| BİLGİSAYAR OYUNLARI VE EDEBİYAT İLİŞKİSİ : Her ne kadar konuyu daraltmak adına çitleri "bilgisayar oyunları" etrafına dizip etiketlemiş gibi görünsem de; bu konuda konsolların etkinliğini inkar edemem... Bir saniye... sanırım epey aceleci girdim :)) Biraz daha yavaştan alacak olursam; sadece son dönemde değil, aslen oyun tarihine bakıldığında hemen hemen her dönem karşımıza doğrudan ya da dolaylı bir biçimde çıkan bir etkileşimdir. Söz konusu "edebiyat" olunca ister istemez kapısı en az oyunlar kadar ucu bucağı belirsiz bir alana açılıveriyor. Genel anlamda klasik bir edebiyat materyalinin bilgisayar oyununa indirgenmesi pek akıl karı değil (-ki oyun piyasası bu belli olmaz günün birinde bir Charles Dickens eserini bile gözlerini kırpmadan ateşe atabilirler). Sizlerin de bildiği üzere oyun dünyası özellikle polisiye, gerilim, fantastik ve bilimkurgu gibi türleri hiç çekinmeden sömürebilmektedir... Bu işbirliği çoğu zaman elle tutulur örnekler vücuda getirdiğinden dolayı, sinemadan uyarlanan oyunlara kıyasla çok daha başarılı sonuçlar doğurmaktadır. Tabii işin diğer ucunda eserlerinin üzerine titremekte olan yazarlar ve en az yazarlar kadar çekinilen hayranlar bulunmakta. Sonuç; yazarı tatmin etse bile; her biri kafasında hikayeyi ayrı şekillendirmiş, karakterleri ayrı çizmiş, mekanları ve atmosferi ayrı belirlemiş hayranların tamamını optimum bir noktada birleştirebilmek; yapılabilecek en zor işlerden biri hiç kuşkusuz... Bu durum bir edebiyat eserinden beyazperdeye uyarlanan yapıtlarda da hemen hemen aynı derecede mevcut olan bir durum zaten. Pek çok edebiyat sever bu müdahaleci tutumu beğenmemekle birlikte; edebiyat eserlerinin sinemaya -veya oyuna- uyarlanma durumunun, bireylerin hayal gücünü baltaladığını da düşünmektedir. İşin duygusal boyutu kişiden kişiye farklılık göstereceği için burada önünü kesmek ve asıl konumuza geri dönmek daha akıl karı gibi ;) Tam olarak neyle başladı? Sanıyorum ki hatırladığım ilk uyarlama oyun; piyasaya sürülmüş olan ilk "Dune" oyunuydu. Zira Dune, başarılı bir fantastik-bilimkurgu örneği olarak hiç bir zaman tam olarak hak ettiği ilgiyi görememiştir. Arkasından gelen bazı oyunlar da Dune'un, edebi başarısının gölgesinde kalmıştır (DİPNOT: Dune eserlerinden beyazperdeye uyarlanan bir adet film de bulunmaktadır. Ne Yazık ki kendisi de, eserin başarısının epey gerisinde seyretmiş ve "başarısız" uyarlamalar arasında yerini almıştır. Genel anlamda ilk örneklerin başarısız olmaları son derece doğal bir durumdur zira grafik teknolojisinin alıp başını yürümesi ile; mekan tasvirleri çok daha gerçekçi ve büyüleyici bir hal almakta ve aynı zamanda, eserlerdeki atmosferi çok daha iyi yansıtabilmektedir. Gel gelelim bir fantastik edebiyat uyarlamasının renk cümbüşü içerisinde oyunculara sunulması da son derece ilginç bir durumdur. Bahsettiğim oyunun Hobbit olduğunu ve Hobbit'in de -kısmen- bir çocuk masalı olduğunu bilenler için bu aslında son derece doğal bir durum. Lakin her şeye rağmen Hobbit, J. R. R. Tolkien'in kitaba almış olduğu hemen hemen her detayı vermeye çalışan ve aslen iyi vakit geçirmek isteyen hemen her yaştan oyuncuya hitap edebilen bir oyundu... Oyun dünyasında Tolkien'in etkileniminin bulunduğu pek çok FRP oyununun olduğunu bilmek bir yana, hemen hemen ilk Yüzüklerin Efendisi filmi ile yakın zamanlarda piyasaya sürülmüş olan Yüzük Kardeşliği oyununun da filmden ziyade, kitaba yönelik olması ve -basit olarak kotarılsa bile-; Hobbit'e oranla biraz daha eli yüzü düzgün olması; dahası yine kitaptaki bazı "hoş" ayrıntılara da değinmesi ile gelecek uyarlama oyunların bizi ne kadar tatmin edeceğinin de sinyallerini vermekteydi. İlk Tolkien uyarlaması olan "Fellowhip Of The Ring" ise aslen bir amiga oyunudur. Dönemin koşullarında bize tam anlamıyla "uyarlama" hissi vermese de başında vakit geçirebilmemizi sağlayan bir oyundur. Hazır Tolkien'den laf açılmışken; "War Of The Ring" oyununun da dolaylı bir edebiyat uyarlaması olduğunu söyleyebiliriz. Zira kendisi kitaba olabildiğince sadık kalmayı amaçlamış fakat yine de saçma sapan eklemeler yapmayı da ihmal etmemiştir. Hatta sonlara doğru resmen Tolkien'e küfür edilmektedir. Bu bağlamda son derece başarısız bir edebiyat uyarlaması olduğunu söylememiz yeterli olur... Öte yandan Lord Of The Rings Online: Shadow Of The Angmar'da büyük ölçüde edebi metinlere sadık kalan bir MMORPG oyunudur... Görüldüğü gibi pc piyasası Tolkien'in eserlerinden doğrudan faydalandığı gibi; sinema filminden de uyarlamış olduğu oyunlar ile adını sık sık duymamızı sağlamıştır. Diğer bir fantastik kurgu üstadı olan H. P. Lovecraft ise keşfedilmek için biraz daha geç kalmıştır. Kendi mitini, kendinden öncekilere fazla bağlı kalmadan son derece yaratıcı ve orijinal bir biçimde meydana getirmiş olan Lovecraft, pek çok oyun için etkilenim noktası oluştursa da asıl kıyamet Call Of Cthulhu'un ortaya çıkması ile kopmuştur... Bu zamana kadar pek çok kez iptal edildikten sonra özellikle Dark Corners Of The Earth ile; Lovecraft'ın şanına ve eserine yaraşır bir oyun olarak piyasaya sürülmüştür... Söz Lovecraft'dan açılmışken. Aslen kısa öyküleri ile ün yapmasına rağmen hepsini Cthulhu Miti etrafında bütünleştirmeye çalışmıştır kendisi. Yeteneksiz olduğunu, sıkıcı olduğunu söyleyerek kendisini yerden yere vuranların sayısı azımsanamayacak kadar çok olsa da; Eserlerini yere göğe sığdıramayan kesimin sayısı biraz daha baskın gelmektedir. Dagon'un ve daha önce pek çok farklı Cthulhu senaryosunun uyarlanma projeleri rafa kaldırılmıştır lakin yapımcılar Dark Corners Of The Earth'ün başarısından dolayı yüreklenmiş olacaklar ki yeni Lovecraft uyarlamalarının kapıda olduğunu belirtiyorlar açıkça... Edebi bir esere dokunmak, onun orijinalliğini bozarak farklı bir şekil vermeye çalışmak hatta ve hatta kitlelerin düş gücüne tacizde bulunmak anlamına gelmeyebiliyor her zaman. Nitekim bazen bir mitten farklı bir mitin doğduğuna da tanık olabiliyoruz. Tabii ortaya çıkan yeni biçimden hoşnut kalmayıp, çöpe fırlatmamız da pekala mümkün. Zira edebi eserlerine dokunulmasını reddedenler, bir oyun uyarlaması için; yeni yapılar inşaa etmeyi daha akıllıca bulabiliyorlar. Bunların başında hiç kuşkusuz Clive Barker gelmekte... Daha önceki yazımın konusu Undying olduğu için o konuya hiç değinmiyorum zira yeni projesi olan Jericho ile epey sükse yapacağına şüphe yok! Yılın en çok beklenen oyunlarından biri olan Jericho'nun da bir başka Barker senaryosunun değiştirilmiş ve bir şekilde Pc Oyun sektörüne adapte edilmiş olduğunu söyleyebiliriz... Tabii bunun dışında tutup sıfırdan senaryo inşa edilmesi de söz konusu; tıpkı Tom Clancy örneğinde olduğu gibi... Bu açıdan bakılacak olursa Splintell Cell'i bir bakıma yeniden inşaa etmiş olduğunu söylememiz yeterlidir sanırım. Rainbow Six'in de hemen hemen aynı sonuçta yeterince nasiplendiğini söylemeden geçmek kabalık olur. Edebiyat-bilgisayar oyunu etkileşimi çerçevesinde verilecek olan örnekleri pekala daha fazla çeşitleyebiliriz. Örneklerde olduğu gibi emektar Amiga'larımızdaki, Kral Arthur ve Yuvarlak Masa Şövalyelerini konu alan kumar oyunlarından tutun, Günümüzün canavar Pc lerinde yer alan Jericho'ya kadar, oyun dünyasının hemen hemen her döneminde bu etkileşim var olmuştur. Bütün bunlara rağmen sanıyorum ki en ilginç sürprizlerden birisi Sherlock Holmes'un oyun dünyasına indirgenmiş olmasıdır. Tabii Sherlock Holmes için ortaya çıkarılmış sağlam senaryosu ve -edebi materyalinin kalıbına biraz küçük gelse bile- ince işlenen dokusu hayranlarını cezp edebilir... Zira Sir Arthur Conen Doyle'dan bir kahraman uyarlanır da ; agatha Christie eserleri boşta bırakılır mı? Tabii ki Sherlock Holmes için yazılan yepyeni senaryo'nun aksine, Agatha Christie'nin Murder On The Orient Express adlı eseri, malumunuz biraz daha sadık bir duruşla oyun haline getirildi. Bu noktada bir Charles Dickens eserinin bile oyun haline getirilebilmesinin artık ütopik bir düşünce olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz :) Genel anlamda edebiyat ürünlerini diğer ürünler ile kıyaslama noktasından uzakta da seyrediyor olsak, ufak bir kıyaslama işleminde; edebiyat ürünlerin ticari yanlarına olan eğilimin dışında oldukça büyük bir incelikle uyarlandıklarını söyleyebiliriz. Tabii ki yukarıda da belirttiğim gibi; oyunların edebiyat ile olan ilişkisi pek çok kez salt "uyarlama" mantığını terk etmiştir. clive Barker, Tom Clancy hatta Neil Geiman gibi örneklerinde olduğu gibi pek çok yapı, yeniden inşa edilmiş ve yazarların edebi kimlikleri ön plana çıkarılarak piyasaya sürülmüştür. Bu durum zaten bizlere Edebiyat'ın üzerimizdeki etkisini göstermek için yeterli değil midir?.. |