| İlk bakışta güzelce dizayn edilmiş, ortalamanın üzerinde bir first-person shooter (FPS) oyunu olarak görülen BioShock, aslında bundan çok çok daha fazlasını vaat eden bir oyun. Tamam oyundaki aksiyon gerçekten iyi, fakat oyunun asıl bombası konusu. Bir bilim kurgu romanının yada filminin konusu edası ile, gizemli olaylar ile retro ve yeni nesli birleştirebilen dahiyane bir konuya sahip. Birde karakterler var tabii. Etrafınızdaki sıra dışı dünyayı keşfetmek için dolanırken, hikayeyi size aktaran konuşmalar yada radyodan gelen sesler size hikayeyi pekiştirtiyor. Tüm bunlar bir araya geldiğinde, ortaya, inanılmaz keyifli ve sürükleyici bir oyun çıkıyor. Öyle ki, oyunda neler olduğunu anlayana kadar elinizden bırakamayacağınızı söylersem pek yanılmış olmam doğrusu. Oyunun Konusu BioShock bir patlama sahnesi ile başlasa da, genel olarak oyunda bomba patlamalarından çok duygusal patlamaları yaşayacaksınız. Yıllardan 1960 ve siz Atlantik Okyanusunun üzerinde uçmaktasınız. Birden gizemli bir şekilde uçağınız düşer ve kendinizi suda yüzer halde görürsünüz. Diğer yandan görünen o ki, kazanda tek canlı kurtulan kişisinizdir. Etrafınız alev alev yanan uçak enkazı ile çevrilidir. Bu cehennem ızdırabının içerisinde birden gözünüze minik bir deniz feneri çarpar. Görürsünüz ki hemen karşınızdaki minik adanın üzerindedir bu deniz feneri. Birden kurtulduğunuzu düşünerek rahatlarsınız. Sonra bu kadar uzak bir yerde, böyle minik bir adanın üzerinde neden bir deniz feneri olduğunu düşünmeye başlarsınız. Daha yakından bakmak için adaya doğru yüzmeye başlarsınız. Adaya ve deniz fenerine yaklaştıkça, fark edersiniz ki, sizi deniz dibine almak için bekleyen bir deniz aracı vardır. Merakınıza yenik düşerek deniz aracını incelemeye başlarsınız. Bu lanet adadan kurtulabilmek umudu ile içine girdiğiniz deniz aracı, birden kontrolden çıkar ve sizi su altı dünyasındaki Rapture şehrine götürür. Şehri megolomanyak bir iş adamı olan Andrew Ryan kurmuştur. Amacı kapitalist dünyadan ve onun acılarından kurtularak kendisine özgür bir şehir yaratmak idir. Kulağa oldukça hoş bir toplulukmuş gibi geliyor değil mi? Olaylarının içerisinde girdikçe bu toplulukta bir şeylerin ters gittiğini keşfedersiniz. Şehre ilk adımınızı attığınızda bile, şehrin bir çöplüğe döndüğünü ve genetik mutasyonlara uğrayan ucubelerin (oyundaki isimleri splicers) etrafta dolaştıklarını görürsünüz. Bu ucubeler adeta akıllarını kontrol edemeyecek şekilde önlerine çıkan herkese ve her şeye saldırır vaziyettedirler. Şimdi düşünmeniz gereken bu lanet şehirde neler olduğunu bulabilmek, buralarda bir yerlerde sağ kalan insanların olup olmadığını tespit etmek ve olabildiğince çabuk buradan kurtulabilmektir. Güçlerimiz Karakter kostimizasyonu, BioShock�un başarılı özelliklerinden yalnızca bir tanesi. Sınırlı sayıda fakat geliştirilebilir kategoriler içerisinde tüm özelliklerinizi yeniden konfigüre edebilme şansınız bulunmakta. Ayrıca bu özellik oyun içerisinde dilediğiniz bir zamanda cebinizde bulunmakta. Oyunda kullanacağınız güçlerimiz genel olarak genlerimiz ile oynanması sonucu bizlere verilmiş olan güçler. Temel olarak iki bölüme ayırabiliriz. Plasmids ve Tonics. Plasmids�ler oldukça kullanılışlı, silahvari genetik özellikleriniz. (parmaklarınızdan güçlü sonic dalgalar yayabilmeniz gibi, yada birtakım nesneleri yakabilmek yada buzu birkaç saniyede eritebilmek gibi) Telekinesis gücümüz, eşyaları beyin gücü ile hareket ettirebilmeye yarıyor. Örnek olarak Half-Life 2 deki “gravity gun” silahını söyleyebilirim. Diğer güçlerimiz bunlara oranla birazcık daha yıkıcı. Bullseye denilen bir özellik ile rakibe fırlatılan minik fakat boyundan büyük işler yaparak rakibi etkisiz hale getiren minik bir topumuzda var. Ayrıca karşısına çıkan şey eğer minik dönen robotlardan yada güvenlik kameralarından yada düşman botlarından biri ise hiç affetmiyor ve onları da etkisiz hale getirebiliyor. Enrage, rakiplerimizin sinirlerini bozarak onları birbirleri ile kavgaya zorluyor. Bunlardan başka düşmanlarınıza tuzaklar kurabilirsiniz.  Bu saydıklarımız Plasmids sınıfında idi. Geçelim Tonics�lere. Bu özelliklerimiz, yine kullanılışlı fakat pasif etkileri bulunuyor. Sportboost ile hareketlerinizin ve saldırınızın hızı artıyor. Natural Camouflage sayesinde birkaç saniye için bile olsa görünmez olabiliyorsunuz. Wrench jockey ve wrench lurker güçleriniz ile yüzme yetenekleriniz artıyor ve suda oldukça büyük saldırılar düzenleyebilmeniz için, rakiplerin gardlarını kırabiliyorsunuz. Bloodlust sayesinde kaybettiğiniz sağlığınızın bir bölümü öldürdüğünüz düşmanlardan geri kazanıyorsunuz. Static field gücünüzü kullandığınızda size dokunan her kim olursa olsun bir elektrik şokuna maruz kalıyor. Armored shell sayesinde defans gücünüz bir anda artıyor. Bunların haricinde oyunda bir çok kullanılışlı gücünüz bulunmakta. Bu saydıklarım en çok kullanılan yada en etkili olanlarından olduğunu söyleyebilirim. Güçlerinizi kullanmadan önce onları satın almanız gerekmekte. ADAM adı verilen bir kuruluş yada ona benzer bir şey size güçlerinizi vermek için biçilmiş kaptan. Öldürdüğünüz ADAM üyeleri - ki bunlar minik kızlar oluyor – sizlere ADAM puanları veriyor. Yada yakaladığınız ve normal bir insan olması üzerine serbest bıraktığınız ADAM üyelerinden yine ADAM puanları alıyorsunuz. Ne var ki, öldürdüğünüz bir küçük kız için 160 ADAM puanı alıyorken, eğer o kızı serbest bırakır iseniz 80 ADAM puanı alıyorsunuz. ADAM puanları güçlerinizi satın almak için gerekli yegane şey olduğundan yakaladığınız minik kızları öldürüp öldürmemek için çok dikkatli düşünmelisiniz. Çünkü oyun boyunca sınırsız sayıda minik ADAM kızları ile karşılaşmayacaksınız. Yani bu demek ki, oyunun size sunduğu tüm güçleri kullanamayacaksınız. Bu anlamda kızları öldürüp öldürmeme işini birkaç kere düşünmelisiniz. Bu arada kızları öldürsenizde, öldürmesenizde hikayenin gidişatı yaptığınız seçimlere göre değişiyor.  Plasmids ve Tonics güçlerinizden başka yanınıza alabileceğiniz bazı silahlarda bulunmakta. Tabii ki yıllardan 1960 olduğundan oyun boyunca bulacağınız ve(ya) kullanabileceğiniz silahların genetik kodlarınızda oynama yapılarak kazandığınız güçleriniz kadar kullanılışlı yada havalı olmasını beklememeniz en doğrusudur. Örneğin minik bir tabanca, sıradan bir taramalı tüfek yada el bombaları oyunda kullandığımız silahlar arasında. Tabii ki bu silahlar hep ikinci planda kalacaktır. Asıl silahımız genlerimizin bize vermiş olduğu o muazzam güç. Bu silahlardan başka pompalı tüfek, ok ve yay gibi birkaç tane daha silah kullanma şansınız olsa da, cephane yetersizliğinden çok fazla kullanamayacaksınız. Silahlar ikinci planda da kalsa, bunları geliştirme şansınız da bulunmakta. Örneğin bir roket atarı geliştirerek verdiği hasarı katlayabilirsiniz. The Splicers Yazımın başlarında da belirttiğim gibi, oyundaki ana düşmanlarınız The Splicers adı verilen ve genleri ile oynandığı için bir çeşit mutanta dönüşen ucubelerden oluşuyor. Oyunda beş çeşit Splicers bulunmakta. Aslen insan olan Splicers�lar ADAM�lara aldırış etmeden önlerine çıkan her şeyi öldürmek için saldıran ve tamamen akıllarını kaybetmiş bir gruptur. Şehrin içerisinde başıboş şekilde dolanırlar ve sanki kendilerine yardım edecek birilerini beklemektedirler. Beş çeşidi olduğunu söylemiş idim ama farklılıkları sadece taşıdıklarıdır. Leadheads�ler silah taşırlar. Nitro�lar, patlayıcıları ile en kötü düşmanlarınızdandır. Thug�lar katilidirler. Houdini�ler teleport özelliğine sahiptirler. Aynı zamanda ateş topu fırlatabilirler. Spider�lar duvarlarda ve çatılarda yürüyebilirler. Nereden geldikleri belli olmadan üzerinize atlayabilirler. Splicers�lardan başka oyun boyunca çeşitli insan karakterler ile de çarpışacaksınız. Bunlar genellikle boss dövüşleri olmakta. Boslar Splicers�lardan çok daha güçlü, çok daha hızlı ve çok daha akıllılar. Ayrıca kullandıkları silahlar ve saldırı taktikleri de çok daha yıkıcı. Bunlardan başka güvenlik robotları, havada dönerek ilerleyen zırhlı minik robotlar, gibi çeşitli düşmanlarınız da olacak.  Rapture dünyası oldukça geniş, zengin ve enteresan objelerle dolu olmasına rağmen, oyun size çok basit ve sığ bir görev vermiş. “doğru yoldan çıkmamak ve hayatta kalabilmek” Oyunda ilerleyebilmek için size verilen görevleri tamamlamanız gerekmekte. Bunlar bazen belirli bir nesneyi ele geçirmek olabiliyor. Ne var ki bu tarz bir görevi aldığınızda her nasılsa nereye gideceğinizi yada ne yapacağınızı ve o nesneyi nerede bulacağınızı biliyorsunuz. Oyunda sık sık kullandığınız haritanın yanı sıra, bu tarz görevlerde ekranda görülen oklar da yardımcı olacak size. Bu kadar yardıma rağmen bazı görevlerin içerisinde çıkamayacağınız durumlar olacağını söylemeliyim. Tüm bunlara rağmen oyunu 15 – 20 sat gibi nispeten uzun sayılabilecek bir oyun süresinin olduğunu söylemem kimilerinin içini rahatlatacaktır eminim ki. Grafikler – Sesler Bir su altı şehri için oldukça detaylı dizayn edilmiş olan Rapture şehri, adeta keşfedilmeyi bekleyen bir ada misali sizi bekliyor. Çevre modellemeleri gerçekten övgüye değer. Ayrıca muhteşem görünüşlü ve çok dikkatlice tasarlanan çevre unsurları ile etkileşimiz oldukça iyi. Oyun alanları da birbirinden farklılık göstermekte. Bir su altı şehrinde ne kadar farklı alan olabilir ki diye düşünüyor iseniz yanılıyorsunuz çünkü bu şehirde çeşitli ucubeler ve genleri ile oynanmış bir ton yaratık mevcut ki çevreye verdikleri zarar ile bambaşka bir görünüm kazandırıyorlar. Bununla birlikte pencerelerden muhteşem deniz manzarası da daima görüş alanınız içerisinde. Bunların dışında Unreal Engine 3 oyun motoru kullanarak animasyonları ve detaylandırmaları had safhaya ulaştırmayı başarmış bir oyun BioShock. Özellikle suyun hareketi ve görünüşü gerçekten kusursuz olmuş.  Oyunun müzikleri ise kimi zaman iyi iş yapıyor olsa da kimi zaman kulağınızı tırmalıyor. Oyun boyunca bulduğunuz kayıt aletleri, müzik kutuları gibi nesnelerden dinlediğiniz müzikler genel olarak tüyler ürpertici bir ruh haline sokuyor oyuncuyu. Silah sesleri oldukça gürültülü fakat başarılı. Oyun boyunca karşılaştığınız karakterler ile sohbetleriniz yada bulduğunuz radyodan dinledikleriniz oyunun konusunu tamamlamaya ve bu lanet şehirde neler olup bittiğini anlamanıza yardımcı oluyor demiştim daha önce. Seslerin belkide en başarılı yönü bu konuşmaların gerçekten çok iyi vurgulanması olmuş. Seslerin nerede azalıp nerede artacağı hatta nerede çığlık atılacağı çok iyi entegre edilmiş oyuna. Son Söz Eğer bir oyundan sadece aksiyon yada sadece korku bekliyorsanız BioShock muhtemelen sizin oyununuz değildir. Düşmanlarla birebir dövüştüğünüz yada hedef alarak düşmanın beynine birkaç kurşun sıkarak stres attığınız oyunlardan birisi de değil BioShock. Fakat biraz hayal gücünüzü kullanarak ve dolaylı yollardan ve çeşitli büyüler ile(!) düşmanları alt ettiğiniz bir oyun arıyorsanız onu buldunuz. Aslına bakarsanız türü içerisinde tamamen farklı bir oyun olan BioShock, oyun dünyasına getirdiği yenilikler ile övgüyü hak eden bir yapım. Bu yeniliklerden bi haber kalmayın derim… Bol oyunlu günler dilerim... |