Hoşgeldiniz OyunLideri.com Ziyaretçisi!

  Lütfen Siteye Giriş Yapın!

Bize Katılın
   Anasayfa
   Haber Arşivi
   Forumlar
   Oyunlar (A-Z)
   Hit Oyunlar
   Hileler
   Yazılar
   Media
   Dosyalar
   Linkler
   Üye Blogları
   Üyelerimiz
   Firmalar

Link Satış

Powered by  MyPagerank.Net

www.OyunLideri.com


Index » Articles 12/03/2010 23:08

  Articles « Geri
Ice Age: Dawn of the Dinosaurs incelemesi 
 By: Solid Snake on 23/07/2009. Görüntülenme:: 1257.

  İlk Sayfayı Görüntülüyorsunuz  
 Puanlama Önizlemesi
7
 Oynanış
8.0
 Görsellik
6.0
 Ses
7.0
 Senaryo
8.0
 Oyun Ömrü
7.0
  Genişletilmiş Puanlamalara Bakın

EN SEVDİĞİMİZ KAHRAMANLAR GERİ DÖNDÜ!

 Günümüzde animasyon filmi denince ilk akla gelen isimlerden biri belki de ilk akla geleni Ice Age serisi artık. Benim de en sevdiğim animasyon film serisidir Ice Age. Serinin üçüncü filmi Ice Age 3: Dawn of the Dinosaurs geçtiğimiz günlerde ülkemizde ve dünyada vizyona girdi. Ne mutlu ki yine vizyona girdiği gün izleme fırsatım oldu. Sid, Manny ve Diego’nun maceraları yine eğlenceli bir şekilde devam ediyor, Manny ve Ellie’nin bir çocuk beklemesi, Diego’nun aralarından ayrılmak istemesi ve Sid’in evlat sahibi olma isteği işleniyor filmde. Ancak hepsi dinozorların Sid’i kaçırması sonucu yeniden toplanıyor ve macera başlamış oluyor. Hikayenin en başına dönecek olursak, Sid yine bir takım sakarlıklar sonucu kendini hiç ummadığı bir yerde bulur. Burada üç tane dev yumurta görür, yumurtalara surat çizdikten sonra yumurtalar artık Sid’in çocuğu olmaya hazırdır. Onlara bir gün boyunca gözü gibi bakan Sid, ikinci günde karşısında 3 tane dinozor yavrusu bulur. Yine de yavrulara sahip çıkar ve onları evlatları olarak benimser. Manny’nin çocuğu için yaptığı oyun alanına Sid’in yavrucuklarını sokması Manny’i çileden çıkarır, çünkü dinozor yavruları her tarafı yerle bir eder. Tabi Sid, dinozorların gerçek annesi değil. Anne dinozor evlatlarının yokluğunu fark edince diğer hayvanların yaşam alanına dalır, yavrularını ve Sid’i aldıktan sonra ise geri döner. Ancak herkesin içine büyük bir korku salınmıştır. Manny, Diego, Ellie, Crash ve Eddie ise dinozorlara rağmen Sid’i bulmak için yolculuğa çıkarlar ve kendilerini kocaman bir yer altı şehrinde bulurlar, dinozorlar bunca yıldır diğer hayvanlardan uzak bir şekilde yer altında yaşamaktadırlar. Böylece dinozorlarla birlikte tehlikeli maceraları başlamış oluyor, bu dünyada kahramanlarımıza Buck isimli bir gelincik de eşlik ediyor ve kahkaha ikiye katlanıyor. Scrat’ten bahsetmeden geçersem ayıp olur, Scrat yine palamudunun peşinde ancak ona bu macerasında birisi eşlik ediyor: Scratte. Çok fazla ayrıntıya girmeden film hakkındaki yorumumu yapayım, film her Ice Age filminde olduğu gibi beni gülmekten kırıp geçirdi, üç boyutlu olması da ayrı bir güzellikti. Ice Age karakterlerine Türkçe ses verenler de çok ünlü kişiler; Haluk Bilginer, Ali Poyrazoğlu, Yekta Kopan ve Atlan Erkekli bunların başta gelenleri. Sonuç olarak “yiyin gari”.

 OYUNU DA GERİ DÖNDÜ!

Tabi tüm yazıyı filmi anlatarak geçirmeyeceğim, zira karşımızdaki yapım üçüncü filmin oyunu. Oyun, genel olarak film ile aynı senaryoyu takip etse de filmde karşılaşmadığımız bölümler de var. Mesela oyunun ilk görevleri, Sid’i oynayıp Crash ve Eddie’ye Ellie için kristal bulmalarına yardım etmek. Serinin ikinci oyununda oyunun büyük bir bölümünde Scrat ile oynuyorduk. Ice Age 3’te ise filmde görüp görebileceğimiz hemen hemen her ana karakter ile oynuyoruz. Ama en çok maceracı gelincik Buck’ın kontrolünü elimize alıyoruz (filmde de Atlan Erkekli ses vermişti Buck’a, Türkçe seslendirmelerin çok başarılı olduığunu söylemiş miydim?).  Buck’ı kontrol ederken elimizdeki bitkiden yapılmış bir kırbaç ile dövüşüyoruz. Yapımcılar, oyun içine bile çeşitli komik espriler eklemişler. Mesela Sid’in dövüşürkenki animasyonları çok eğlenceli. Sid ile uzun süre vuruş yaptığınız zaman, Sid vuruşlarına kendi ekseni etrafında dönüp kollarını savurarak devam ediyor. Bunu da fazla kaçırırsanız Sid’in başı dönüyor ve onu eski haline döndürmek için ekranda belirtilen tuşa hızlı hızlı basmanız gerekiyor.

OYNANIŞ VE ÇEŞİTLİLİK

Dawn of the Dinosaurs, çeşitli mini oyunlar ile eğlenceli hale getirilmiş. Bir örnek verecek olursak, Buck’ı kontrol ettiğimiz bölümlerde kendimizin kıramadığı kayalıklar oluyor ve gideceğimiz yeri de o kayalıklar kapatmış. Bu durumda oralarda dolanan iri dinozorlardan birini yakalıyoruz ve onun kontrolünü elimize alıyoruz. Dinozor, bu kayayı oldukça kolay bir şekilde harcıyor. Ya da devasa ağaç dallarından kayarak ilerlediğimiz sahneler, bunlar da oldukça eğlenceli, Buck hız kesmeden dalların üzerinden kayıyor ancak karşısına dikenler çıkıyor. Bu durumlarda çeşitli yönlere doğru yatarak engellerden kurtuluyoruz. Dawn of the Dinosaurs yalnızca mini oyunlar ile çeşitlendirilmemiş, bunun yanında çok değişik tarzda bölümler de var. Mesela bir bölümde Sid, düşman dinozorları ve yırtıcı kuşları, yavrucuklarından (dinozor yavruları) korumak için eline su fışkırtan bir bitki alıyor ve başlıyor düşmanları vurmaya, bu bölümde hareket edemiyoruz ve belli bir çizgiden itibaren yaratıkları içeri geçirmemeye çalışıyoruz. Her geçen yaratık için yavrucaklarımızın canı azalıyor. Menzilli silahları yalnızca bu tarz değişik bölümlerde kullanmıyoruz, oyun içinde de her an kullanmamız için elimizin altındalar. Mantar fırlatan oyuk kütük parçalarından tutun da balkabağı fırlatıcısına kadar çeşit çeşit bunlar üstelik. Hepsinin de işlevleri farklı, bazen bir işlem için iki silah birden uyabiliyor ancak tüm menzilli silahlarımızın aynı işlevi göreceği durumlar oldukça az. Menzilli silahlarla ateş ederken ekranda bir hedef imlecimiz oluyor ve daha iyi hedef almamızı sağlıyor. Bir diğer güzel bölüm de anne dinozorun diğer hayvanların dünyasına çıktığı sahnede Sid ile ondan kaçmaya çalışmamız. Bu bölümde kamera açısı tamamen ters dönüyor ve Sid ekrana doğru koşmaya başlıyor. Bu şekilde kaçmak da oldukça eğlenceli. Güzel bölümlerden bir diğeri ise Diego ile geyiği kovaladığımız sahne. Burada yapmamız gereken tamamen hızlı olmak, ancak önümüze çok ilginç engeller çıkıyor. Mesela yolumuza çıkan hayvanlar bizi yavaşlatıyor. Scrat’i (ve Scratte’yi) kontrol ettiğimiz bölümler ise diğerlerinden farklı olmuş, Çünkü bu bölümler eski iki boyutlu oyunlar gibi, kamera açısı yandan. Mario vari bir hava verilmiş bu bölümlere, çok da güzel olmuş. Yandan kamera açısı dışında diğer bölümlerden eksiği yok bu bölümlerin, yine puanlar, düşmanlar ve daha birçok özellik yerli yerinde duruyor. Ayrıca bu bölümlerde Scrat ve Scratte arasındaki hızlı geçişler de hoşuma gitti.


MEYVELİ PASTA

Oyunda dövdüğümüz her yaratıktan, parçaladığımız her buzul küpünden ve bitkiden meyve şeklinde puanlar düşüyor. Ayrıca bu puanlar tek tip olmuyor, kiraz şeklinde olanlar 1 puan değerinde, elma şeklinde olanlar 5, armut şeklinde olanlarsa tam 50 puan kazandırıyor bize. Can puanları da çilek şeklinde oluyor. Alın size meyve tabağı. İyi, güzel, hoş, bu puanları topladık da ne işimize yarayacak? O zaman size küçük bir flashback yapalım efenim. Ice Age 2’ye dönüyoruz, iyice derinleşin iyice, evet evet tam o sahne. Paragöz kaplumbağa Tony, yine birilerine çeşitli ürünler satmaya çalışıyor. Kaplumbağa Tony’yi çekip çıkarın oradan, topladığımız puanlar Tony için para demek. Şöyle açıklayayım, Tony şeklinde oyulmuş kayaların yanına geliyoruz ve Tony’nin ürün ekranı bizi karşılıyor. Topladığımız puanlarla da belirli değerdeki ürünleri alıyoruz. Burada en çok işimize yarayacak ürün can barımızı arttırmaya yarayan. Bu ürünü iki kere alıp iki kere can barımızı büyütebiliyoruz. Sorun şu ki zaten onun için gereken puanı oyunun başlarında topluyoruz, ve can barımızı büyüten ürün dışında pek fazla işe yarayan ürünün olduğunu söyleyemem. Onun dışında 4 farklı renkte elmas var, bunları oyun içinde de bulabiliyoruz, Tony’den de satın alabiliyoruz. Her bölüm sonunda kaç elmas topladığımız sayılıyor. Elmas sayısı bize bir şey kazandırmıyor ancak bunları skor gibi düşünebiliriz. Tony’nin diğer ürünleri ise neredeyse hiç işimize yaramayacak şeyler, ben daha fazla işlevsel olmasını beklerdim.

Dawn of the Dinosaurs’da en çok yakındığım konu zorluk seviyesi oldu. PlayStation 2’nin muhteşemliğiyle ve zorluğuyla ünlü platform oyunu Jak 3’ü bitirirken bile bu kadar zorlandığımı hatırlamıyorum ben. Öyle ki oyunun her safhasını geçmek için en az 10 kere denemek gerekiyor. Benim beceriksizliğimden midir bilmiyorum ama ben çok zorlandım. Belki de platform oyunların klavye kontrolüne elverişli olmayışıdır. Zira, oyunu gamepad ile oynasaydım bir nebze daha kolay olacağından eminim. Oyunda ara ara bölüm sonu bosslarıyla karşılaşıyoruz. Bu dövüşler genellikle eğlenceli geçiyor, mesela ben Diego ile Manny’i yutan bitkiye karşı dövüşürken oldukça eğlendiğimi söyleyebilirim. Dövüş, oldukça fazla safhadan oluşuyordu ve bu safhalarda yapmamız gerekenler genellikle farklıydı.


TEKNİK AÇIDAN

Ortalama grafiklere sahip bir oyun Dawn of the Dinosaurs. Çevre tasarımları genelde birbirinin çok benzeri olmuş bu hoşuma gitmedi. Ayrıca kaplamalar da çok kötü, bir bitkinin yapraklarını göremiyoruz mesela, hepsi yeşil bir yuvarlak halinde. Bu da 3-4 yıl öncesinin oyunlarını hatırlatıyor, grafikler zamanın gerisinde anlayacağınız. Karakter tasarımları ve karakterlerin animasyonları ise fena değil. Oyun alanı genellikle rengarenk, özellikle dinozorların yaşadığı bölgede pek kar olmadığı için her tür renge yer verilmiş. Dinozor bölgesine adım atmadan önce ise tahmin edebileceğiniz gibi beyaz tonlar hakim durumda, tabi yer yer karların eridiği durumlar da var. Ülkemizde Buz Devri Dinozorların Şafağı filminde Atlan Erkekli’nin, Haluk Bilginer’in, Yekta Kopan’ın ve Ali Poyrazoğlu’nun seslerini duyduk ancak İngilizce seslendirmelerin de fena olmadığını söyleyebilirim, nasıl mı? Çünkü oyun ile filmin seslendirme kadrosu aynı. Oyun içinde de genellikle oyunun atmosferine uygun müzikler çalıyor.

SON KARAR

Dawn of the Dinosaurs daha çok küçük yaştaki oyuncuları hedef alarak yapılmış ancak zorluk seviyesi nedeniyle onların oyunda çok fazla ilerleyebileceğini sanmıyorum (sanki benim yaşım çok büyükmüş gibi konuşmayayım da =). Hedef kitlesi küçük yaştaki oyuncular olmasına rağmen biraz eğlenmek isteyen herkesin deneyebileceğini düşünüyorum ben. Eski platform oyunlarının tadını özleyen oyunculara da çok iyi bir alternatif olabilir ayrıca. Genel olarak başarılı sayabileceğim bir oyun olmuş Ice Age 3, bol oyunlu günler dilerim efenim. Oyunlideri’yle kalın, esen kalın.

 

 Değerlendirme ==> Ice Age: Dawn of the Dinosaurs incelemesi
8.0 Oynanış
6.0 Görsellik
7.0 Ses
8.0 Senaryo
7.0 Oyun Ömrü
7 GENEL

  Yorumlar
Yorum Kuralları
1. Küfür, argo, hakaret yada alay içeren kelimeler kullanmak yasaktır.
2. Flood yada spam yapmayınız. Aksi durum BAN sebebidir...
3. Kendinizi ifade ederken açık ve düzgün bir Türkçe kullanınız. İmla kurallarına uymaya özen gösteriniz.


Ziyaretçiler Sitemizde Yorum Yapamazlar. Lütfen Üye Olun yada Sitemize Giriş Yapın.
  #1 Maldepa (31/07/2009 06:55)

Filmi süperdi de oyunu ııhh..

31/08/2009    2009 Sonbaharında Kaçı...
17/08/2009    Plants vs Zombies ince...
13/08/2009    Virtua Tennis 2009 inc...
12/08/2009    Prototype incelemesi
12/08/2009    Street Fighter IV ince...
12/08/2009    Tales of Monkey Island...
10/08/2009    Unbound Saga incelemesi
07/08/2009    Academy of Champions ö...
07/08/2009    Lego Harry Potter: Yea...
05/08/2009    Halo 3: ODST önincelemesi

4666    Devil May Cry 4 incel...
3976    The Lord of the Rings:...
3533    Grand Theft Auto IV Ta...
3016    X-Men Origins: Wolver...
2863    The Sims 3 önincelemesi
2764    Grand Theft Auto IV in...
2751    Cabal Online İncelemesi
2480    X-Men Origins: Wolveri...
2360    Ninja Gaiden 2 önince...
2356    The Sims 3 incelemesi