Bir katili yada suikastçıyı düşündüğümüzde, genellikle aklımıza gölgeler içinde gizlenmiş, hedefine çeşitli tuzaklar kurmuş, ve işini olabildiğince sessiz yapmaya çalışan, zeki, çevik ama ahlaksız bir sporcu edası ile en inanılmaz hareketleri kolaylıkla yapabilen bir insan düşünürüz. İşini yapıp hedefi etkisiz hale getirdikten sonra, olay yerinden olabildiğince uzaklaşabilmek ise apayrı bir plan, yetenek, cesaret ve zeka işidir.
Genellikle gözümüzde canlandırdığımız suikastçı resmi bu şekilde olmasına karşı, bir gün bir oyun çıkıp ta, bu resmi tamamen tepetaklak çevirir ise ne olurdu? Ya katilimiz işinde o kadar yetenekli olsa ki, saklanmaya yada işini yaparken insanların onu görmemesine ihtiyacı olmasa? Ya katilimiz işini yaptıktan sonra ne olursa olsun kalabalığın arasına karışarak gözden kaybolma işini kolaylıkla ve ustalıkla yapabiliyorsa?
Böyle düşünürsek hepimizin aklına gelecek tek isim Altair olacaktır sanırım. Geçtiğimiz yılın E3 fuarından önce Ubisoft yetkilileri tarafından inanılmaz bir tanıtım ile bizlere duyurulan Assassin's Creed ‘in baş karakterinden bahsediyorum.
Oyunun Konusu
Üçüncü Haçlı seferlerinin olduğu zamanda, oyunumuz başlıyor ve Altair’in kontrolünü alıyoruz. Altair, politik ve dini sebeplerden ötürü başıboş gezen fakat gizemli bir şekilde inanılmaz yetenekli ve zeki bir karakter. Klanına olan sadakati, bu vahşet dolu seferlerin arasında bile, kendisine emredilen insanların hükümlerini doldurmak (etkisiz hale getirmek) için her şeyi deneyecek, ve verilen görevi yerine getirebilmek için kendisini feda etmeye bile hazır bir hale sokmuştur kahramanımızı. Dünyada hüküm süren bu büyük ve vahşet dolu savaşı bitirebilmek için, birtakım insanların ölmesi gerektiğine inanan Altair, kendisinin çok kutsal bir görevi yerine getirdiğine inanmaktadır. Bu savaşın bitebilmesi için, kendisine bahşedilmiş olan tüm yetenekleri, olayları kavrama gücünü, zekasını, çevikliğini, silahlarını kısacası tüm benliğini ortaya koyacak ve tüm hayatını buna adayacaktır. Tabii görevini gerçekleştirebilmesi için, Jerusalem, Acre ve diğer şehirlerin ucu bucağı görünmeyen geniş sokaklarında hayatta kalması gerekmektedir.
O Bir Prens… O Bir Ajan… Hayır Hayır O Altair
Şu ana kadar yayınlanan videolar ve ekran görüntülerine dayanarak söyleyebilirim ki, oyun Prince of Persia ve Hitman oyunlarının bir karışımı gibi görünmekte. Her görev, yada her suikast, hedefe yaklaşma, hedefi öldürme ve olay yerinden kaçış şeklinde süregeliyor. Tabii ki burada hedefe nasıl yaklaşacağımız nasıl öldüreceğimiz ve nasıl kaçacağımız tamamen biz oyuncuların seçimine bırakılmış durumda. Hepsinden de güzeli, oyundaki sıradan insanlar sadece kalabalık yaratmıyor. Aynı zamanda oyun resmen yalıyor. Sizin hareketlerinize ve yaptığınız atraksiyonlara göre kalabalığın davranış biçimi de değişiyor. Yani çok ses getiren şaşaalı bir ölümden sonra, kalabalık panik halinde oradan uzaklaşmaya çalışıyor ki bu sizin kaçış yollarınızdan birisi olacak aslında.
Öyle ki, şehirlerde yaşayan sivil halktan belirli kişilere yardım edebilme seçeneğiniz var. Tabii ki bu yardımın size geri dönüşü var. Seyrettiğim bir demoda, bir papaza yardım etmiş olan Altair’in papaz tarafından gizlenerek hedefimize nasıl yaklaştırıldığımızı gördüm. Yada tam tersi bir durum olarak, yardıma muhtaç bir sivile yardım etmez iseniz, namınız kötüye çıkıyor ve sokaklardaki hırsızlar, katiller yani kötü adamlar sizin üzerinize gelmeye başlıyor. Demek istediğim oyunda, figüran olarak ortalıkta dolaşan insanların bile oynanışa ve oyunun akışına doğrudan etkileri bulunmakta.
Zeki, Çevik Fakat Ahlaksız
Oyun boyunca yapacağımız akrobatik hareketler ve kullandığımız yetenekler, oyunu bir hayli eğlenceli kılarken, biz oyun severlerin gözünü de korkutmadı değil doğrusu. Prince of Persia oyunlarından alıştığımız hareketleri Assassin's Creed’de de yapmak durumundayız. Yani oyunun oynanılışı ve kontrol sistemi bir hayli zor olacak gibi görünmekte ama oyunu oynamadan bu anlamda bir şeyler söyleyebilmenin de mümkün olmadığını tekrar hatırlatmakta fayda var.
Kim Bilir Daha Neler Olacak
Eminim ki henüz açıklanmamış ama oyunun full versiyonu için hazırlanmış yada hazırlanmakta olan daha nice özellikler bulunuyor Assassin's Creed için. Ubisoft yetkilileri, oyun hakkında çok fazla detaya girmeyi nedense istemiyorlar fakat bu durum, ve gördüğümüz oyun videoları bizleri çokça heyecanlandırmaya yetiyor. (sanırım başarılı bir taktik)
Şu an için oyun hakkında söylenebilecek sözler bunlar. Fakat oyunun (çıktığı zaman) inanılmaz yankı uyandıracağını rahatlıkla söyleyebilirim. 2007 nin ilk çeyreğinde çıkması beklenen oyun için, erteleme işlemlerinden sonra, 2008 başlarında raflardaki yerini alması bekleniyor. Ubisoft, çalışmalarını kapalı kapılar arkasında yapıyor olsa da, oyun hakkında yeni bilgiler duyurulduğunda sizlere de bu bilgileri taşımaya devam edeceğiz. Oyun hakkında daha fazla bilgi için ilerleyen günlerde http://www.oyunlideri.com sitesinin takipçisi kalın.