüm dünyada bu tür oyunlarındaki klasikleşmişlerle aynı sınıfa koyamayız. Şahsen ben Burnout dışında hiçbir oyunda Takedown ve Maniac modunu görmedim. Neyse, biraz da bu yarış türlerinden bahsedelim. Race: Bunu bilmeyen yoktur, normal yarış. Maniac: Bu tür biraz daha değiştirilmiş son oyuna nazaran. Artık hem drift yaparak, hem de trafiğin içinden geçerek topluyoruz Maniac puanlarını. İlk önce 2.000, sonra 5.000 sınırlarıyla devam ediyoruz, verilen süre içinde bu puanları yapamazsak yarış bitiyor. Road Rage: Takedown yaptığımız mod. Aynı Maniac modu gibi, burada da sınırlar var, verilen süre içerisinde bu takedown sayısını yakalayamazsak, yarış sona eriyor. Near Miss Challenge: Trafiğin içinden arabaları sıyıra sıyıra ilerlemeniz gerekiyor. Karşı taraftan gelen araçları sıyırırsanız kendi şeridinizin üzerinde gidenlerden daha fazla puan topluyorsunuz. Burning Lap: Verilen süre içerisinde parkuru tamamlamanız gerekiyor. Burnout Challenge: Yarış bitmeden nitronuzu sonuna kadar kullanarak Burnout gerçekleştirmeniz gerekiyor. Nitro ikiye ayrılıyor: “Normal ve Super Charge” diye. Super Charge hızınızı ikiye katlıyor ve ard arda Burnout yapmanızı sağlıyor. Drift Challenge: Drift yaptığınız mod. Hızla giderken kareye basarak drift yapmalısınız. Süre içerisinde yapabildiğiniz kadar drift yapmaya çalışın ( illa ki dönemeçlerde yapmanız gerekmiyor, yolda da hafif sağa sola kayarak puanlarınızı arttırabilirsiniz ) Grand Prix: Üç tane üst üste yarış yapılıyor ve siz kaçıncı olursanız ona eşdeğer olan puanı kazanıyorsunuz. Üç yarışın sonunda puanlarınız toplanıyor ve dereceniz belli oluyor. 
Biraz Araba, Biraz Yapay Zekâ, Biraz da Kontrol, Hepsini Karıştıralım Şimdi Araba konusunu biraz daha açmak istiyorum. Arabalar, Classic, Factory, Tuned, Hot Rod, Super ve Race Special gruplarıyla birbirlerinden ayrılıyorlar. Tüm kariyeri bitirip puan biriktirirseniz, daha sonra Dominator grubunu açabilirsiniz. Fakat en büyük eksi, oyunda yine arabaların lisansları ve modifiye seçenekleri mevcut değil maalesef. Yapay zekâ ve oynanıştan bahsedelim şimdi de. Oyunda yapay zekâ çok kuvvetli diyebilirim rahatlıkla. Rakiplerinizin sizi hep takedown yapmak için uğraşıyor olması sizi zor durumda bırakabiliyor. Hatta şahsen birkaç kez iki arabanın arasında kaldığım oldu. Bir de, oyun tüm bu yapay zekâya rağmen yolun dışına çıkartmıyor sizi. Örneğin, takedown yapacakken barikata çarpıp havalandınız, niyeyse yolun içinde kalıyorsunuz hep, ormana dalamıyorsunuz, o bahar tazeliğinin kokusunu ciğerlerinize çekemiyorsunuz... Oynanış ise çok basit oyunda. Hiçbir kombinasyon ezberlemeden son hız arabanızı sürebilirsiniz. Sol analog stick’i yön, X’i gaz, Kare’yi el freni, O’yu korna, Üçgen’i ise kamera açısı değiştirme olarak kullanıyorsunuz. Ek olarak R1’i nitro, L1’i geriye bakma, R2’yi Crashbreaker ( kaza yaptıktan sonra arabayı patlatır, yanınızda rakip varsa otomatikman takedown yaparsınız),R1+sol analog stick’le Aftertouch ( kaza yaptıktan sonra arabayı sağa sola çekerek kontrollü bir biçimde takedown yapma), L2’yi ise çalan müziği değiştirme için kullanabilirsiniz. Bir Kıvılcımla Başlar Güzel Grafikler Burnout, yıllardır tüm dünyaya çarpma efektlerindeki üstünlüğünü kanıtlıyor. Dominator’da da bu gördüğüm kadarıyla devam ediyor. Siz arabanızı yarış esnasında hırsla kullanırken, ister istemez küçücük detaylar gözünüze çarpınca dalıp gidiyorsunuz. Güneşin etkisiyle binaların camlarının parlaması, rakibinize veya yol kenarına sürttüğünüzde çıkan kıvılcımlar ve takedown yaptığınızda arabanın tekerleklerinin dönerek ayrılması ve daha bir sürü detay, dediğim gibi yarıştan alıp götürüyor sizi. 
İşte Kulağıma Vızıltı Geliyor, Acaba Neredeyim Ben? Geldik kusursuz olan konuya. Sesler, oyunun tartışmasız en güzel özelliği. Arabaların yanından geçerken o havanın sıkışma sesi, köprü altından geçerken bir uğuldama, patlama sesleri, drift yaparken kulakları tırmalayan o ince ses, hepsi mükemmel bir şekilde aktarılmış oyuna. Hem yarış içinde hem de ana menüde çalan rock parçaları da unutmamak lâzım, bayıldım o müziklere. EA’i buradan ayakta alkışlıyorum... Son Duygular, Son Sözler Tüm yazıda anlattığım gibi, oyun harika, mutlaka denenmeli diye düşünüyorum ve Burnout 5: Paradise’ı bekliyorum, ne demişler: BEKLEYEN DERVİŞ, MURADINA ERMİŞ... Oyunla Kalın... |