| Besbelli bir sis hakimdi şehre, görmek zorlaşıyordu. Çevrede sorun, bir bityeniği vardı ama bulunamıyordu, bir gizemdi. Üstünüzde tozdan, kulaklarınızda ise uzaktan çınlayan patlama seslerinden başka bir şey fark edemiyor, duyamıyordunuz. Adı neydi bu belirsizliğin, neden bir anlamı yoktu. Oysa cevabı iki kelimeden fazla bile değildi: Bad Copmany...  Battlefield: Bad Company’nin Konusu Battlefield: Bad Company, konu olarak kendisine şu anda yoğunlukta olan “nükleer ve modern” türünü seçmemiş, yani oyunda şu anda yaşadığımız zamanda olacağız. Rakibiniz, şehrinizi ele geçirmek isteyen teröristler, buna karşın siz de onları taktik anlayışınızı kullanarak püskürtmelisiniz, bu sizin göreviniz. Bu konu ile yola çıkan Battlefield: Bad Company, kendimizi bir asker olarak hissetmemize olanak sağlayacak gibi gözüküyor, umuyorum ki sadece savaş öğeleriyle bütünleşip, ortamın puslu havasını göstermeyi unutmazlar. Savaş Sırasında Ordu Yerine Küçük Gruplar Battlefield: Bad Company, ordu sistemine pek sıcak bakmayan bir yapım olacak. İlk olarak, çatışmaya başladığımız andan itibaren, kendimize grup kurma yetkimiz olacak. Yetenekli gördüğümüz askerleri grubumuza katabilecek, gerektiği zaman onları siper noktalarına dağıtabilecek, geri çağırabilecek ve canlı bomba olarak kullanabileceğiz. Yani karşımızdaki bu dağılımları yerinde değerlendirebilirsek, küçük aldatmacalarla rakibi egale etmemiz mümkün gibi gözüküyor. İkinci olarak, bu askerlerinizin sadece vereceğiniz komutlara göre davranacağınızı düşünmeyin. Onlarında kendi yapay zekâsı olacak ve gerektiği zamanda kendine göre doğru olan davranışı sergileyecekler. Bu nedenle arkanızdan koyun sürüsü gibi gelmeyecek, çevreye otomatik olarak dağılabilecekler. Geri dönebilmeleri, dönse bile kanlı canlı olabilecekleri ise tabii ki bir muamma.  Yepyeni Bir Hasar Sistemi Savaş oyunlarında belki de arayıp bulamadığımız ve olmazsa olmaz dediğimiz özelliklerden biridir bu hasar sistemi. Bazı oyunlarda görsek bile, tam hakkı verilmemişse, keşke yapmasalardı diyebiliriz. Battlefield: Bad Company ise bize bu üzüntülü anları yaşatmayacak görüntüde. Oyunda %95 oranında çevreye zarar verebiliyoruz, hasar büyüklüğü ise silahlarınızın gücüne bağlı olarak değişiyor. Örnek vermek gerekirse, bir kurşunla bir füzenin verdiği zarar haliyle eşit olmuyor. Bahsettiğim üzere bu hasar sistemini sadece silah mermileriyle kullanmayacağız. Tanklar da ayrı bir konu. Bindiğiniz araçla ilgili olarak duvarı kırıp binaya girebiliyorsunuz. Tahminimce bu, baskın yapmamızda bize büyük bir avantaj olarak geri dönecek ve bu hasar sistemini lehimize kullanabileceğiz. Grafikler ve Ortam Detayları Grafikler ve ortam detayları için, yeni nesilden sonuna kadar faydalanılmış düşüncesi doğuyor insanda. Bunu ekran görüntülerine ve videolara bakarak fark edebiliyoruz. Kurşunlardan çıkan hafif toz dumanları, helikopterin parçalarının patlama esnasında etrafa saçılması, karakterlerin yüzlerinin detayları, hepsi oyuna eksiksiz kotarılmış.  Online Olarak Oynama Şansı Battlefield: Bad Company, aslında online türünde geliştirilen bir oyun. Bu nedenle yapımcıların online özelliklere dikkat etmesini ve bununla birlikte tek kişilik oynanışı kenara bırakmamasını temenni ediyorum. Fakat bildiğimiz küçük detaylar var online dünya hakkında. Online yaşantı çeşitli alanlar içerisinde sürecek, yani World of Warcraft’taki gibi eyalet türünde belli başlı yerler olacak. Bu sayede yapımcılar tüketicinin karşısına daha iyi bir performansla çıkmaya çalışacak. Online dünya dışında, 24 kullanıcıya kadar multiplayer kullanım şansı sunması, bizlere fırından yeni çıkmış BC turnuvalarının kokusunu burnumuza getiriyor. Kapanış Sözleri Battlefield: Bad Company perdesi burada kapanıyor. Oyun şu anda XBOX 360 ve PS3 platformlarına hazırlanmakta, tarih olarak 2007 sonları- 2008 başları düşünülüyor. Bununla birlikte kesin olarak açıklanmış bir tarih yok. PC için de uyarlama yapılması bekleniyor. Kısaca, Digital Illusions yapımcılığıyla, Electronic Arts dağıtıcılığıyla harika bir oyuna imzalarını atmak üzereler. Firmalara başarı dilerken, sizlere de bol oyunlu günler diyorum. Saygılar... |