| CROM!!! CROM!! CROM!!! Tüm zamanların en çok beklenen oyunları listesine adını yazdırmış, hasretinden prangalar eskittiğimiz, yolunu gözlerken gözlerimizi bozduğumuz oyun sonunda PC lerimizin misafirperverliğine ve biz muhterem meraklı oyun severlerin affına sığınarak, mevcut hasretimizi ortadan kaldırmaya geldi! Evet evet bahsi geçen oyunumuzun adı ; Age of Conan: Hyborian Adventures!!! Conan için akranlarımın ve büyüklerimin kalbinde apayrı bir yer vardır. Özellikle çizgi roman serisini takip edenler için Conan bir baş tacıdır. Özellikle klasik seri, kuşaktan kuşağa aktarılan, geleneksel bir çizgi roman klasiği olmuştur. Günümüzde farklı çizerler ve farklı yayınevleri ile, bambaşka hikayeler ile, değişik kollardan varlığını sürdürse de, Conan'ı Conan yapan; sözünü ettiğim klasik seridir. Tabii hemen hemen bütün başarılı çizgi roman serileri gibi Conan'da beyazperde macerasına girişmiştir. Baş rolünde Arnold Schwarzenegger'in oynadığı (dönemi göz önünde bulunduracak olursak fiziksel olarak Conan'ı canlandırmaya en müsait aktör) Conan The Barbarian ve Conan The Destroyer; belki sinema tarihi ve çizgi roman uyarlamaları açısından kendisine yer edinecek denli güçlü yapımlar değillerdi fakat VHS döneminde en çok kiralanan filmler arasında yer aldıklarını söylersek hiç de yalan olmaz! BİR OYUN OLARAK CONAN ! Daha önce Conan'ı macera oyunu çıkartması ile bizzat kontrol edebilmiş akabinde tatmin olamamıştık. Zira Conan adı altında piyasaya sürülen oyun, son derece basit bir macera-platform harmanı olarak çıkıvermişti karşımıza. Conan adının geçeceği ve yıllardır beklediğimiz; AoC: HA ise beklentilerimizi karşılamaya oldukça yakın bir oyun. Öncelikle MMORPG oyunlarının cirit attığı ve piyasaya sürülen her yeni MMORPG oyununun son derece fanatik takipçileri olduğunu göz önünde bulunduracak olursak; AoC: HA' ın piyasada var olabilmesi ve mevcut varlığını sürdürebilmesi için belli başlı ayırıcı özelliklerinin olması gerekir ki, şimdiden bünyesinde barındırmış olduğu belli özellikler sayesinde MMORPG fanatiklerinin ilgisini çekmiş durumda.
Hikayemize giriş yapacak olursak; oyun genel anlamda Conan'ın Kimerya vadilerinde bıçkın delikanlı sureti ile gezindiği dönemin, zaman dilimi açısından çok daha sonrasında geçmekte. Conan, artık hayatın getirmiş oldukları yüzünden sorumluluk almış, berduşluğu, eşkıyalığı bir kenara bırakarak Aquilonya kralı olmuştur. Nitekim böylesine efsanevi ve kudretli bir krala sahip olsalar da Aquilonya'lıları yeni tehlikeler beklemektedir. Krallığı tehdit eden iç ve dış güçlerin varlığı Aquilonya halkını da tehlikeye sürüklemektedir. Bu sebeple Conan müttefik arayışı içerisine girer. Tabii ki biz de bu güç dengesi içerisinde yer almak üzere oyuna varlığımızla ağırlık getiririz. Oyunda üç farklı ırk seçeneği bulunmakta. Bunlar kabaca; Kimmeryalılar, Aquilonyalılar ve Stigyalılar. Üç farklı ırkın da kendilerine özgü güçleri bulunmakta. Örneğin Aquilonyalılar büyü ve savaşçılık konusunda oldukça gelişmiş bir ırk. Stigyalılar ve Kimmeryalılar ise, Aquilonyalılar bünyesinde birleşmiş olan bu iki özellikten birini had safhada kullanabiliyorlar. Mesela, mistik yapıları ile dikkat çeken Stigyalılar oldukça yüksek büyü gücüne sahipler. Diğer taraftan Kimmeryalılar'ın da muhteşem yakın dövüş kabiliyetleri bulunmakta. Karakter oluşturma konusunda AoC: HA oldukça geniş seçeneklere sahip. Karakterinizin giyimi kuşamı bir yana, yüz yapısını ve aksesuarlarını da oldukça çeşitli bir yelpazeden seçebiliyorsunuz. Bu durum da pek çok MMORPG oyununda, karakterinin fiziki özelliklerine birebir benzeyen oyuncuların çıkması olasılığını oldukça azaltıyor. 
GERÇEKÇİ OLMAYANA EKMEK YOK! Oyun bazı MMORPG oyunlarında olduğu gibi standart bir görev ile başlıyor ve bu standart görevde bir kızı kurtarmanız gerekiyor. İlk bölümden itibaren savaş sistemi ile tanışmanız mümkün oluyor. Öncelikle oyunda oldukça akıcı bir dövüş sistemi kullanılmış. Bu dövüş sistemi bir yerden hareket kabiliyetinizi arttırırken diğer taraftan bir takım stratejik taktikler uygulamanızı da sağlayabiliyor. Aslına bakılacak olursa bu yeni dövüş sistemine alışmak biraz zamanınızı alabilir fakat alıştığınız andan itibaren çok daha pratik bir sistem olduğunu kendiniz de göreceksiniz. Diğer taraftan dövüş sisteminin yenilenmesini bir çeşit gereklilik olarak da görebilirsiniz çünkü oyunda oldukça başarılı bir yapay zeka bulunuyor. Dövüşmeye başladığınız anda sıra tabanlı sisteme maruz kalmışsınız gibi amacı sadece size vurmak olan ve dayak yeme sırasını bekleyen avanak düşmanlar yok karşınızda. Rakipleriniz taktik belirleyebiliyorlar ve oldukça organize bir şekilde size saldırabiliyorlar. Bu da oyunun sayısız özelliğine getirilmiş olan gerçekçiliğin, dövüş sistemine yansıması... AoC korkunç derecede gerçekçi grafiklere, iç ve dış mekan tasarımlarına ve gözleri okşayan gölgelemelere sahip bir oyun! Evet farkındayım bu bölümü sona saklamalıydım ama dayanamadım... tutamadım çenemi, dizginleri bırakıverdim! Karakterlerin yüz ifadeleri ve ten renklerinin detayı ya da zırhlar ve diğer teçhizatlar tahmin edildiği üzere detay konusunda çok abartıya kaçmamış. Fakat çevredeki ağaçlar, yeşillikler o kadar gerçekçi ki, bu detaylara takılmak çoğu zaman oyundan bile kopmanıza vesile olabiliyor. Grafikler için söylenebilecek fazla söz yok açıkçası bir MMORPG oyununda bu derece şahane grafikler görmek sevindirici olduğu kadar da oldukça üzücü! Tabii bunların başında özellikle sistem gereksinimleri geliyor. Evet yaptığım bu son derece abzürd oyun incelemesinde plan sınırlarını altüst etmemin yersiz olmadığını anlayabilirsiniz böylece...
Medium ya da High seçeneğinde oyunu çalıştırabilmeniz için canavar gibi bir sisteme sahip olmanız lazım! En azından Core 2 Duo işlemci 512 MB ekran kartına (8800 serisi tercihen) Minimum 2 GB RAM'e ihtiyaç var! Tabii AoC sabit diskte yamalarla birlikte 24 GB üstünde yer kaplamakta! Henüz DirectX10 desteği olmadığını da belirtmekte fayda var. Nitekim oyunun DirectX10 ve Shader Model 4.0 desteği bulunduğumuz sene içerisinde çıkacak. Son olarak bahsinin geçtiği gibi oyunun henüz XboX360 için piyasaya sürülmediğini de es geçmeyelim... 
SAVAŞ... DOSTLUK... BARIŞ... KARDEŞLİK... SAVAŞ!? Bütün bu curcunanın yanı sıra oyunun tek kişilik moduna da değinmek istiyorum. Tek kişilik mod, büyük ölçüde oyuncuların oyuna biraz daha adapte olmaları ve bu konuda kendilerini geliştirmeleri üzerine yapılmış gibi duruyor. Özellikle oyundaki gündüz görevlerinde bütün oyuncular ile birlikte etkileşim halinde olup gece görevlerinde tek kişilik moda geçiş yapılması atmosferi baltalamıyor. Tam tersine oyuna daha fazla kişisellik katıyor ve bu bakımdan bireysel oyunculuğu ortaya çıkarıyor. Herkesin oyundaki misyonu, izleyeceği yollar bu modda daha da belirginleşiyor, böylece bir oyuncuyu diğerinden ayıracak daha fazla sebep oluyor ortada... Oyun orta seviyenin biraz daha üzerinde ingilizce gerektiriyor (şimdilik). Özellikle NPC ler ile olan diyaloglarımız oldukça önemli... NPC etkileşimleri oyunda son derece hayati bir öneme sahip, özellikle bazı görevlerin komplike yapısındaki çözüm anahtarı bu diyalogların içinde saklı oluyor. BÜYÜYÜNCE NE OLACAĞIM??? Standart sayılan 4 koldan ilerleyen seçenekleri bulunmakta AoC: HA'nın... Warrior, Rogue, Mage ve Priest. Bunların ayrıldığı kollar ise malumunuz çetrefilli sınıflara ayrılıyor işte savaşçı sınıflar: WARRIOR: GUARDIAN: Yakın dövüş konusunda oyunun en uzman sınıfı diyebiliriz kendilerine. Zırh ve teçhizat konusunda limitleri yok tabii genel olarak FRP lerin yarım akıllı korkusuz piyonları olma görevini de rahatlıkla yerine getiriyorlar... DARK TEMPLAR: Oyunun bir diğer ezici yakın dövüş uzmanı Dark templar sınıfı oluyor. Tabii kendilerinin görevi sadece kuru kuru savaşmak değil aynı zamanda takım arkadaşlarını iyileştirebilmek gibi ulvi marifetleri de bulunmakta. Düşmanlarının enerjileri ile de oynama gibi son derece önemli yetenekleri de bulunmakta. Dark Templar sadece ağır zırhlar giyebiliyor. CONQUERER: Yakın dövüş konusunda tahribatı en yüksek sınıf olmakta kendileri. Agresif tutumundan dolayı savunma nedir bilmeyen, varını yokunu saldırıya yatıran sınıf...
ROGUE: BARBARIAN: Malumunuz kendisi Conan'ın kökenlerine dayanan bir sınıftır. Zırh gibi teçhizatları gereksizlik kabul etmektedirler. Zira savaşta düşmanı uğrattığı tahribatı da zırhlara değil bileğinin gücüne borçludur. ASSASIN: Suikast konusu genel uzmanlık alanı olduğundan kelli, gizlilik açısından nam salmış sınıftır. Zırh gibi dünyevi şeylerle işi yoktur. Sessiz ve derinden işini halleder. RANGER: Uzaktan saldırı konusunda başarılıdır. Ok ve Crossbow kullanma konusunda üstüne yoktur. Ranger'ın diğer can alıcı özelliği ise tuzak kurabilme yeteneğidir. bu da yakın dövüş konusunda dez avantajı olan bu sınıfın, bu alandaki dezavantajını avantaja çevirmek için stratejik bir fırsat sunar. MAGE: DEMONOLOJIST: Klasik büyücü görünümünde olup oldukça yerinde ve sağlam saldırılar yapabilmektedir. Büyülerinin gücünden olacaktır ki egosu tepelerde gezinmektedir. HERALD OF XOTLI: AoC: HA in orijinal olarak tabir edilebilecek sınıflarından biridir kendisi. Sadece büyü konusunda değil yakın dövüş ve özellikle savunma konusunda oldukça başarılı bir sınıftır. Bu açıdan da oldukça becerikli olduğunu itiraf etmek yerinde olur. NECROMANCER: Artık kendilerini hemen her MMORPG ve FRP oyununda gördüğümüzden ismini duymamız bile onun pek fazla ayırıcı özelliği olmadığını bize çaktırıveriyor. İşi gücü türlü mussibetten yardım umarak savaşmakla geçiyor kendisinin. PRIEST: BEAR SHAMAN: Asıl özelliği iyileştirici bir takım hayati büyülere sahip olmasıdır. bunun yanısı sıra savunma ve saldırı konusunda oldukça başarılıdır. Pek çok zırhı giyebilmesi mümkündür. PRIEST OF MITRA: İyileştirme büyülerinin yanı sıra kendisini savunabilmesi için belli başlı büyüleri mevcuttur. Yine de savunma konusunda pek sağlam pabuç olduğu söylenemez. TEMPEST OF SET: Mitra'dan pek farkı olduğunu söyleyemeyiz. Nitekim iyileştirme adına onun bir gömlek altı olsa da savunma konusunda daha kabiliyetli... 
Evveeeeet oyundaki sınıflarımız da bu şekilde. Görüldüğü üzere dört ana koldan yola çıkarak sınıflar açısından da pek çok MMORPG ye oranla çeşitlilik konusunda taş çıkaran bir oyun. Artık WOW'un iyice tekelleşmeye başladığı piyasa için Age Of Conan oldukça yerinde bir alternatif olacak gibi gözüküyor. Pek çok MMORPG de olduğu gibi Age Of Conan'ın da belli sorunları bulunmakta elbette. Bunların başında, belli başlı buglar ve grafik hataları geliyor. Elbette bunlar zaman içerisinde halledilebilecek sorunlar fakat en büyük sorun AoC nın sistem gereksinimleri söz konusu olunca ortaya çıkıyor. Oyun oynama anlayışının da iyiden iyiye fast food kültürünün basit bir parçası haline geldiği günümüzde her yeni oyun piyasaya sürüldüğü vakit "Acaba benim PC bu sistemi kaldırır mı?" sorusuna maruz kalması yakında hemen her zümreye ait gözüken MMORPG oynama anlayışının da bir çeşit lükse dönüşeceğinin habercisi... NOMAD'mi? yakında o da sıradan bir piyade olarak yaşamına devam edecek... Görünen o ki Nomad'in teknoloji harikası kostümü, şimdilik Conan'ın devasa kasları arasında ezilmiş vaziyette... Bir sonraki incelemeye kadar darbelere dayanın... Esen kalın : ) |